<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-7352109466621764710</id><updated>2011-09-14T18:07:23.873+03:00</updated><category term='kişisel gelişim'/><category term='bira'/><category term='aura'/><category term='ambiti'/><category term='twitter'/><category term='biranın faydaları'/><category term='denyo'/><category term='trivia'/><category term='alkol'/><category term='fayda'/><category term='sinerji'/><category term='fotoğraf'/><category term='mühendislik'/><category term='Oz'/><category term='hbo'/><category term='carnivale'/><category term='staj'/><category term='fotoğrafçı'/><title type='text'>Yazıt</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://cglrshn.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7352109466621764710/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cglrshn.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>Caglar S.</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06308650556968024676</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://bp1.blogger.com/_FQUYxKy26J0/R-MUZwwl73I/AAAAAAAAAAM/TxXpD6GZ0_E/S220/n552483677_196145_1563.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>30</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7352109466621764710.post-6489457048826794232</id><published>2010-12-04T00:46:00.000+02:00</published><updated>2010-12-04T00:46:01.563+02:00</updated><title type='text'>Karşıma Çocuk Çıkınca Syntax Error Veriyorum</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;img alt="" class="aligncenter" height="175" src="http://farm6.static.flickr.com/5281/5229185647_53282c80db_m.jpg" title="Cocuk" width="175" /&gt;&lt;/div&gt;&lt;i&gt;(syntax: Sözdizimi)&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Ne yapabilir ki” diye düşündüm. Ondan daha iri, daha güçlü ve daha  zekiydim. Karşımda risk oluşturabilecek en ufak bir parametre bile  olmamasına rağmen tuhaf bir tedirginlik hissediyordum. Sonra “anne” diye  ağlamaya başladı. “Hasiktir” dedim, “lan oğlum şimdi olaya ananı  karıştırmanın ne gereği vardı?”&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;*****&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;Kendi ablama çocuk doğurması halinde en az 10 yıl görüşmeyeceğimi  söylemiş biriyim. Hayır sosyopat falan değilim tamamen kendimi koruma iç  güdülerine göre hareket ediyorum. Şimdi insanın sosyal bir varlık  olduğu, toplumda edindiği ve korumaya çalıştığı yeri, bu sebeple  kendisini rezil olacağı bir durumdan uzak tutması gerektiği  argümanlarına sarılıp çocuktan uzak durmanın mantıklı bir hareket  olduğunu anlatmaya çalışabilirdim, ama üşendim. Kısaca çocuk gördüğüm  yerden kaçarım arkadaş. Düsturum budur. &lt;i&gt;Yemek buldun ye, dayak buldun kaç, çocuk buldun daha hızlı kaç!&lt;/i&gt;  Çocukları sevmiyor olmamın en büyük hatta belki de tek sebebi onlarla  iletişim kurmayı beceremiyor olmam. Ne zaman ortamda bir çocuk görsem ve  eblek hareketlerle çocuğu eğlendirmeye çalışsam ya çocuk umduğumdan  zeki çıkıp beni sallamıyor ya da umduğumdan angut çıkıp benden korkuyor.  Hiç bir çocuk için optimal IQ seviyesini tutturamıyorum. O yüzden çocuk  tarafından ezik kategorisine sokulmuş bir birey olarak ortamı en kısa  sürede terk etmeye çalışıyorum.&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;i&gt;Şimdi aklıma geldi. Hazır konusu geçmişken,  yavrularına beni gösterip “aa bak abi” diyen ruh hastası bir ebeveyn  grubuna da sövmek isterim. Hayvanat bahçesinde orangutanı nasıl  gösteriyorsa (bak yavrum orangutan/aslan/ayı/...) aynı ses tonu ve  hareketlerle beni gösteriyor. Zaten çocuk syntax’inden anlamam bir de  zorla iletişim kurdurmaya çalışmak nasıl bir Çin işkencesidir?  Herneyse...&lt;/i&gt;&lt;/blockquote&gt;Geçtiğimiz hafta bölümden çıkmış ve kafamda milyon tane düşünceyle  otobüse binmiştim. Otobüse sonradan binecek teyze güruhuna –ki bu da  başlı başına bir yazı konusudur- yer vermek zorunda kalmayayım diye  arkalara doğru bir yere oturdum ve etrafı seyretmeye başladım. Her şey  olması gerektiği gibi gidiyordu. Otobüs durakta duruyor, insanlar  biniyor/iniyor, şoför bulabildiği tüm birinci tekil  şahıslarla(ben/sen/o) yolcuları azarlıyor ve hayat beklendiği gibi  akıyordu. Ta ki kafamı dışarıyı izlediğim camdan otobüse doğru çevirene  ve onu karşımda görene kadar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tam önümdeki koltuktaydı, ters şekilde(kafası otobüsün arka kısmına  bakacak şekilde) oturuyordu ve menzilinde ben vardım. Annesinin  kucağında oturan bir çocukla burun burunaydık ve çocuk ilgi bekleyen bir  şekilde bana bakıyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Sıçtık" diye geçirdim içimden.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İneceğim durağa daha nereden baksan 15 dakika vardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kafamı tekrar cama çevirdim, bakışlarını hissedebiliyordum. Benim göz  kontağını kesmiş olmam onun zerre umrunda değildi. Tekrar baktım, hala  bakışları benim üzerimdeydi. Kafamı koridor tarafına, yolculara, şoförün  biraz yukarısında duran yazılara falan çevirdim... Tekrar önüme  döndüğümde bakışlar aynı bıraktığım şekilde duruyordu. Artık yaşadığım  olayı bir tehdit gibi algılamaya başlayan beynim, ter bezlerine çalışma  ve metabolizmaya hızlanma emrini vermişti bile. Dönülmez bir yola  girmiştim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çevrede yer verebileceğim yaşlı aradım, bulamadım. Normalde teyze  mıknatıslığı konusunda Perşembe pazarıyla yarışan bu otobüs bugün tam  tersine bomboştu. Kozmik güçler bana bir mesaj veriyordu: Tek elin  yumruk yapılıp, diğer elin avuç içi yumruğun üst kısmına gelecek şekilde  birbirine vurularak karşı tarafta “haşırt” anlamı uyandıran hareket  grubu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Artık yapacak bir şey yoktu. Kaderimi kabullenerek çocuğa baktım ve  göz kırptım. Sensörler hemen bunu fark ederek yavşak yavşak sırıtmaya  başladı. Hakkını vermeliydim, bu pozitif işaret için bayağı uğraşmıştı  ve şimdi annesinin koynuna girip geri çıkarak ve bana ara ara bakarak  zaferin tadını çıkarıyordu. Hareketlenmeyi fark eden annesi de arkasına  bakarak “aa bak abi varmış burada” deyince bir klişeyi daha tamamlamış  olduk. Çocuk ellerini uzatarak küpeme dokunmaya ve çekmeye çalıştı.  Sonra saçımı çekti. “Adın ne senin bakalım” soruma cevap vermeye  tenezzül bile etmedi pezevenk. Bir çocukta olabilecek en kötü iki  özelliğe sahipti: Ellek ve asosyaldi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra elimde tuttuğum ipoda sarktı. İstemeye istemeye eline verdim.  Ağzına falan soktu, dokunulması gereken ekranı parmağıyla delmeye ve  kulaklığı kolunun elverdiği ölçüde ayırmaya çalıştı. Gün boyu  kullandığım touchscreende şu an gerzek bir veledin tükürükleri ve parmak  izleri vardı. Ipodun bekaretinin bozulduğunu hissettim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyseki bu şekilde 15 dakikayı bir şekilde geçirebilmiş ve artık  inmem gereken durağa yaklaşmıştım. Ayağa kalkmam, düğmeye basmam ve  kapıda iniş töreni için hazır olmam gerekiyordu. Takınabildiğim en  yavşak tavırla gideceğimi söyleyip elimle “bay bay” anlamına gelen  hareketler yaptım. Sonra çocuğun elinde duran ipoda yöneldim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayır gelmiyordu. Çocuğun eli pense gibi kapatmıştı aleti. Biraz  zorlarsam alabileceğimi fark ettim ama bu da karşı taraftan gelecek  tepkiden de korkuyordum. İneceğim durağa da iyiden iyiye yaklaşmıştık.  Ayağa kalkmak için hareketlendiğim sırada veledin elinden ipodu çekip  aldım. Pis pis baktı. O 3-5 saniyede fırtına öncesi sessizliği  hissettiğime yemin edebilirim.&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;i&gt;Sonra “ne yapabilir ki” diye düşündüm. Ondan daha iri,  daha güçlü ve daha zekiydim. Karşımda risk oluşturabilecek en ufak bir  parametre bile olmamasına rağmen tuhaf bir tedirginlik hissediyordum.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;.&lt;/i&gt;....&lt;/blockquote&gt;Bugün hala aynı düşüncedeyim: Lan oğlum şimdi olaya ananı karıştırmanın ne gereği vardı?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7352109466621764710-6489457048826794232?l=cglrshn.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cglrshn.blogspot.com/feeds/6489457048826794232/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://cglrshn.blogspot.com/2010/12/karsma-cocuk-cknca-syntax-error.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7352109466621764710/posts/default/6489457048826794232'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7352109466621764710/posts/default/6489457048826794232'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cglrshn.blogspot.com/2010/12/karsma-cocuk-cknca-syntax-error.html' title='Karşıma Çocuk Çıkınca Syntax Error Veriyorum'/><author><name>Caglar S.</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06308650556968024676</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://bp1.blogger.com/_FQUYxKy26J0/R-MUZwwl73I/AAAAAAAAAAM/TxXpD6GZ0_E/S220/n552483677_196145_1563.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://farm6.static.flickr.com/5281/5229185647_53282c80db_t.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7352109466621764710.post-4125005084504689451</id><published>2010-12-02T17:24:00.000+02:00</published><updated>2010-12-02T17:24:12.064+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='denyo'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='aura'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sinerji'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ambiti'/><title type='text'>Spiritüel Denyo Oldum</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://farm6.static.flickr.com/5010/5207599090_2ced03df7f.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://farm6.static.flickr.com/5010/5207599090_2ced03df7f.jpg" width="273" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;em&gt;&amp;nbsp;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;“Aaa, olur mu hiç! Hepimizde dışarıya verdiğimiz bir enerji ve bu  enerjinin frekansıyla rengine göre değişen ruh halleri vardır.”&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt; “Yuh!”&lt;/em&gt; Diye geçirdim içimden. Bir enerjinin nasıl renk  sahibi olabileceğini kafamda canlandırmaya çalışırken, masada bir anda  sessizlik olduğunu farkedip tekrar konuya döndüm. Çevremdeki herkes  anlamsızca bana bakıyordu. Bilhassa masadaki kızların kocaman olmuş  gözleri &lt;em&gt;–bir bayanın iğneleme bakışı doğada 10 aslan gücüne tekabül eder-&lt;/em&gt;  ve geri kalan erkek grubun genel ilgisizliği üzerine içimden geçirmem  gereken yuh’u masanın orta yerine bırakmış olduğumu fark ettim. 4 tane  kızgın, 1 tane alıngan ve 2 tane de ilgisiz göz beni izliyordu. &lt;em&gt;“Haydi bakalım Çağlar”&lt;/em&gt; diye düşündüm. &lt;em&gt;“Çık şimdi işin içinden...”&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;*****&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;Bir saat öncesine kadar gayet seviyeli giden muhabbetimiz, Selin’in  bir arkadaşıyla konuşması ve konuştuğu arkadaşına oturduğumuz yeri tarif  etmesiyle bozulmuştu. İlk başta dikkatimi çekmeyen ve oldukça sıradan  gelen bu yeni eleman, bir süre sonra kıyafet, yatak, aksesuar seçiminde  insan enerjisinin önemi gibi bir konuya girecekti. Ama o an bundan  habersizdim ve masada dönen Umut Sarıkaya karikatürleri konulu bir  eğlenceye yoğunlaşmış durumdaydım. Yeni eleman ise her zoraki entegrenin  mutlak kaderini paylaşmış ve masanın en yancı kısmına oturmuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Amerikan dizilerinden açılan bir muhabbette bir an yeni gelenle  Selin’in kıyafet seçimi üzerine konuştuklarını duydum ama aldırmadım.  HBO’nun dizilerini övmeye odaklı bir konuşmanın tam ortasındayken  Selin’in &lt;em&gt;“aa nazar boncuğu mu o”&lt;/em&gt; yakarışı tüm lafımı ağzıma tıkarak ilgiyi yeni-gelen’e kaydırdı. &lt;em&gt;“Selin tıktın ağzıma tüm lafı”&lt;/em&gt; diyerek savunmaya geçmeye yeltendim ama Selin’in &lt;em&gt;“Koray bu konulara çok meraklıdır”&lt;/em&gt;  cümlesiyle tekrar susmak zorunda kaldım. Selin seri çalışıyordu ve  üçüncü kez kelimeler ağzıma tıkılmasın diye susmak durumunda kaldım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte masanın yancısının, baş konuşmacı haline gelmesi tam bu esnada  başlamıştı. Koray susarak beklediği tüm dakikaların acısını  çıkarırcasına susmuyor, sürekli insan doğasından ve insanın doğayla  iletişiminden bahsediyordu. Önce &lt;em&gt;“deli lan bu”&lt;/em&gt; dedim. Ama sonra  fark ettim ki masadaki tüm kızların ilgisini çekebilmiş olmak, delilik  sıfatını bastırıyordu. Dinlemeye çalıştım. İnsanın enerji topağı gibi  bir şey olduğunu, ölünce bu enerjimsi şeyin serbest kaldığını ve insanın  bir çok kez dünyaya gelip titreşimleri düzeltmeye çalıştığını, içine  bolca &lt;em&gt;kozmoz, evren, spiritüel&lt;/em&gt; gibi terimler ilave ederek  servis ediyordu. Benim o güne kadar öğrendiğim tüm teknik enerji  terimleri, Koray’ın manevi enerji dünyasıyla uzaktan yakından alakalı  değildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;“Nasıl ya”&lt;/em&gt; diye ortaya atlayacak oldum, masadaki başka bir duyarlı-dinleyicinin kafasını çevirmeden &lt;em&gt;“şş dur bi”&lt;/em&gt; ikazıyla geri püskürtüldüm. (Şş’le başlayan emir cümleleri ormanda 10 karınca gücünde aşağılayıcıdırlar)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;“Ve kare bölü iki ge”&lt;/em&gt; demeye kalktım, bu sefer bir allahın kulu sallamadı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sinirden ağlayacak gibiydim. Hayatın anlamını çözdüğünü iddia eden  bir ambiti tüm masayı aurasına almış, beni o auradan siktir etmiş ve tüm  pozitif ilgiyi bilimsel hiç bir dayanağı olmayan cümlelerine çekmişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;“Entropi felsefesi...”&lt;/em&gt; diye cümleye başladığında ben  tuvalete doğru kaçmak üzereydim ve cümlenin geri kalanını duymadım.  Lavabonun aynasında kendime baktım, dişlerimi kurcaladım, saçlarımla  oynadım, kendime dil çıkardım ve tekrar masaya döndüm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Masaya oturacağım sırada &lt;em&gt;“Aaa, olur mu hiç! Hepimizde dışarıya  verdiğimiz bir enerji ve bu enerjinin frekansıyla rengine göre değişen  ruh halleri vardır.”&lt;/em&gt; diye bir cümle kurdu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt; “Yuh”&lt;/em&gt; dedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İçimden.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüzüne karşı.&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;*****&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Şimdi mi? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O günün verdiği sinerjiyle çakralarım açıldı ve artık Selin’le  görüşmüyorum. Koray’ı o günden sonra bir kaç kez farklı ortamlarda,  benzer ilgiyle dinlenirken gördüm. Bir keresinde bakıştık, &lt;em&gt;“ananı sikeyim, ananı”&lt;/em&gt; diye negatif enerji gönderdim. Kafasını çevirdi...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7352109466621764710-4125005084504689451?l=cglrshn.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cglrshn.blogspot.com/feeds/4125005084504689451/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://cglrshn.blogspot.com/2010/12/spirituel-denyo-oldum.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7352109466621764710/posts/default/4125005084504689451'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7352109466621764710/posts/default/4125005084504689451'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cglrshn.blogspot.com/2010/12/spirituel-denyo-oldum.html' title='Spiritüel Denyo Oldum'/><author><name>Caglar S.</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06308650556968024676</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://bp1.blogger.com/_FQUYxKy26J0/R-MUZwwl73I/AAAAAAAAAAM/TxXpD6GZ0_E/S220/n552483677_196145_1563.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://farm6.static.flickr.com/5010/5207599090_2ced03df7f_t.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7352109466621764710.post-6313704829012268622</id><published>2010-10-23T01:41:00.000+03:00</published><updated>2010-10-23T01:41:47.207+03:00</updated><title type='text'>Zor Değil Aslında 'zor' Olan</title><content type='html'>&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:WordDocument&gt;   &lt;w:View&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:Zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:TrackMoves/&gt;   &lt;w:TrackFormatting/&gt;   &lt;w:HyphenationZone&gt;21&lt;/w:HyphenationZone&gt;   &lt;w:PunctuationKerning/&gt;   &lt;w:ValidateAgainstSchemas/&gt;   &lt;w:SaveIfXMLInvalid&gt;false&lt;/w:SaveIfXMLInvalid&gt;   &lt;w:IgnoreMixedContent&gt;false&lt;/w:IgnoreMixedContent&gt;   &lt;w:AlwaysShowPlaceholderText&gt;false&lt;/w:AlwaysShowPlaceholderText&gt;   &lt;w:DoNotPromoteQF/&gt;   &lt;w:LidThemeOther&gt;TR&lt;/w:LidThemeOther&gt;   &lt;w:LidThemeAsian&gt;X-NONE&lt;/w:LidThemeAsian&gt;   &lt;w:LidThemeComplexScript&gt;X-NONE&lt;/w:LidThemeComplexScript&gt;   &lt;w:Compatibility&gt;    &lt;w:BreakWrappedTables/&gt;    &lt;w:SnapToGridInCell/&gt;    &lt;w:WrapTextWithPunct/&gt;    &lt;w:UseAsianBreakRules/&gt;    &lt;w:DontGrowAutofit/&gt;    &lt;w:SplitPgBreakAndParaMark/&gt;    &lt;w:DontVertAlignCellWithSp/&gt;    &lt;w:DontBreakConstrainedForcedTables/&gt;    &lt;w:DontVertAlignInTxbx/&gt;    &lt;w:Word11KerningPairs/&gt;    &lt;w:CachedColBalance/&gt;   &lt;/w:Compatibility&gt;   &lt;w:BrowserLevel&gt;MicrosoftInternetExplorer4&lt;/w:BrowserLevel&gt;   &lt;m:mathPr&gt;    &lt;m:mathFont m:val="Cambria Math"/&gt;    &lt;m:brkBin m:val="before"/&gt;    &lt;m:brkBinSub m:val="--&gt;    &lt;m:smallfrac m:val="off"&gt;    &lt;m:dispdef&gt;    &lt;m:lmargin m:val="0"&gt;    &lt;m:rmargin m:val="0"&gt;    &lt;m:defjc m:val="centerGroup"&gt;    &lt;m:wrapindent m:val="1440"&gt;    &lt;m:intlim m:val="subSup"&gt;    &lt;m:narylim m:val="undOvr"&gt;   &lt;/m:narylim&gt;&lt;/m:intlim&gt; &lt;/m:wrapindent&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:LatentStyles DefLockedState="false" DefUnhideWhenUsed="true"  DefSemiHidden="true" DefQFormat="false" DefPriority="99"  LatentStyleCount="267"&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="0" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Normal"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="9" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="heading 1"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="9" QFormat="true" Name="heading 2"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="9" QFormat="true" Name="heading 3"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="9" QFormat="true" Name="heading 4"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="9" QFormat="true" Name="heading 5"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="9" QFormat="true" Name="heading 6"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="9" QFormat="true" Name="heading 7"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="9" QFormat="true" Name="heading 8"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="9" QFormat="true" Name="heading 9"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="39" Name="toc 1"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="39" Name="toc 2"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="39" Name="toc 3"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="39" Name="toc 4"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="39" Name="toc 5"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="39" Name="toc 6"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="39" Name="toc 7"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="39" Name="toc 8"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="39" Name="toc 9"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="35" QFormat="true" Name="caption"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="10" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Title"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="1" Name="Default Paragraph Font"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="11" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Subtitle"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="22" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Strong"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="20" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Emphasis"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="59" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Table Grid"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" UnhideWhenUsed="false" Name="Placeholder Text"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="1" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="No Spacing"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="60" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Light Shading"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="61" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Light List"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="62" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Light Grid"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="63" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 1"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="64" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 2"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="65" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 1"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="66" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 2"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="67" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 1"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="68" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 2"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="69" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 3"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="70" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Dark List"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="71" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Shading"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="72" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful List"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="73" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Grid"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="60" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Light Shading Accent 1"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="61" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Light List Accent 1"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="62" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Light Grid Accent 1"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="63" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 1 Accent 1"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="64" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 2 Accent 1"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="65" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 1 Accent 1"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" UnhideWhenUsed="false" Name="Revision"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="34" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="List Paragraph"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="29" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Quote"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="30" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Intense Quote"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="66" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 2 Accent 1"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="67" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 1 Accent 1"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="68" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 2 Accent 1"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="69" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 3 Accent 1"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="70" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Dark List Accent 1"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="71" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Shading Accent 1"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="72" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful List Accent 1"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="73" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Grid Accent 1"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="60" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Light Shading Accent 2"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="61" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Light List Accent 2"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="62" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Light Grid Accent 2"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="63" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 1 Accent 2"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="64" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 2 Accent 2"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="65" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 1 Accent 2"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="66" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 2 Accent 2"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="67" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 1 Accent 2"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="68" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 2 Accent 2"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="69" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 3 Accent 2"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="70" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Dark List Accent 2"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="71" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Shading Accent 2"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="72" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful List Accent 2"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="73" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Grid Accent 2"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="60" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Light Shading Accent 3"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="61" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Light List Accent 3"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="62" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Light Grid Accent 3"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="63" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 1 Accent 3"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="64" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 2 Accent 3"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="65" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 1 Accent 3"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="66" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 2 Accent 3"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="67" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 1 Accent 3"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="68" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 2 Accent 3"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="69" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 3 Accent 3"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="70" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Dark List Accent 3"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="71" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Shading Accent 3"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="72" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful List Accent 3"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="73" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Grid Accent 3"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="60" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Light Shading Accent 4"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="61" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Light List Accent 4"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="62" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Light Grid Accent 4"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="63" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 1 Accent 4"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="64" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 2 Accent 4"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="65" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 1 Accent 4"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="66" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 2 Accent 4"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="67" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 1 Accent 4"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="68" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 2 Accent 4"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="69" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 3 Accent 4"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="70" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Dark List Accent 4"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="71" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Shading Accent 4"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="72" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful List Accent 4"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="73" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Grid Accent 4"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="60" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Light Shading Accent 5"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="61" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Light List Accent 5"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="62" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Light Grid Accent 5"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="63" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 1 Accent 5"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="64" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 2 Accent 5"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="65" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 1 Accent 5"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="66" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 2 Accent 5"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="67" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 1 Accent 5"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="68" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 2 Accent 5"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="69" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 3 Accent 5"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="70" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Dark List Accent 5"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="71" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Shading Accent 5"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="72" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful List Accent 5"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="73" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Grid Accent 5"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="60" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Light Shading Accent 6"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="61" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Light List Accent 6"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="62" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Light Grid Accent 6"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="63" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 1 Accent 6"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="64" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 2 Accent 6"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="65" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 1 Accent 6"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="66" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 2 Accent 6"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="67" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 1 Accent 6"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="68" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 2 Accent 6"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="69" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 3 Accent 6"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="70" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Dark List Accent 6"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="71" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Shading Accent 6"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="72" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful List Accent 6"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="73" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Grid Accent 6"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="19" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Subtle Emphasis"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="21" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Intense Emphasis"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="31" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Subtle Reference"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="32" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Intense Reference"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="33" SemiHidden="false"   UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Book Title"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="37" Name="Bibliography"/&gt;   &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="39" QFormat="true" Name="TOC Heading"/&gt;  &lt;/w:LatentStyles&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 10]&gt; &lt;style&gt; /* Style Definitions */ table.MsoNormalTable {mso-style-name:"Table Normal"; mso-tstyle-rowband-size:0; mso-tstyle-colband-size:0; mso-style-noshow:yes; mso-style-priority:99; mso-style-qformat:yes; mso-style-parent:""; mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; mso-para-margin-top:0cm; mso-para-margin-right:0cm; mso-para-margin-bottom:10.0pt; mso-para-margin-left:0cm; line-height:115%; mso-pagination:widow-orphan; font-size:11.0pt; font-family:"Calibri","sans-serif"; mso-ascii-font-family:Calibri; mso-ascii-theme-font:minor-latin; mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; mso-fareast-theme-font:minor-fareast; mso-hansi-font-family:Calibri; mso-hansi-theme-font:minor-latin;}&lt;/style&gt; &lt;![endif]--&gt;  &lt;/m:defjc&gt;&lt;/m:rmargin&gt;&lt;/m:lmargin&gt;&lt;/m:dispdef&gt;&lt;/m:smallfrac&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Hep bir işin zor kısmı bitince, iş de bitmeli diye şartlandık. Ama oysa asıl sorun, bizim korku tanımlarımız arasında kendine yer edinenler değildi asla. Zor değil 'kolay’dı en zor olan. Çünkü zor bir şey karşına çıktığında kendini en kötüsüne göre, en şiddetlisine göre hazırlarsın. Ama kolaylar... Kolaylar en beklemediğin anda seni savunmasız yakalayanlardır. Kolaylar, tüm programını bozup, seyreden bir sürecin akışını değiştirendir. Bu yüzden zorluklar değil, zorluklar sonrası kolaylıklardan sakınmalı insan asıl.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7352109466621764710-6313704829012268622?l=cglrshn.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cglrshn.blogspot.com/feeds/6313704829012268622/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://cglrshn.blogspot.com/2010/10/zor-degil-aslnda-zor-olan.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7352109466621764710/posts/default/6313704829012268622'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7352109466621764710/posts/default/6313704829012268622'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cglrshn.blogspot.com/2010/10/zor-degil-aslnda-zor-olan.html' title='Zor Değil Aslında &apos;zor&apos; Olan'/><author><name>Caglar S.</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06308650556968024676</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://bp1.blogger.com/_FQUYxKy26J0/R-MUZwwl73I/AAAAAAAAAAM/TxXpD6GZ0_E/S220/n552483677_196145_1563.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7352109466621764710.post-7629916762752524918</id><published>2010-07-22T00:17:00.002+03:00</published><updated>2010-07-22T00:19:09.733+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Oz'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hbo'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='trivia'/><title type='text'>OZ Üzerine</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="stil2"&gt;O Z&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span class="stil2"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;img height="389" src="http://farm5.static.flickr.com/4077/4815876721_8a6640dc17.jpg" width="348" /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;1997-2003 yıllarında 6 sezon olarak yayınladığı ve hikayenin geçtiği Oswald Hapishanesi'nde yaşanan olayların oldukça sert olarak aktarıldığı HBOdisizidir.HBO'nun 50 dakikalık dizi standardında yayınlanmış ilk yapım olma özelliğini de taşır. Dizinin geneli Oswald Hapishanesi'nde özel bir birim olan ve kısaca "Em city" olarak bilinen "Emerald City'de geçer. Mahkumlarınn hem kendi grupları hem de diğer hapishane sakinleri arasındaki güç savaşları ve cinsel isteklerini diğer mahkumlarla gidermeye çalışan çarpık düzenin oldukça sert bir üslupla anlatımı dizinin genel olarak odaklandığı noktaların başında gelir. Henüz seyretmediyseniz bu yazı size fazla bir şey ifade etmeyecektir, ama izlediyseniz bu diziyle ilgili sunacağım ek bilgiler ilginizi çekebilir.&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;Aşağıda yazdıklarımın büyük bir çoğunluğu imdb'de yer almaktadır. Görürseniz şaşırmanızı istemem.&lt;/div&gt;İlk olarak yine aynı dönemlerde yayınlanan diğer HBO dizileri olan Sopranos ve Six Feet Under'dan göndermeler bulunmaktadır. Sopranos'un A.J'i Robert Iler; kendi kimliğiyle Oz'un bir bölümünde gözükmüştür. Six Feeet Under'da ise Oz, Keith karakterinin oldukça sevdiği bir dizidir ve ara ara izlerken Oz'dan sahneler görürüz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;table border="0" style="width: 500px;"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;     &lt;td width="278"&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;img height="170" src="http://farm5.static.flickr.com/4075/4815821763_97aa6b0df2.jpg" width="150" /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;     &lt;td width="212"&gt;Cyril ve Ryan O'Reilly adlı iki kardeş karakteri canlandıran Dean Winters ve Scott Williams Winters, gerçek hayatta da kardeşlerdir.&lt;/td&gt;    &lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;     &lt;td&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;img height="170" src="http://farm5.static.flickr.com/4138/4816463112_e37d7aaa9b.jpg" width="150" /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;     &lt;td&gt;Tim McManus'u canlandıran Terry Kinney ve bir idam mahkumu olan Shirley Bellinger'ı canlandıran Kathryn Erbe, dizinin çekildiği zaman da dahil olmak üzere 2006 yılına kadar evli kaldılar.&lt;/td&gt;   &lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;     &lt;td&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;img alt="" height="170" src="http://farm5.static.flickr.com/4073/4816349872_ef7d23f1a6_b.jpg" width="150" /&gt;,&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;     &lt;td&gt;Açılış kısmının sonunda yer alan Oz dövmeli kol, dizinin yaratıcısı Tom Fontana'ya ait.&lt;/td&gt;   &lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;     &lt;td&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;img height="150" src="http://farm5.static.flickr.com/4073/4815937155_8544792c9a.jpg" width="150" /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;     &lt;td&gt;Açılış boyunca özellikle ana karakterler olmak üzere hiç bir mahkumun yüzü, sahnenin kesilmesi yüzünden görünmemektedir&lt;br /&gt;. &lt;/td&gt;   &lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;     &lt;td&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img height="150" src="http://farm5.static.flickr.com/4119/4815937107_c8a19962ab_m.jpg" width="150" /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;     &lt;td&gt;Mahkumları oynayan bazı oyunculara uygulanan katı bir ceza ise; sete gelmemeleri ya da geç gelmeleri durumunda sonraki bölümde, oynadıkları karakterin ölmesi ya da tecavüze uğramasıydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;   &lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;     &lt;td&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;img height="180" src="http://farm5.static.flickr.com/4077/4815847595_cce829081b.jpg" width="150" /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;     &lt;td&gt;Dizideki &lt;b&gt;Poet&lt;/b&gt; karakteri Craig muMs Grant, okuduğu şiirleri gerçekten kendisi yazıyordu.&lt;/td&gt;   &lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;     &lt;td&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;img height="170" src="http://farm5.static.flickr.com/4120/4816478830_4c86cd7929_m.jpg" width="150" /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;     &lt;td&gt;Pancamo'yu canlandıran Chuck Zito ve Poet'i canlandıran Craig muMs Grant oyuncu ekibinde daha önce hapishanede bulunmuş tek oyunculardır.&lt;/td&gt;   &lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;     &lt;td&gt;&lt;img height="120" src="http://farm5.static.flickr.com/4078/4815866767_4cd8c78dfd.jpg" width="119" /&gt; &lt;img height="120" src="http://farm5.static.flickr.com/4082/4815866889_d4b29ee596.jpg" width="115" /&gt;&lt;/td&gt;     &lt;td&gt;Dizi boyunca Vern Schillinger'ın soyadını doğru bir şekilde telaffuz eden tek kişi Kareem Said'dir.&lt;/td&gt;   &lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Devamında SPOILER vardır. O yüzden izlemediyseniz ya da izliyor ama henüz izlemeyi bitirmediyseniz okumanızı tavsiye etmiyorum.&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;table border="0" style="width: 500px;"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;     &lt;td width="197"&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;img height="155" src="http://farm5.static.flickr.com/4074/4815896987_c56f00b84b.jpg" width="172" /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;     &lt;td width="293"&gt;Dr. Nathan, Hemşire Carol Grace'in geçmişine baktığında, hemşirenin daha önce St. Eligius Hastanesi'nde çalışmış olduğunu görür. Bu, 80'lerde yayınlanan ve Tom Fontana'nın da yazarlarından biri olduğu "St. Elsewhere" dizisindeki hastanedir.&lt;/td&gt;    &lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;     &lt;td&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;img height="170" src="http://farm5.static.flickr.com/4097/4815897137_a4b48333eb_b.jpg" width="160" /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;     &lt;td&gt;3. Sezonda bölümünün özelleştirilmesi sonucu revir, Weigart Corporation adında bir şirketin yönetimi altına girmişti. Bu aynı zamanda Tom Fontana'nın yazarlarından biri olduğu St. Elsewhere adlı dizideki hastaneyi satın alan firmanın adıdır.&lt;/td&gt;   &lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;     &lt;td&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;img height="176" src="http://farm5.static.flickr.com/4077/4816521496_cb78df68a0.jpg" width="170" /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;     &lt;td&gt;Diane karakterinin diziden ani bir şekilde ayrılmasının sebebi, bu karakteri canlandıran Eddie Falco'nun başka bir HBO dizisi olan Sopranos'ta yer alıyor olmasıdır.&lt;/td&gt;   &lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;     &lt;td height="132"&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;img height="135" src="http://farm5.static.flickr.com/4099/4815897257_f5c82446e1.jpg" width="170" /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;     &lt;td&gt;4. sezon finalinde dizinin yeni bir sezon daha yapıp yapmayacağını bilmeyen ekip, dizinin bitmesi ihtimaline karşı Beecher'ın şartlı tahliye görüntülerini çekti. Fakat sonra dizinin uzayacağı garantilenince bu görüntüler Beecher'ın hayali olarak kullanıldı.&lt;/td&gt;   &lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7352109466621764710-7629916762752524918?l=cglrshn.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cglrshn.blogspot.com/feeds/7629916762752524918/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://cglrshn.blogspot.com/2010/07/o-z-1997-2003-yllarnda-6-sezon-olarak.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7352109466621764710/posts/default/7629916762752524918'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7352109466621764710/posts/default/7629916762752524918'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cglrshn.blogspot.com/2010/07/o-z-1997-2003-yllarnda-6-sezon-olarak.html' title='OZ Üzerine'/><author><name>Caglar S.</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06308650556968024676</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://bp1.blogger.com/_FQUYxKy26J0/R-MUZwwl73I/AAAAAAAAAAM/TxXpD6GZ0_E/S220/n552483677_196145_1563.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://farm5.static.flickr.com/4077/4815876721_8a6640dc17_t.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7352109466621764710.post-2587601788687148400</id><published>2010-05-30T13:21:00.003+03:00</published><updated>2010-05-30T13:24:48.504+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fayda'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bira'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='alkol'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='biranın faydaları'/><title type='text'>Biranın Faydaları</title><content type='html'>Biranın Faydaları&lt;br /&gt;&lt;table border="0"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;     &lt;td width="40%"&gt;1) Makul ölçülerde bira tüketmek vücudu mide kanseri ve ülserden koruyor.   Mideyi 'helicobacter pylori' isimli mikroba karşı savunuyor.&lt;/td&gt;     &lt;td width="36%"&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/50649876@N03/4652448548/" title="beer by Cglrshn, on Flickr"&gt;&lt;img alt="beer" height="140" src="http://farm5.static.flickr.com/4025/4652448548_d0670dc4b4_m.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/td&gt;   &lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;     &lt;td&gt;2) Araştırmalar 'bira göbeği' tezini çürüttü. Bel bölgesindeki   yağlanmayla bira arasında herhangi bir bağlantı yok.&lt;/td&gt;     &lt;td&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/50649876@N03/4651829931/" title="beer-2 by Cglrshn, on Flickr"&gt;&lt;img alt="beer-2" height="150" src="http://farm5.static.flickr.com/4032/4651829931_9c212a6449.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/td&gt;   &lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;     &lt;td&gt;3) Hergün düzenli bir bira bardak bira içenlerde Tip 2 diyabet riski   azalıyor.&lt;/td&gt;     &lt;td&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/50649876@N03/4651829889/" title="FOD065 by Cglrshn, on Flickr"&gt;&lt;img alt="FOD065" height="173" src="http://farm5.static.flickr.com/4012/4651829889_2d4d8c35e7.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/td&gt;   &lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;     &lt;td&gt;4) Kötü huylu kolesterolünüzü düşürmeye yardımcı oluyor ve göğüs   kanserine karşı da oldukça etkili bir savaşçı.&lt;/td&gt;     &lt;td&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/50649876@N03/4651829795/" title="beer1 by Cglrshn, on Flickr"&gt;&lt;img alt="beer1" height="204" src="http://farm5.static.flickr.com/4057/4651829795_a4203130b2.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/td&gt;   &lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;     &lt;td&gt;5) B6 yönünden oldukça zengin bir içecek olduğu için kalbiniz açısından   da yararlı bir içecek. Kalp krizi riskini azaltarak kanınızın daha   akışkan olmasını sağlıyor.&lt;/td&gt;     &lt;td&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/50649876@N03/4652447880/" title="beer-l by Cglrshn, on Flickr"&gt;&lt;img alt="beer-l" height="194" src="http://farm5.static.flickr.com/4003/4652447880_0fc0767778.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/td&gt;   &lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;     &lt;td&gt;6) Finlandiya'da yapılan bir araştırma hergün düzenli içilen biranın   böbrek taşı oluşma olasılığını yüzde 40 azalttığını ortaya koydu.&lt;/td&gt;     &lt;td&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/50649876@N03/4651830083/" title="Beer glass closeup by Cglrshn, on Flickr"&gt;&lt;img alt="Beer glass closeup" height="204" src="http://farm5.static.flickr.com/4041/4651830083_1391d9157e.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/td&gt;   &lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;     &lt;td&gt;7) Bira kolesterolünüzü düşürüyor. B grubu vitaminleri yönünden oldukça   zengin. Lifli gıdalardan almanız gereken ihtiyacın yüzde 20'sini bir   bardak bira karşılıyor. Bir büyük bardakta toplam 200 kalori bulunuyor.&lt;/td&gt;     &lt;td&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/50649876@N03/4652447826/" title="large1 by Cglrshn, on Flickr"&gt;&lt;img alt="large1" height="177" src="http://farm5.static.flickr.com/4025/4652447826_3d2d45f584.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/td&gt;   &lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;     &lt;td&gt;8) 50 yaş üstünde oluşabilecek bunama gibi problemleri yüzde 42 oranında   azaltıyor. Fakat eğer ağır içiciyseniz bu risk yine artıyor.&lt;/td&gt;     &lt;td&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/50649876@N03/4652447762/" title="carlsberg by Cglrshn, on Flickr"&gt;&lt;img alt="carlsberg" height="172" src="http://farm5.static.flickr.com/4030/4652447762_30e2b14a20_b.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/td&gt;   &lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;     &lt;td&gt;9) Dark biralar normal biradan daha fazla katarakt veya yaşla ilgili göz   problemlerine karşı gözü koruyacak antioksidanlar içeriyor.&lt;/td&gt;     &lt;td&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/50649876@N03/4652447618/" title="dark by Cglrshn, on Flickr"&gt;&lt;img alt="dark" height="179" src="http://farm5.static.flickr.com/4035/4652447618_e33d698f08.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/td&gt;   &lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;     &lt;td&gt;10) Tüm bu özellikleri olmasa bile bira dünyadaki en harika içecektir...   Keyif verir!&lt;/td&gt;     &lt;td&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/50649876@N03/4651829419/" title="img_funwithfonduelg_1 by Cglrshn, on Flickr"&gt;&lt;img alt="img_funwithfonduelg_1" height="240" src="http://farm5.static.flickr.com/4011/4651829419_3be5ffbb92_m.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/td&gt;   &lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;i&gt;Kaynak: &lt;b&gt;biralar.blogspot.com&lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7352109466621764710-2587601788687148400?l=cglrshn.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cglrshn.blogspot.com/feeds/2587601788687148400/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://cglrshn.blogspot.com/2010/05/birann-faydalar.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7352109466621764710/posts/default/2587601788687148400'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7352109466621764710/posts/default/2587601788687148400'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cglrshn.blogspot.com/2010/05/birann-faydalar.html' title='Biranın Faydaları'/><author><name>Caglar S.</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06308650556968024676</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://bp1.blogger.com/_FQUYxKy26J0/R-MUZwwl73I/AAAAAAAAAAM/TxXpD6GZ0_E/S220/n552483677_196145_1563.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://farm5.static.flickr.com/4025/4652448548_d0670dc4b4_t.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7352109466621764710.post-5175625659176037147</id><published>2010-05-29T21:00:00.000+03:00</published><updated>2010-05-29T21:00:32.701+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fotoğraf'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fotoğrafçı'/><title type='text'>Fotoğraf Makinasını Oyuncak Sanan Sanat Öküzleri</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_FQUYxKy26J0/TAFV-k7ac_I/AAAAAAAAAIk/QCrFa3dHlaA/s1600/ilkler012ds8.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="182" src="http://4.bp.blogspot.com/_FQUYxKy26J0/TAFV-k7ac_I/AAAAAAAAAIk/QCrFa3dHlaA/s200/ilkler012ds8.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Sinema sektörüne gönül veren bir insan evladı olduğum için film çekimi ve benzeri teknik konularda az biraz bilgim oluştu yıllar içinde. Zaten ilgilenenler bilirler; fotoğraf çekmek ile film çekmek bazı noktalar dışında, başlangıç düzeyinde bariz benzerlikler gösterirler. Genel kompozisyon kuralları, ışık kurulumları, renk değerleri, psikolojik etkenler ve kamera/fot.mak. gövdesiyle ilgili teknik detaylar hemen hemen aynıdır. Bu sebeple fotoğraf ya da filmcilik ile uğraşıyorsanız, diğer sektörden de az-çok haberdarsınız demektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Bunları neden söyledim?&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;Sadece SLR'lar varken çok sorun yoktu. Banyosudur, tabıdır falan derken, genelde gerçekten bu fotoğraf sanatıyla ilgilenenler uzun süreli olarak bunlarla uğraşıyorlardı. Sonra gün geldi, devran döndü, D-SLR denen dijital mucize gerek performansı gerekse düşük fiyatı ile oldukça geniş bir alana yayıldı. Günümüzde orta sınıfların fiyatları 700-3000 lira arasında değişiyor. Bu da herkesin olmasa bile, pahalı bir oyuncak sevdasına düşenlerin karşılayabileeği bir değere tekabül ediyor. Toplumda bu sevdalıların çoğalması ile de, aşağıda özelliklerini vereceğim tuhaf bir insan türü oluşmaya başlıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Fotoğraf Makinasını Oyuncak Sanan Sanat Öküzleri Kimlerdir?&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;Bu tiplerin amaçları genelde fotoğraf çekmek değil, fotoğraf karesinde görünmektir. Ama kendileri de ne istediklerini bilmezler. Dikkat ederseniz çektiği 100 fotoğrafın 80'inde kendisi gözükmektedir zaten. Çünkü hedefindeki mutluluk kameranın arkasında değil, önünde olanıdır. Bu yüzden teknik detayları çok merak etmez ya da öğrenme isteğinde bulunmazlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fotoğraf makinası kendileri için iphone'dan farksız bir aksesuar olduğu için, amaç sanat üretmek değil, gösteriş yapmaktır. Bu sebeple onların fotoğraf makinalarını asla ait olduğu yer olan kabında değil, sürekli kıçlarına-başlarına asılı olarak gezinirken görürsünüz. Bu konuda her hangi bir suçlamaya karşı kendilerini "yha hacı bn ani bişi ykalrsam die tşıorm yafs =( =( =(" şeklinde savunan bu insanların büyük bölümünün bahsettiği ani şey kuş, simitçi ve selpakçıdan öteye gitmez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haklarını yemeyeyim; diyafram nedir, alan derinliği nedir, enstantene nedir... gibi bir kütüğün bile cevap verebileceği şeyleri bilirler. Ama deneyim sıfır olduğu için, f2.0 ile f4 arasında nasıl bir fark oluşabileceğini pek bilmezler. Kit lensi tam olarak algılayamadan 50mm f1.4 gibi kendi levellarının üstündeki aksesuarlara özenirler. Sebebi de daha önce dediğim gibi, basittir, amaç gösteriştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Makinanın çoğu modundan bihaberlerdir. Fakat Canon 5D Mk II gibi ellerine aldıkları takdirde sikseniz kullanamayacakları makinaları arzularlar. Arabayı yokuşta kaldıramayan adama kamyon emanet etmek gibi bir şeydir bu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendileri gibi şekilcilerle genelde internet vasıtasıyla tanışırlar. Fotokritik ve Deviantart bunların oyun alanlarıdır. Mehmet Turgut'u delicesine sever ve ilk fırsatta beraber fotoğraf çektirip porfolyalarına koyarlar. Çektikleri fotoğraflara aldıkları yorumlar, kendilerinin diğer fotoğraflara verdiği yorumlarla aynıdır: "Emeğine sağlık. Işığın bol olsun. Kadrajına zeval gelmesin" gibi, sitcom dizisinden çıktığı sanılan tuhaf saygı ifadeleri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cin olmadan adam çarpmak istedikleri için, yukarıda belirttiğim gibi, sanat değil şekil önemli olandır. Bu yüzdendir ki, her fotoğraflarında gereksiz kaşlar, kaçırılmış renkler, tuhaf sözler ve en önemlisi imza vardır. İmza dediğin orjinal işe atılır, senin olduğunu belirtir. Sen neyi çektin de neye imza atıyorsun? Ha, tabi bir de muhakkak kendi adlarına, sonunda photography ekli bir siteleri de vardır. Misal: Salağın adı Ahmet Götübüyük olsun, bu kişinin muhakkak &lt;i&gt;ahmetgotubuyukphotography.com&lt;/i&gt; diye sitesi vardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendilerine fotoğrafçı derler.&lt;br /&gt;Fotoğraftan para kazanmak isterler.&lt;br /&gt;Estetik ve ışık bilgisi almadan, güzel bir modelle nü çalışmak isterler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şımarık çocuklardan farksızdırlar.&lt;br /&gt;Gereksizdirler.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7352109466621764710-5175625659176037147?l=cglrshn.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cglrshn.blogspot.com/feeds/5175625659176037147/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://cglrshn.blogspot.com/2010/05/fotograf-makinasn-oyuncak-sanan-sanat.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7352109466621764710/posts/default/5175625659176037147'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7352109466621764710/posts/default/5175625659176037147'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cglrshn.blogspot.com/2010/05/fotograf-makinasn-oyuncak-sanan-sanat.html' title='Fotoğraf Makinasını Oyuncak Sanan Sanat Öküzleri'/><author><name>Caglar S.</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06308650556968024676</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://bp1.blogger.com/_FQUYxKy26J0/R-MUZwwl73I/AAAAAAAAAAM/TxXpD6GZ0_E/S220/n552483677_196145_1563.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_FQUYxKy26J0/TAFV-k7ac_I/AAAAAAAAAIk/QCrFa3dHlaA/s72-c/ilkler012ds8.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7352109466621764710.post-5333707425405022126</id><published>2010-05-24T01:16:00.000+03:00</published><updated>2010-05-24T01:16:23.546+03:00</updated><title type='text'>Rakıname</title><content type='html'>Çok sevdiğim bir eserdir. Paylaşmak istedim.&amp;nbsp; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;i&gt;İçmesinin bilene&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Zevk-ü sefadır.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;İçme'yi bilmeyene&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Cevr-ü  cefadır rakı.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Bir münasip mikdarı&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Muhabbet anahtarı&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Kaçırırsan  ayarı&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Can'a ezadır rakı.&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;i&gt;&amp;nbsp;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;i&gt;Ne dert kalır, ne keder,&lt;br /&gt;İçeni  mes'ut eder.&lt;br /&gt;İçebilirsen eğer&lt;br /&gt;Ruh-u ciladır rakı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ham  ervahsan yanaşma&lt;br /&gt;Arif'sen ondan şaşma,&lt;br /&gt;İç ama, haddi aşma&lt;br /&gt;Ferahfezadır  rakı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yarattığı ahengi,&lt;br /&gt;Ne saz verir ne çengi,&lt;br /&gt;Terbiyenin  mihengi&lt;br /&gt;Dense sezadır rakı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beyaz peynir, domates,&lt;br /&gt;Yanına  bir kavun kes,&lt;br /&gt;Çiğ köfteyle ne enfes&lt;br /&gt;Bir iptiladır rakı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biraz  tuzlu leblebi,&lt;br /&gt;Jadehin billur leb'i,&lt;br /&gt;Dudakları öpmeli,&lt;br /&gt;Yoksa  hebadır rakı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ehli kemal olana&lt;br /&gt;Zevkle hem'hal olana,&lt;br /&gt;Sohbette  tad bulana,&lt;br /&gt;Yar'ı vefadır rakı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Misten ala kokusu,&lt;br /&gt;Ana  sütü gibi su,&lt;br /&gt;Şu ki sözün doğrusu&lt;br /&gt;Müstesna ma'dır rakı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dost  bezminde sohbette&lt;br /&gt;Neşe-i muhabbette&lt;br /&gt;Her manevi lezzete&lt;br /&gt;Bir  vasıtadır rakı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nükte, cinas anlayan&lt;br /&gt;Ahengi-i bezm'e uyan,&lt;br /&gt;İçip  zırvalamayan,&lt;br /&gt;İşte o'nadır rakı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eşek içince zırlar,&lt;br /&gt;Köpek  içerse hırlar&lt;br /&gt;Kedi içse tırmalar,&lt;br /&gt;İnsanlar'adır rakı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Al  kadehi eline,&lt;br /&gt;Dokun gönül teline,&lt;br /&gt;Muhabbet alemine,&lt;br /&gt;Bir  merhabadır rakı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adabı, erkanı var,&lt;br /&gt;Zamanı mekanı var,&lt;br /&gt;Kimin  ki iz'anı var,&lt;br /&gt;O na şifadır rakı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gönül dargınlarına,&lt;br /&gt;Vefa  kırgınlarına,&lt;br /&gt;Hayat yorgunlarına,&lt;br /&gt;Haza devadır rakı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mirkelamoğlu  der ki:&lt;br /&gt;Had bilmezsen eğer ki,&lt;br /&gt;Öyle rüsva eder ki,&lt;br /&gt;Başa  beladır rakı.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Albertus Medium;"&gt;Necip Mirkelamoğlu&lt;/span&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_FQUYxKy26J0/S_mnlw16p4I/AAAAAAAAAIc/1F_0l_ITWUs/s1600/olduren-sahte-raki-deposu-bulundu_o.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/_FQUYxKy26J0/S_mnlw16p4I/AAAAAAAAAIc/1F_0l_ITWUs/s320/olduren-sahte-raki-deposu-bulundu_o.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7352109466621764710-5333707425405022126?l=cglrshn.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cglrshn.blogspot.com/feeds/5333707425405022126/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://cglrshn.blogspot.com/2010/05/rakname.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7352109466621764710/posts/default/5333707425405022126'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7352109466621764710/posts/default/5333707425405022126'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cglrshn.blogspot.com/2010/05/rakname.html' title='Rakıname'/><author><name>Caglar S.</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06308650556968024676</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://bp1.blogger.com/_FQUYxKy26J0/R-MUZwwl73I/AAAAAAAAAAM/TxXpD6GZ0_E/S220/n552483677_196145_1563.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_FQUYxKy26J0/S_mnlw16p4I/AAAAAAAAAIc/1F_0l_ITWUs/s72-c/olduren-sahte-raki-deposu-bulundu_o.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7352109466621764710.post-5771261866961450299</id><published>2010-05-09T21:27:00.000+03:00</published><updated>2010-05-09T21:27:39.355+03:00</updated><title type='text'>Öğrenci Milletinden Nasıl Bıktım</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_FQUYxKy26J0/S-b-UArhtcI/AAAAAAAAAHw/zpXWIeg_B4A/s1600/61-cm-Beyzbol-Sopasi__21138156_0.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/_FQUYxKy26J0/S-b-UArhtcI/AAAAAAAAAHw/zpXWIeg_B4A/s320/61-cm-Beyzbol-Sopasi__21138156_0.jpg" width="240" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Kimse “lan sen sanki öğrenci değilsin” falan gibi laflar etmesin. Eskişehir’de yaşadığım şu kadar sene boyunca yemin ediyorum bıktım öğrencilerden. Bilhassa da aileden koptuğu anda kendini ipini de koparmış ilan edip bokunu çıkaranlardan bıktım. Bundan sonra ilk ev değişimimi kesinlikle ailelerin yaşadığı bir apartmana yapacağım. Gerekise kız arkadaşımla geldiğimde kaş göz yapan yaşlılar olsun, gerekirse bir arkadaşım geldiğinde en ufak tıkırtıda alttan çat çat vuran zebani gibi komşular olsun. Yine de aile apartmanına taşınacağım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gecenin bir yarısı güruh halinde toplanıp, ahırları addettikleri evlerinde bağırma konusunda rekora koşan öğrencilerden başlayayım. Bunlar özellikle insanların uyuduğu odalara yakın yerlerde toplanırlar. Sahip oldukları hayvanlık, genlerinden geldiği için diğer insanları rahatsız edebilmenin en kilit noktalarını elleriyle koymuş gibi bulurlar. Hele bir de okey vb. oynuyorlarsa, hele bir de yanlarında kız varsa...&amp;nbsp; O zaman gecenin bir yarısı uykunuzdan kalkıp kapılarına dayandığınız ve en ufak ters bir harekette ağzının ortasına bir tane indireceğiniz için siz suçlu olursunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunların dışında yaşadığı yeri club sanan eller-havaya hayvanları vardır. Bunlar da doğuştan eksik donanımlı oldukları için kendilerini müziğin ses seviyesiyle tamamlamaya çalışırlar. Ses dalgaları yüzünden apartmanın rezonansa girmiş olması onların sikinde bile değildir tabi. Ertesi gün finali olup, gecenin 3’ünde tüm apartmanda yankılanan bir İbrahim Tatlıses şarkısı ile uykudan&amp;nbsp; uyanmanın ne demek olduğunu bana sorun sevgili okurlar. Uyku sersemliğiyle sesin nereden geldiğini algılayamayıp, siz kendinize gelene kadar müziğin kesildiğini ve hissettiğiniz tüm öfkeyi sesin geldiği yeri bulamadığınız için içinize atmak zorunda olduğunuzu düşünün. Böyle böyle katil oluyor demek ki insanlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onun dışında öğrencilerin yoğunlaştığı apartmanlarda genelde apartman yöneticisi devamlı olarak değişir. Çünkü bu tür apartmanlarda yönetici olmak, hayatının 30 yılından feragat etmek demektir. Çünkü o öğrencilerin çoğu alkole, sigayara yatırdıkları paranın 10’da biri kadar olan bir rakama tekabül eden apartman aidatını vermezler. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vallahi fena doluyum bu öğrenci milletine. İnsan gibi yaşamayı bilen dostlarımı tenzih ediyorum tabi ki. Fakat geri kalan hayvani güruha elektrikli tasma takılmasını öneriyorum. Köpek bile elektriği yiyince anlıyor ne yapmaması gerektiğini. Bunlar da anlar her halde. Yoksa gazeteyle falan kafasına vurarak eğitemeyeceğiz bu öğrenci görünümlü hayvani canlıları.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7352109466621764710-5771261866961450299?l=cglrshn.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cglrshn.blogspot.com/feeds/5771261866961450299/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://cglrshn.blogspot.com/2010/05/ogrenci-milletinden-nasl-bktm.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7352109466621764710/posts/default/5771261866961450299'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7352109466621764710/posts/default/5771261866961450299'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cglrshn.blogspot.com/2010/05/ogrenci-milletinden-nasl-bktm.html' title='Öğrenci Milletinden Nasıl Bıktım'/><author><name>Caglar S.</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06308650556968024676</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://bp1.blogger.com/_FQUYxKy26J0/R-MUZwwl73I/AAAAAAAAAAM/TxXpD6GZ0_E/S220/n552483677_196145_1563.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_FQUYxKy26J0/S-b-UArhtcI/AAAAAAAAAHw/zpXWIeg_B4A/s72-c/61-cm-Beyzbol-Sopasi__21138156_0.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7352109466621764710.post-4790793982696169886</id><published>2010-05-09T01:29:00.001+03:00</published><updated>2010-05-09T01:30:48.616+03:00</updated><title type='text'>Breaking Bad Hakkında</title><content type='html'>&lt;div class="MsoNormal" style="font-family: inherit;"&gt;Sopranos’tan sonra izlediğim en tutarlı yapım. Her bölümü büyük bir iştahla izliyorum. Durum böyle olunca, burada da bu dizi ile ilgili bir şeyler yazmak istedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilen bilir, dramalar barındırdıkları gerçeklik ile daha çok ilgimi çekerler. Bir dizi yapıyorsanız önünüzde iki seçenek vardır: Ya olayları tamamen 3. Bir şahıs gibi dışarıdan, yazar olarak müdehale etmeden izlersiniz ya da olaylara müdehale eder ve fantezi dünyası oluşturursunuz. Günümüzde çoğu yapım ikinci strateji üzerinden giderek ana akım izleyicinin hoşuna gidecek, gerçeklikten uzak kurgulara sahip dizileri çekmeyi tercih ediyor. Bu bağlamda Breaking Bad, Sopranos ya da Mad Men gibi yapımların cesur atılımlar olduğunu belirtmek lazım. Senaryoda izleyici çekebilmeniz için karakter ve kurguyu en iyi şekilde optimize etmeniz gerekmektedir. Hayali ürünler, yapıları gereği karakterden ziyade kurgu kısmına odaklanırlar. O sebeple o tür yapımlarda sizi çeken şey karakterlerin derinlikleri değil konunun işleniş biçimidir. (Carnivale, buna iyi bir örnektir) Gerçekçi hikayelerde ise karakterler derindir ve bunların geçirdikleri değişimler ön plandadır. (Bu konuda örnek olarak da Mad Men, Sopranos ya da Six Feet Under’ı verebilirim)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi bunlardan sonra gelelim Breaking Bad’e...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_FQUYxKy26J0/S-XljTjYhZI/AAAAAAAAAHg/nZj4DEc4QnA/s1600/breaking_bad_cast-10930.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/_FQUYxKy26J0/S-XljTjYhZI/AAAAAAAAAHg/nZj4DEc4QnA/s320/breaking_bad_cast-10930.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Breaking Bad, yukarıda ‘gerçekçi’ olarak tanımladığım gruba dahil. Asıl hikaye uyuşturucu üreticisi olma sürecini yaşayan, sıradan bir kimya öğretmeninin başından geçenler olsa da; odak noktasında ana karakter olan Walter White ve onun yakınlarının değişim süreci var. Senaristler ise bize izleyici olarak istediğimizi değil, gerçek bir hayatta bunlar yaşansaydı neler olabileceğini gösteriyorlar. Bu açıdan dizideki her hangi bir karakterle özdeşleşmemek mümkün değil.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="font-family: inherit;"&gt;&lt;br /&gt;Diğer yandan, dizinin bu derin karakter tablosu oldukça iyi işlenmiş bir olay örgüsüyle besleniyor. Ani efektler ya da zorlanmış sahneler olmadan en büyük gerilimi yaşayıp, ağlayan bir karakterin ruh halini televizyon-bilgisayar başında hissedebiliyorsunuz. Cast seçiminin mükemmel olduğu gerçeğini yadsıyacak değilim tabi ki ama teknik ekip de bu konuda işini bilen insanlar. Işık renk ve şiddetleri, kamera konumları, sahne geçişleri vb. teknik detaylar çok ince düşünülmüş bir proje olduğunu gösteriyor. (Zaten ilk sezondan sonra set ekibindeki ani değişim, prodüktörlerin işin ciddiyetini anladıklarının göstergesi olsa gerek)&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="font-family: inherit;"&gt;&lt;br /&gt;Oyuncu seçimine ise bir şey diyemiyorum. Karakterleri canlandıran oyuncular kendilerinden bekleneni gerçekten fazlasıyla karşılıyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Takip ettiğim onlarca diziden her hangi bir tanesini Breaking Bad’den sonra izleyemiyorum. Çünkü normalde ayıla bayıla izlediğim diziler (Lost, House MD, Fringe...) Breaking Bad’den sonra öğrenci projesi gibi gelmeye başlıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Umarım Walter White’ın ömrü yeter de daha uzun süreler bu diziyi izleyebiliriz. =)&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7352109466621764710-4790793982696169886?l=cglrshn.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cglrshn.blogspot.com/feeds/4790793982696169886/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://cglrshn.blogspot.com/2010/05/breaking-bad-hakknda.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7352109466621764710/posts/default/4790793982696169886'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7352109466621764710/posts/default/4790793982696169886'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cglrshn.blogspot.com/2010/05/breaking-bad-hakknda.html' title='Breaking Bad Hakkında'/><author><name>Caglar S.</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06308650556968024676</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://bp1.blogger.com/_FQUYxKy26J0/R-MUZwwl73I/AAAAAAAAAAM/TxXpD6GZ0_E/S220/n552483677_196145_1563.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_FQUYxKy26J0/S-XljTjYhZI/AAAAAAAAAHg/nZj4DEc4QnA/s72-c/breaking_bad_cast-10930.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7352109466621764710.post-1946646612542399225</id><published>2010-05-09T00:54:00.003+03:00</published><updated>2010-05-31T18:44:02.040+03:00</updated><title type='text'>Ayı Hayvanı</title><content type='html'>&lt;div style="font-family: inherit;"&gt;&lt;i&gt;Coca Cola'nın kutuplarda yaşayan ve aşırı sevimli bir aile yapısı çizen kutup ayıları, Ayı Yogi, Winnie the Pooh denen eşcinsel yaratık, 80'li yıllardan ileriye geçememiş erkeklerin sevgililerine hediye olarak verdikleri peluş ayılar...&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: inherit;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; font-family: inherit; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_FQUYxKy26J0/S-XcqNGpcfI/AAAAAAAAAHI/xmmpr6Vr6tg/s1600/21146.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://1.bp.blogspot.com/_FQUYxKy26J0/S-XcqNGpcfI/AAAAAAAAAHI/xmmpr6Vr6tg/s320/21146.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: inherit;"&gt;Bugün bakarsak; "ayı" kelimesi ya sevimli bir çizgi film veya peluş karakteri ya da toplum içinde nasıl davranılması gerektiğini bilmeyen insanları aşağılamak anlamlarını çağrıştırıyor. Koşmak ve ısırmak dışında bir boka yaramayan aslan, kaplan gibi hayvanları överken; doğanın en 'belalı' canlısını sallamıyoruz bile.&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: inherit;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: inherit;"&gt;Bugün sizlere ayılar hakkında bilinmeyenleri göstermek için bunu yazıyorum. Bir bakın bakalım, o yağ torbası gibi hayvan aslında neler yapabiliyormuş.&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: inherit;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: inherit;"&gt;&lt;br /&gt;Bilimsel sınıflandırmasına girmeyeceğim. Merak edenler Wiki'den detaylı bilgi alabilirler.&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: inherit;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: inherit;"&gt;Günümüzde yaşayan sekiz tane ayı türü var: Boz ayı(Türkiye'deki ayılar bundan), Amerika siyah ayısı, Asya siyah ayısı, Kutup ayısı, Malaya ayısı, tembel ayı, büyük panda ve gözlüklü ayı.&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: inherit;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: inherit;"&gt;Ayılar, sanılanın aksine oldukça hızlı koşarlar. Eğimli ve düz zeminlerde saatte 50 km hıza kadar çıkabilirler. Bu da onlardan koşarak kaçamayacağınız anlamına gelir.&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: inherit;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; font-family: inherit; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_FQUYxKy26J0/S-XcrtEwNcI/AAAAAAAAAHQ/LTSIlUWgT3w/s1600/Anne_Ayi_ve_yavrulari.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="150" src="http://2.bp.blogspot.com/_FQUYxKy26J0/S-XcrtEwNcI/AAAAAAAAAHQ/LTSIlUWgT3w/s200/Anne_Ayi_ve_yavrulari.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: inherit;"&gt;Tilkiden daha kurnaz canlılardır. Arı kovanını taş atarak düşürmek, tuzak kurmak, ağaçtaki bir şeyi düşürmek için ağacı sarsmak gibi davranışları vardır. Yani, ayıdan kaçarken ağaca çıkmanız da pek akıllıca bir çözüm olmayacaktır. Ayrıca ağaca çıkabilen türleri de vardır.&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: inherit;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: inherit;"&gt;Oldukça güçlü bir hayvandır. "Dur iki güreş tutayım" diye yaklaşmanız durumunda tek pençesiyle bedeninizi ikiye ayırabilecek kuvvetle saldırabilir.&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: inherit;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: inherit;"&gt;Oldukça duygusal ve kincidir. Anne ayı, yavrularını korumak için oldukça saldırgan olabilir. Yavrusunu kaçırmaya çalışan insanlarından birini uçurumdan yuvarlayıp, diğeri için geri dönen ve onu da öldüren ayının hikayesi gazetelere çıkmıştı. Ne olursa olsun, yavru ayı görürseniz kaçın. Annesi yakınlarda olabilir.&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: inherit;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: inherit;"&gt;Balina avlayabilen iki canlıdan biridir. (Balina avlayabilen diğer canlı insandır)&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: inherit;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: inherit;"&gt;Penisinde kemik olan tek canlıdır.&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: inherit;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; font-family: inherit; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_FQUYxKy26J0/S-XdKCTKxUI/AAAAAAAAAHY/wKIUiyTR8v0/s1600/ayi.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="146" src="http://2.bp.blogspot.com/_FQUYxKy26J0/S-XdKCTKxUI/AAAAAAAAAHY/wKIUiyTR8v0/s200/ayi.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: inherit;"&gt;Genellikle saldırgan değillerdir ama oldukça meraklıdırlar. Piknik yaparken yanınıza bir ayı yaklaşmışsa, muhtemelen sizin çıkardığınız ses ve kokuları merak edip gelmiştir. Ayılar, doğrudan bir saldırı görmedikçe (yavrusu olan dişi ayılar hariç) insanlara saldırma eğilimi taşımazlar.&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: inherit;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: inherit;"&gt;İyi yüzücülerdir ve suyla araları oldukça iyidir. Göz-kas koordinasyonları iyi gelişmiştir. Akarsuda oldukça iyi somon avı yapabilmektedirler.&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: inherit;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: inherit;"&gt;Ayrıca, eski bir deyiş vardır: “Ormanda çamın bir iğne yaprağı düştüğünde bunu bir kuş görür, bir geyik duyar ve bir ayı koklar."&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: inherit;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: inherit;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: inherit;"&gt;Şimdi soruyorum: Ormanın kralı ayı değilse, kimdir?&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7352109466621764710-1946646612542399225?l=cglrshn.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cglrshn.blogspot.com/feeds/1946646612542399225/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://cglrshn.blogspot.com/2010/05/ay-hayvan.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7352109466621764710/posts/default/1946646612542399225'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7352109466621764710/posts/default/1946646612542399225'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cglrshn.blogspot.com/2010/05/ay-hayvan.html' title='Ayı Hayvanı'/><author><name>Caglar S.</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06308650556968024676</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://bp1.blogger.com/_FQUYxKy26J0/R-MUZwwl73I/AAAAAAAAAAM/TxXpD6GZ0_E/S220/n552483677_196145_1563.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_FQUYxKy26J0/S-XcqNGpcfI/AAAAAAAAAHI/xmmpr6Vr6tg/s72-c/21146.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7352109466621764710.post-6077767219364829410</id><published>2010-04-06T14:21:00.002+03:00</published><updated>2010-05-29T21:35:01.730+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kişisel gelişim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mühendislik'/><title type='text'>Mühendislik ve Kişisel Gelişim Üzerine Yazılar V3</title><content type='html'>Karşılaşacağınız Tablo:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emre:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu çilekeş durum içerisinde işverenin karşısına gittiğinizde size bir officeboydan daha az ücret verebileceğini ve sizin de adamın işlerine yardım edebileceğinizi beyan eder. Vereceği ücret ve sağlayacağı değerleri hiçe alsanız adamın tavrı içinizi incitecektir. İşin en garip ve doğumsuz yanı ise o okuduğunuz %1 C’lu çeliklerin ısıl işlemleri veya türbülanslı akıştaki girdap fonksyonu veya tornada takım açısının işveren tarafından hiç bilinmediğini ve bilinmesine de ihtiyac olmadığını göreceksiniz bir çoğu zaman. İş verenin kültürel toplamını analiz edip sinirden dişlerinizi birbirine vurmanız bile olası.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüm bunlarında dışında hiç gerek olmasa bile ingilizce soranlar mı istersiniz, size gelecekteki getirisi ve götürüsünü bile bilmediğiniz bu işte, iş yeri açmayı düşüneceğinizi soranları mı ya da asgari ücretle saatleri belli olmayan şantiye çalışmaları teklif edenler mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüm bunlara ek olarak hakkını bulan mühendislerin ne konumlarda olduklarını çok çok iyi biliyorum. Ama şu okuldan sonraki süreç bu şekilde... Herkes kendini hazırlasın ve Arçelik, Alarko hayallerini ciddi torpilleri, tanıdıkları yoksa ikinci bir bahara ertelesin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayse:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sen Emre’ye bakma Emrah. Emre hep bardağın boş tarafını görür. Dedikleri doğru tamamen, hiç birşey demiyorum ama Emre' nin bahsettiği yerler genelde doğalgaz firmaları yani sektörün en berbat yerleri! Zaten benden size tavsiye: Doğalgaz sektörüne aç kalırsanız. Tamah edin yoksa iş görüşmesine bile gitmeyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada erkeklerin askerlik sorunu olabilir ama bizim de, yani bayanların da, bayan olma sorunu var. Ben yazın çalıştım bir kaç ay kadar. Taşeron firmanın sahibinin kardeşi size kendi eğitim seviyesine, kültür seviyesine bile bakmadan asılacaktır. işçiler siz emir verirken tabiri caizse sizi sallamayacaktır. Atelyede gezerken size uzaylı gibi bakacaklardır falan filan...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse çalışma hayatı berbat bir hayat ama eğer kendinizi kabullendiririseniz de keyfi bambaşka olacaktır. Tabi bu tecrübe ile olacaktır. Kimse sizi mezun olunca kırmızı halılarla karşılamayacak ne yazık ki... Bu da hayatın bir gerçeği. Okulda bize iş hayatında yapacağımız bazı kurnazlıkları mesela bir kalite kontrol elemanını nasıl kandıracağımızı öğretmiyolar. Onu siz kendiniz öğreniyorsunuz ama okul size işçilerden ve patrondan nasıl farklı düşüneceğinizi öğretiyor... Okulu o kadar da boşa atmayın derim ben. Okulda öğretilen herşeyi iş hayatında kullanacağınızı kimse söylemiyor zaten... Ama kullanmayın da demiyor. “Bu ne böle ben bunu nerde kullanıcam” dediğiniz ne basit şey bazen karşınıza büyük bir sorun olarak çıkabilir. Okulda öğretilenleri nerde kullanacağınızı da sizin kestirmeniz gerekiyor ayrıca.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayat o renklikapaklı cin ali ya da ayşegül'ün günlük maceralarını anlatan kitaplardaki gibi toz pembe değil belki ama siyah da değil o rengi biraz da siz veriyorsunuz hayata. mesela benim hayatım her zaman kurşuniydi çünkü ben hep öle kalması için baya çaba sarfettim hala da öle yani kurşuni. kısacası hayat sizin tualinizdeki renklerden ibaret siz nasıl boyarsanız o rengi alır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Espinado:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ilk işe başladığınızda kesinlikle mühendis kasıntısıyla ortalıkta dolaşmayın. birşeyi bilmiyorsanız bunu söylemekten çekinmeyin. ama ikinci defa sormamak için iyice öğrenin. En başta paraya fazla önem vermeyin ama prestijli bir yerde başlamaya bakın. Biraz deneyim kazandıktan sonra kendinizi satın. İlk deneyiminiz iyi bir yerde olursa önünüz açık olur. Mahalle tesisatçılarında (burdan kasıt tabii ki ufak doğalgazcılar vb.) falan sakın takılmayın. Gidin tezgahtarlık yapın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erkan:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;slm arakadaslar 2005 mezunu olarak karşılatığım sorunlar ve sorunalrın çzöümüne dair bir kaç tavsiyede bulunmak isterim,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;önce kendimden başlayayım neler yaptım mezuniyetten sonra,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2005 haziran da okul bitikten sonra 8-9 ay beyaz eşya sektöründe yanb sanayi olan bir firmada üretim mühendsiliği yaptım çalışan sayısı yaklaşık 40 kişi falandı her sşeye ben koştururdum başımda bana işi öğretecek bir mühendsi bile yoktu ustalar ise feleğin çemberinden geçmiş mühendisi kendisine rakip göecek kadar felaketlerdi. bense toy mühendis bırakın unhv yi, o zamana kadar hiç bir yerde çalışmamış toy bir mühendis işte:)&amp;nbsp; sorumluklarım üretim planlama-üretim-kalite kontrolüydü ki ( şuan çalıştığım yerde bu işler in yapıldığı yerler kendi başına ayrı birer bölüm ve yaklaşık 15 mühendis tarafından yapılıyor) ben bunlar hakkında zerre kadar bilgim yok, öğreten yok zaten onlar da bilmiyo ... neyse burda teknik anlamda hiç bir şey öğrenmeden hep kendimden vererek bir şeyler yapmaya çalıştım... ama burda çalışmamın nednei çalışırken yuksek lisans yapma fikrimdi anca boyle bir yer bana yuksek lisansda okula gitme için iizn verebilirdi ( büyük firmalar daha acımazsız bu konuda) neyse ben yuksek lisansdan başka nedenlerden dolayı vazgectim.. orda 8 ay çalıştım sorna ansızın karar değiştirerek askere gittim. bu iş yerinde tek kazancım çalışma hayatında kimden ne zaman ve nasıl kazık yiyebileğimi deneyimle iyi bir şekilde öğrendim.. sonra askere gittim. geldim 10 gun sonra alman sermayeli üyük bir otomotiv yan sanayisinde üretim mühendisi olarak işe başladım.burda kaynak mühendisi ve yeni projelerdensorumlu mühendis olarak çalışmaktayım. her gun yeni şeyler öğrenmekteyim. kalite sistemi neymiş nasıl yapılır uygulanır üretim nasıl olur planlanır hersey hersey uzun lafın kısası eski işimde 8 ayda öğrendiğimi abartmadan söyleleyim burda 1 haftada öğreniyorum. halen kendimi toy hissediyorum bazı taşlar yeni yeni oturmya başlıyor. zaten en zaman ben piştim oldum sdersen o zaman bitiyorsun ben bunu gordum. ama eski iş yerimde geçirdiğim 8 ay için asla pişman değilim sonucta işe alınırken bu adam 8 ay çalışmış deneyimi var dedi:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şimdi asıl söylemek istedeiklerim şunlar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. kesinlikle yabancı diliniz iyi olmalı. asla kendinizi küçük gormeyin o buyuk şirketlerde klas takılan kişilerin ingilzicelerini gorunce insna hangi organı ile güleceğini şaşırıyor. ama ingilizcenize sahip çıkın ii geliştirin. zaten adamların felsefesi şu özelikle buyuk şirketlerde ; deneyimsiz olman biizm için sorun değil biz sana işi öğretiyoruz ama işi öğrenmen için yabancı dilin olmalı. ama cizilecek en kötü tabloda benim gozumde şudur kişi lisede hazırlık okumuş unv de hazırlık okumuş ama CV sinde hlen ingilizcesini orta seviye oarak gosteremekte eger cdden oyleyse adama gerizekalı gözüyle bakarlar bende öyle bakarım. inan bana size ilk zamanlar isminzile hitap eden insnalar eger ingilizceniz iyi ise ve bunu onlarda gördükten sonra bey diye hiap etemeye başlıyorlar. tecrübe ile sabittir. kıyafetinzie dikkat edein dönem yer kürküm ye devri. burnuzu biraz olsun havada olsun. inan bir şey kaybetmiyornsuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2.&amp;nbsp; soru sorma konusunda en özgür olduğunuz ortam okul sıraları hocaları sıkıştırın soru sorun bunaltın. inanın iş hayatında bunlara kolay kolay cevap alamıyorsnuz. insanlar biliyor ama seninel paylaşmak istemiyrlar ( yabancısı turku hep aynı kendimden biliyom) o yzuden okul sıralarının kıymetini bilin. konuları öğrenirken ders gibi değil de açaba çalışma hayatında ben bu yöntemi kullanarak üretm vb yapmaya kalkışsam nerden başlarım ne gibi ekipmana hangi özellikli ekipmana ihtiyacım olur gibi kafanzıda kurgular kurun&amp;nbsp; zaten o zaman sormak istedeikeriniz akılınıza geliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. iş hayatında hiç bir şeye bu sistem sorunsuz mükemmel&amp;nbsp; çalışıyor zaten benden öncekiler bunu düşünmüştür gibi ön yargılar ile yaklaşmayın. soonucta onu yapan da senin gibi insan ve iş hayatında öyle hatalar yapılıyor ki isanın inanası gelmiyor. herseye şüpheli yaklaşık bir yanlışlık olabileceği ve onuda kimsenin şimdiye kadar farkedemeyebileceğini aklınzıdan çıkarmayın. unutmayın sanayi körlüğü denen bir kavram vardır iş hayatında.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4. iş hayatında karşılaştığınız herseye bilimsel yaklaşın klasik usta mantığı ile yaklaşmayın. hesap kitap adamı olun köküne kadar inin tekniği ezberlmeyein mantığını anlayın ki geliştirebilesiniz. asla teknisyen veya operastorler gibi işin operasyon kısmına fazla vakit harcamayın . bir makineyi veyaz tezgahı nasıl çalıştırılacagını hangi düğmeye basınca çalıştığını bilmenizi sizden kimse istemez ama o tezgahın çalışma mantıgının nasıl oldugunu bilmenizi ister.siz operatör değilsiniz mühendisiniz unutmayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5. her zaman not alın hafızanıza guvenmeyin . iş hayatına ilk girdiğinizde salak gibi olacaksınzı 1s aniye önce sana soylenen veya kendisniizn söyledeiği şeyi unutacaksnız. kimsenin dediğine dogrudur diye inanmayın gözünüzle görün emin olun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emre:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son durum&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başlık : İK cıların salaklığı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İş görüşmelerine gidersiniz ki işe kabul edilebilesiniz.Karşınızda ünv yıllarında beyenmediğiniz küçük gördüğünüz gerçektende siz akışkanlar mekaniği ya da döküm tekniği ile uğraşırken o mekan senin bu mekan benim diye dolaşan ün yıllarını ünv yılları olarak değerlendiren bir tip çıkar.Hoşgeldiniz der.Siz anlatyın ben dinlerim genel kelamıdır onların.Sizi dinler.Belki sizi işe beyenmez ama o salak insan profili bu durumda bile ilgili birimin şefini müdürünü her neyse işte birincil yöneticisini karşınıza çağırır ve görüştürür.Dil bilmem dersiniz sizi gene de görüşmeye çağırır.Zatan o salak dediğim şahıs teknik hiç bir bilgisi olmadığından size teknik bişiler de soramaz ne bildiğinize dair.Ama ahkam kesmeyi hava basmayı da ihmal edemez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sortie:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;9 yıldır makina tasarım müh.ü olarak imalat sektöründeyim ve 2. işyerindeyim bu güne kadar bana öğretilenlerden hiçbir zaman vazgeçmedim. bildiklerim uğruna çok insanla tartıştım kavga ettim. sizde bildikleriniz için mücadele edin ve bilimsel dayanaklarınız olsun. orta ölçekli bir firmadaysanız usta başına dikkat edin tecrübesiyle size baskı kurmaya çalışır. 30 yıldır aynı parçayı imal eder ve sana, daha önce ona sorulmuş ve onunda zamanında bilemediği bir soru sorar. tek yapmanız gereken ezberlemek zorunda değilim dökümanlara bakıp net cevap veririm demenizdir. sonuçta siz coğrafya yada tarih öğretmeni değilsiniz. seneler içindeki gelişmelerden mümkün olduğunca faydalanın. onlarla fazla samimi olmayın ve hakettiğinden fazla ilgi göstermeyin. unutmayın rızkı allah verir sadece firma değişir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;http://kumpas.org/v3/karsilasacaginiz-tablo-t1701.0.html&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İmla ve anlam karmaşaları var. Yazılanlara, yazarlarına saygızıslık olmasın diye düzenleme yapmadım. (Çağlar Ş.)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7352109466621764710-6077767219364829410?l=cglrshn.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cglrshn.blogspot.com/feeds/6077767219364829410/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://cglrshn.blogspot.com/2010/04/muhendislik-ve-kisisel-gelisim-uzerine_6429.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7352109466621764710/posts/default/6077767219364829410'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7352109466621764710/posts/default/6077767219364829410'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cglrshn.blogspot.com/2010/04/muhendislik-ve-kisisel-gelisim-uzerine_6429.html' title='Mühendislik ve Kişisel Gelişim Üzerine Yazılar V3'/><author><name>Caglar S.</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06308650556968024676</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://bp1.blogger.com/_FQUYxKy26J0/R-MUZwwl73I/AAAAAAAAAAM/TxXpD6GZ0_E/S220/n552483677_196145_1563.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7352109466621764710.post-4745838722705099733</id><published>2010-04-06T14:09:00.000+03:00</published><updated>2010-04-06T14:09:09.215+03:00</updated><title type='text'>Mühendislik ve Kişisel Gelişim Üzerine Yazılar V2</title><content type='html'>&lt;meta content="text/html; charset=utf-8" http-equiv="Content-Type"&gt;&lt;/meta&gt;&lt;meta content="Word.Document" name="ProgId"&gt;&lt;/meta&gt;&lt;meta content="Microsoft Word 12" name="Generator"&gt;&lt;/meta&gt;&lt;meta content="Microsoft Word 12" name="Originator"&gt;&lt;/meta&gt;&lt;link href="file:///C:%5CDOCUME%7E1%5CCaglar%5CLOCALS%7E1%5CTemp%5Cmsohtmlclip1%5C01%5Cclip_filelist.xml" rel="File-List"&gt;&lt;/link&gt;&lt;link href="file:///C:%5CDOCUME%7E1%5CCaglar%5CLOCALS%7E1%5CTemp%5Cmsohtmlclip1%5C01%5Cclip_themedata.thmx" rel="themeData"&gt;&lt;/link&gt;&lt;link href="file:///C:%5CDOCUME%7E1%5CCaglar%5CLOCALS%7E1%5CTemp%5Cmsohtmlclip1%5C01%5Cclip_colorschememapping.xml" rel="colorSchemeMapping"&gt;&lt;/link&gt;&lt;style&gt;&lt;!-- /* Font Definitions */ @font-face	{font-family:"Cambria Math";	panose-1:2 4 5 3 5 4 6 3 2 4;	mso-font-charset:1;	mso-generic-font-family:roman;	mso-font-format:other;	mso-font-pitch:variable;	mso-font-signature:0 0 0 0 0 0;}@font-face	{font-family:Calibri;	panose-1:2 15 5 2 2 2 4 3 2 4;	mso-font-charset:162;	mso-generic-font-family:swiss;	mso-font-pitch:variable;	mso-font-signature:-1610611985 1073750139 0 0 159 0;} /* Style Definitions */ p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal	{mso-style-unhide:no;	mso-style-qformat:yes;	mso-style-parent:"";	margin-top:0cm;	margin-right:0cm;	margin-bottom:10.0pt;	margin-left:0cm;	line-height:115%;	mso-pagination:widow-orphan;	font-size:11.0pt;	font-family:"Calibri","sans-serif";	mso-ascii-font-family:Calibri;	mso-ascii-theme-font:minor-latin;	mso-fareast-font-family:Calibri;	mso-fareast-theme-font:minor-latin;	mso-hansi-font-family:Calibri;	mso-hansi-theme-font:minor-latin;	mso-bidi-font-family:"Times New Roman";	mso-bidi-theme-font:minor-bidi;	mso-fareast-language:EN-US;}.MsoChpDefault	{mso-style-type:export-only;	mso-default-props:yes;	mso-ascii-font-family:Calibri;	mso-ascii-theme-font:minor-latin;	mso-fareast-font-family:Calibri;	mso-fareast-theme-font:minor-latin;	mso-hansi-font-family:Calibri;	mso-hansi-theme-font:minor-latin;	mso-bidi-font-family:"Times New Roman";	mso-bidi-theme-font:minor-bidi;	mso-fareast-language:EN-US;}.MsoPapDefault	{mso-style-type:export-only;	margin-bottom:10.0pt;	line-height:115%;}@page Section1	{size:612.0pt 792.0pt;	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt;	mso-header-margin:35.4pt;	mso-footer-margin:35.4pt;	mso-paper-source:0;}div.Section1	{page:Section1;}--&gt;&lt;/style&gt;  &lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;İŞE ALIMA DAİR İPUÇLARI&lt;/b&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;u&gt;Şirketler işe alımlarda hangi niteliklere önem veriyorlar?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/u&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Zaman zaman moda olan kelimeler, zaman zaman moda olan yetkinlikler var ama bana sorarsanız farkı yaratan insanlar. Hakikaten farkı insanlar yaratıyor. Bakıyorsunuz, aynı okulda okuyup aynı eğitimleri almışlar hatta aynı sosyal etkinliklerde bulunmuşlar. Ama birbirlerinden o kadar farklı insanlar ki. Şirketler sürekli takım çalışması, ekip ruhu gibi özellikleri aradıklarını söylerler. Bence hepsinden önce işini severek yapacak olan insanı arıyorlar. Onun için takım çalışması, ekip ruhu gibi özellikler ikinci sırada geliyor. İş yapmak istiyorsanız, çalışmaktan zevk alıyorsanız, yaptığınız işin ucundan tutmak yerine tamamına sahip çıkıp o sorumluluğu alıyorsanız, iş verenin ilk sırada aradığı özelliklere sahipsiniz demektir. Bir de işverenlerin sürekli tekrar ettiği takım çalışması deyimi var. Takım çalışması denilerek aslında aranılan, çalışanın huysuzluk etmemesi, arkadaşının ayağını kaydırmaya çalışmaması, onun başarısızlığından beslenmemesi, basit ayak oyunlarına yeltenmemesi gibi özellikler. İşe alımlarda kullanılan başka bir ünlü deyim de “lider olma”. Şirketlerin lider insan arıyoruz derken aradıkları özellik inisiyatif sahibi olma. Tabii ki bir şirkette 30 tane lider olmayacak, her şirkette bir genel müdüre yer var. Burada liderliğin altında yatan anlam inisiyatif alma. Aranılan özelliklerden bir tanesi de farklılık yaratmak. Burada sizi örnek vermek istiyorum. Sizler, bu röportajı benimle telefonda da, mail yoluyla da yapabilirdiniz. Ama buraya gelip profesyonel bir şekilde benimle roportaj yaptınız. İşte bu sizin elinizde. Burada fark yaratıyorsunuz. Aynı şekilde röportajın olucağı tarihte Elvan Hanım sınavının olacağını duyunca beni arayıp “Erteleyebilir miyiz, yoksa 1 saat kadar gecikebiliri” diye rica etti. Elvan Hanım bunu bana söylemeyebilirdi de. Ben onu 14.00’te beklerken 15.00’te gelip “Bir mazeretim var da... Trafik sıkıştı da...” gibi cümlelerle durumu kurtarmaya çalışabilirdi. Elvan Hanım ise çok dürüst bir şekilde yaklaşıp “Benim imtihanım koyuldu o güne, röportajı erteleyebilir miyiz?” diye sordu. Budur farkı yaratan, anlatabiliyor muyum? Dürüst olacaksınız. Yoksa hiç bir şirkette, kurumda mutlu olamazsınız.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;u&gt;Mülakat dediğimiz, yaklaşık 45 dakikalık oldukça kısa bir konuşma. Bu kadar kısa sürede bir insanı nasıl tanıyosunuz?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/u&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Öncelikle adaylara potansiyel suçlu gibi davranmamak lazım. Niye bu okulda okudun, doğru mu okudun vb. sorularla onları sıkmamak gerekiyor. Onların beyanları, cv’lerine yazdıkları bizim tarafımızdan doğru kabul ediliyor. Mülakattan sonra bu bilgilerin doğruluğunu biz araştırıyoruz. Eğer bu bilgilerden birinin yanlış olduğu öğrenilirse işte o zaman, o aday bizim için hemen eleniyor. Örneğin bir okulu bitirmemiş ise, orayı ‘bitirdim’ yazamaz. Demek istediğim, ‘devam ediyorum’ veya ‘ayrıldım’ yazmalı. Biz ne yöneticiler biliyoruz yazdıkları okullardan mezun olmayan. “Bu okuldan mezunum” diyor. Eminim yazarken de bizim o okulla anlaşmamız olduğunu bilmiyor. Araştırmak için okula isim veriyoruz. “Evet, bu kişi benim mezunum” cevabı verildiği gibi “Hiç böyle birisini tanımıyorum” cevabını da duyabiliyoruz. Bir çok yöneticide biz bunu yaşadık. Evet, belki okyanusun içinde çok küçük bir damla ama çok önemli bir damla.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;u&gt;Not ortalaması sizce ne kadar önemli?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/u&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;İşletme ve iktisat için %50 civarında önemli. Ağırlıklı bir önemi yok, ancak iyi bir talebe demek işini seven, gideceği yeri bilen bir talebe demek. Mühendisliklerde bu nokta daha önemli. Bize göre ucundan geçmiş birisi çalışmak istemiyor demektir. Düşünsenize, ben çalışmaya istekli olmayan birine nasıl binamı, elektrik tesisatımı teslim ederim. Mühendis olacaksan notların olabildiği kadar iyi olmalı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;u&gt;Master sizce ne kadar önemli? Öğrenciler arasında İşletme ve Ekonomi okuyanların mezun olur olmaz değil de iş hayatına atıldıktan sonra master yapmaları gerektiği görüşü yaygınlaşıyor. Siz ne düşünüyorsunuz?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/u&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Doğru, ben de aynı görüşteyim. Akademisyen olmayacaksınız master, doktora o kadar şart değil. Ama işletme okumuyorsanız ve yönetici olmak istiyorsanız mutlaka işletme master’ı yapmanız lazım. İşletme-finans bilmeden yöneticiliğe soyunmanız söz konusu değil. Son yıllarda genelde iş hayatına atılıp çalışmak istemeyenler, biraz hayata karşı korkak davrananlar. Kolay paraya alışmış insanlar master ya da doktoraya başvuruyorlar. Biraz önce de belirttiğim gibi özellikle işletme okuyorsanız master’a bence hiç ihtiyacınız yok. Bir an önce git, çalış; eğer karşına yurtdışında eğitim şansı çıkarsa o zaman master yaparsın. Bazen işe alımlarda da bu arkadaşlarla sorunlar yaşıyoruz. Adaylarımız, “Master’lıyım, doktoralıyım bu mu benim çalışacağım pozisyon, bu parayla mı çalışacağım?” gibi sorular sorabiliyorlar. Halbuki onlar gibi binlerce insanın olduğunu bilmiyorlar. Burada farkı yaratan ne master ne doktora, bence adaylarda farkı yaratan onların “Ben çalışmak istiyorum, ben bu işi yapmak istiyorum” demesi.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;u&gt;Sizce İngilizce dışında iş hayatında hangi yabancı diller geçerli?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/u&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Bana göre günümüzde en geçerli diller İspanyolca, Rusça ve Çince. Almanca ise okuduğunuz bölüme bağlı. Dünyanın ikinci dili artık İspanyolca. Amerika’da bile ders olarak okutulmak zorunda.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;u&gt;Ders dışı aktiviteler sizce işe alımlarda ne kadar rol oynuyor?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/u&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Çok önemli, çok önemli, çok önemli. Bence küçüklükten itibaren network oluşturmaya başlayın. Hatta ben şunu öneriyorum: Bir küçük defter alıp her gün yeni tanıştığınız insanların adını, soyadını yazın, kartını koyun. Orada sizin network dosyanız oluşsun. İleride network’ler çok önem kazanacak, sizin zenginliğiniz network’ünüzün zenginliğiyle ölçülecek. Bu çok önemli. Sosyal aktivitelerde de önemli olan nokta paylaşma, bir ortak amaca hizmet, bana sorarsanız. Sosyal aktivite olarak neye ilgi duyuyorsanız duyun; ama çalışmanız, birlikte olmanız şart. Biz başvuruları değerlendirirken eğer hiçbir sosyal aktivitesi yoksa “Bu adam nedir böyle bu devirde?” diye düşünüyoruz.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;u&gt;Peki, mezun olunan üniversite ne kadar önemli?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/u&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;O tip düşünceler çok geride kaldı. Tabii ki yine de prestijli bir üniversiteden mezun olmak, başvurular değerlendirilirken bir kenara atmayıp, okuyarak devam etmenizi sağlıyor. İşveren işi yapacak, donanımlı insan arıyor ve biz de bazı üniversitelerin hiç iyi olmadığını biliyoruz. Karşılaştığımız başka bir durum da, işverenin ben üniversite tercihi yapmıyorum dedikten sonra ardından “Sizin de bildiğiniz bazı üniversiteler var, oradan çok farklı biri olmadıkça bizimle tanıştırmayın.” diye eklemesi.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;u&gt;Geçerli staj süresi ne olmalı sizce?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/u&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;6 aydan az süren stajlar hiçbir anlam ifade etmiyor. Eğer öğrenci stajını 6 ay kadar yapmışsa, bu bir şey yapmaya gayret ettiğini gösteriyor. Eğer staj 6 aydan fazlaysa; 1 yıla, 1,5 yıla gelmişse, bu bir şirkette bir şeyler yapıldığını gösteriyor. Ama 2-3 ay süren stajların bence yazılmaması lazım. CV’nize kulüp aktivitelerinizi, sosyal aktivitelerinizi yazmanız daha anlamlı bu durumda. Notlarınız da fena değil ise, yeter de artar bile.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;u&gt;İlerleyen günlerde sizce hangi sektörler yoğun talep alacak?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/u&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Teknolojiyle ilgili her şey patlayacak. Yabancı dilin önemini sormuştunuz, dilin yanı sıra bilgisayar bilgisi çok önemli, bütün programları biliyor olmanız gerekiyor. Moda sektöründe çalışmak istiyorsanız moda tasarımcısının yine bilgisayar bilmesi gerekiyor. Hangi sektör olursa olsun teknolojiyi bilmeyen artık iş bulamayacak. Sağlık sektöründe patlama olacak, burada üzerinde durduğum nokta healthcare sektörü, doktorluk değil. Healthcare sektörü çok genişleyecek, orada çalışacak çok fazla elemana ihtiyaç duyulacak. Her sektörde kalifiye, ara eleman ihtiyacı çok fazla ve bu artarak devam edecek. Üst kademeye yöneticileri, alt kademeye de yeni mezun iyi öğrencileri alıyorsunuz. Ancak arada çalışacak, işi yapacak eleman eksik kalıyor. Amerika’da bile kalifiye orta eleman sıkıntısı var. Genetik ve enerji sektörü de çok iyi gidiyor. Perakende, hızlı tüketim malları gibi sektörlerin hızına ise artık yetişilmiyor. Robotlarla ilgili sektörler de ön planda son günlerde.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;(Link: &lt;meta content="text/html; charset=utf-8" http-equiv="Content-Type"&gt;&lt;/meta&gt;&lt;meta content="Word.Document" name="ProgId"&gt;&lt;/meta&gt;&lt;meta content="Microsoft Word 12" name="Generator"&gt;&lt;/meta&gt;&lt;meta content="Microsoft Word 12" name="Originator"&gt;&lt;/meta&gt;&lt;link href="file:///C:%5CDOCUME%7E1%5CCaglar%5CLOCALS%7E1%5CTemp%5Cmsohtmlclip1%5C01%5Cclip_filelist.xml" rel="File-List"&gt;&lt;/link&gt;&lt;link href="file:///C:%5CDOCUME%7E1%5CCaglar%5CLOCALS%7E1%5CTemp%5Cmsohtmlclip1%5C01%5Cclip_themedata.thmx" rel="themeData"&gt;&lt;/link&gt;&lt;link href="file:///C:%5CDOCUME%7E1%5CCaglar%5CLOCALS%7E1%5CTemp%5Cmsohtmlclip1%5C01%5Cclip_colorschememapping.xml" rel="colorSchemeMapping"&gt;&lt;/link&gt;&lt;style&gt;&lt;!-- /* Font Definitions */ @font-face	{font-family:"Cambria Math";	panose-1:2 4 5 3 5 4 6 3 2 4;	mso-font-charset:1;	mso-generic-font-family:roman;	mso-font-format:other;	mso-font-pitch:variable;	mso-font-signature:0 0 0 0 0 0;}@font-face	{font-family:Calibri;	panose-1:2 15 5 2 2 2 4 3 2 4;	mso-font-charset:162;	mso-generic-font-family:swiss;	mso-font-pitch:variable;	mso-font-signature:-1610611985 1073750139 0 0 159 0;} /* Style Definitions */ p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal	{mso-style-unhide:no;	mso-style-qformat:yes;	mso-style-parent:"";	margin-top:0cm;	margin-right:0cm;	margin-bottom:10.0pt;	margin-left:0cm;	line-height:115%;	mso-pagination:widow-orphan;	font-size:11.0pt;	font-family:"Calibri","sans-serif";	mso-ascii-font-family:Calibri;	mso-ascii-theme-font:minor-latin;	mso-fareast-font-family:Calibri;	mso-fareast-theme-font:minor-latin;	mso-hansi-font-family:Calibri;	mso-hansi-theme-font:minor-latin;	mso-bidi-font-family:"Times New Roman";	mso-bidi-theme-font:minor-bidi;	mso-fareast-language:EN-US;}.MsoChpDefault	{mso-style-type:export-only;	mso-default-props:yes;	mso-ascii-font-family:Calibri;	mso-ascii-theme-font:minor-latin;	mso-fareast-font-family:Calibri;	mso-fareast-theme-font:minor-latin;	mso-hansi-font-family:Calibri;	mso-hansi-theme-font:minor-latin;	mso-bidi-font-family:"Times New Roman";	mso-bidi-theme-font:minor-bidi;	mso-fareast-language:EN-US;}.MsoPapDefault	{mso-style-type:export-only;	margin-bottom:10.0pt;	line-height:115%;}@page Section1	{size:612.0pt 792.0pt;	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt;	mso-header-margin:35.4pt;	mso-footer-margin:35.4pt;	mso-paper-source:0;}div.Section1	{page:Section1;}--&gt;&lt;/style&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Calibri&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 11pt; line-height: 115%;"&gt;http://kumpas.org/v3/insan-kaynaklari-yoneticilerinden-oneriler-t2060.0.html)&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7352109466621764710-4745838722705099733?l=cglrshn.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cglrshn.blogspot.com/feeds/4745838722705099733/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://cglrshn.blogspot.com/2010/04/muhendislik-ve-kisisel-gelisim-uzerine_06.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7352109466621764710/posts/default/4745838722705099733'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7352109466621764710/posts/default/4745838722705099733'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cglrshn.blogspot.com/2010/04/muhendislik-ve-kisisel-gelisim-uzerine_06.html' title='Mühendislik ve Kişisel Gelişim Üzerine Yazılar V2'/><author><name>Caglar S.</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06308650556968024676</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://bp1.blogger.com/_FQUYxKy26J0/R-MUZwwl73I/AAAAAAAAAAM/TxXpD6GZ0_E/S220/n552483677_196145_1563.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7352109466621764710.post-7478838395975066789</id><published>2010-04-06T14:06:00.000+03:00</published><updated>2010-04-06T14:06:41.719+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kişisel gelişim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='staj'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mühendislik'/><title type='text'>Mühendislik ve Kişisel Gelişim Üzerine Yazılar V1</title><content type='html'>Arada bir internette denk geldiğim oldukça güzel yazılar oluyor. Bazıları tamamen mühendislik konuları ile alakalı teknik yazılar, bazıları ise mülakat, CV, özel sektör tecrübeleri gibi daha çok kişisel gelişim ve deneyimlerle ilgili konular. Beğendiğim sitelerden aldığım yazıları burada paylaşacağım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk konu: &lt;meta content="text/html; charset=utf-8" http-equiv="Content-Type"&gt;&lt;/meta&gt;&lt;meta content="Word.Document" name="ProgId"&gt;&lt;/meta&gt;&lt;meta content="Microsoft Word 12" name="Generator"&gt;&lt;/meta&gt;&lt;meta content="Microsoft Word 12" name="Originator"&gt;&lt;/meta&gt;&lt;link href="file:///C:%5CDOCUME%7E1%5CCaglar%5CLOCALS%7E1%5CTemp%5Cmsohtmlclip1%5C01%5Cclip_filelist.xml" rel="File-List"&gt;&lt;/link&gt;&lt;link href="file:///C:%5CDOCUME%7E1%5CCaglar%5CLOCALS%7E1%5CTemp%5Cmsohtmlclip1%5C01%5Cclip_themedata.thmx" rel="themeData"&gt;&lt;/link&gt;&lt;link href="file:///C:%5CDOCUME%7E1%5CCaglar%5CLOCALS%7E1%5CTemp%5Cmsohtmlclip1%5C01%5Cclip_colorschememapping.xml" rel="colorSchemeMapping"&gt;&lt;/link&gt;&lt;style&gt;&lt;!-- /* Font Definitions */ @font-face	{font-family:"Cambria Math";	panose-1:2 4 5 3 5 4 6 3 2 4;	mso-font-charset:1;	mso-generic-font-family:roman;	mso-font-format:other;	mso-font-pitch:variable;	mso-font-signature:0 0 0 0 0 0;}@font-face	{font-family:Calibri;	panose-1:2 15 5 2 2 2 4 3 2 4;	mso-font-charset:162;	mso-generic-font-family:swiss;	mso-font-pitch:variable;	mso-font-signature:-1610611985 1073750139 0 0 159 0;} /* Style Definitions */ p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal	{mso-style-unhide:no;	mso-style-qformat:yes;	mso-style-parent:"";	margin-top:0cm;	margin-right:0cm;	margin-bottom:10.0pt;	margin-left:0cm;	line-height:115%;	mso-pagination:widow-orphan;	font-size:11.0pt;	font-family:"Calibri","sans-serif";	mso-ascii-font-family:Calibri;	mso-ascii-theme-font:minor-latin;	mso-fareast-font-family:Calibri;	mso-fareast-theme-font:minor-latin;	mso-hansi-font-family:Calibri;	mso-hansi-theme-font:minor-latin;	mso-bidi-font-family:"Times New Roman";	mso-bidi-theme-font:minor-bidi;	mso-fareast-language:EN-US;}.MsoChpDefault	{mso-style-type:export-only;	mso-default-props:yes;	mso-ascii-font-family:Calibri;	mso-ascii-theme-font:minor-latin;	mso-fareast-font-family:Calibri;	mso-fareast-theme-font:minor-latin;	mso-hansi-font-family:Calibri;	mso-hansi-theme-font:minor-latin;	mso-bidi-font-family:"Times New Roman";	mso-bidi-theme-font:minor-bidi;	mso-fareast-language:EN-US;}.MsoPapDefault	{mso-style-type:export-only;	margin-bottom:10.0pt;	line-height:115%;}@page Section1	{size:612.0pt 792.0pt;	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt;	mso-header-margin:35.4pt;	mso-footer-margin:35.4pt;	mso-paper-source:0;}div.Section1	{page:Section1;}--&gt;&lt;/style&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Calibri&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 11pt; line-height: 115%;"&gt;İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİCİLERİNDEN ÖNERİLER&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;(Orjinal link: &lt;meta content="text/html; charset=utf-8" http-equiv="Content-Type"&gt;&lt;/meta&gt;&lt;meta content="Word.Document" name="ProgId"&gt;&lt;/meta&gt;&lt;meta content="Microsoft Word 12" name="Generator"&gt;&lt;/meta&gt;&lt;meta content="Microsoft Word 12" name="Originator"&gt;&lt;/meta&gt;&lt;link href="file:///C:%5CDOCUME%7E1%5CCaglar%5CLOCALS%7E1%5CTemp%5Cmsohtmlclip1%5C01%5Cclip_filelist.xml" rel="File-List"&gt;&lt;/link&gt;&lt;link href="file:///C:%5CDOCUME%7E1%5CCaglar%5CLOCALS%7E1%5CTemp%5Cmsohtmlclip1%5C01%5Cclip_themedata.thmx" rel="themeData"&gt;&lt;/link&gt;&lt;link href="file:///C:%5CDOCUME%7E1%5CCaglar%5CLOCALS%7E1%5CTemp%5Cmsohtmlclip1%5C01%5Cclip_colorschememapping.xml" rel="colorSchemeMapping"&gt;&lt;/link&gt;&lt;style&gt;&lt;!-- /* Font Definitions */ @font-face	{font-family:"Cambria Math";	panose-1:2 4 5 3 5 4 6 3 2 4;	mso-font-charset:1;	mso-generic-font-family:roman;	mso-font-format:other;	mso-font-pitch:variable;	mso-font-signature:0 0 0 0 0 0;}@font-face	{font-family:Calibri;	panose-1:2 15 5 2 2 2 4 3 2 4;	mso-font-charset:162;	mso-generic-font-family:swiss;	mso-font-pitch:variable;	mso-font-signature:-1610611985 1073750139 0 0 159 0;} /* Style Definitions */ p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal	{mso-style-unhide:no;	mso-style-qformat:yes;	mso-style-parent:"";	margin-top:0cm;	margin-right:0cm;	margin-bottom:10.0pt;	margin-left:0cm;	line-height:115%;	mso-pagination:widow-orphan;	font-size:11.0pt;	font-family:"Calibri","sans-serif";	mso-ascii-font-family:Calibri;	mso-ascii-theme-font:minor-latin;	mso-fareast-font-family:Calibri;	mso-fareast-theme-font:minor-latin;	mso-hansi-font-family:Calibri;	mso-hansi-theme-font:minor-latin;	mso-bidi-font-family:"Times New Roman";	mso-bidi-theme-font:minor-bidi;	mso-fareast-language:EN-US;}.MsoChpDefault	{mso-style-type:export-only;	mso-default-props:yes;	mso-ascii-font-family:Calibri;	mso-ascii-theme-font:minor-latin;	mso-fareast-font-family:Calibri;	mso-fareast-theme-font:minor-latin;	mso-hansi-font-family:Calibri;	mso-hansi-theme-font:minor-latin;	mso-bidi-font-family:"Times New Roman";	mso-bidi-theme-font:minor-bidi;	mso-fareast-language:EN-US;}.MsoPapDefault	{mso-style-type:export-only;	margin-bottom:10.0pt;	line-height:115%;}@page Section1	{size:612.0pt 792.0pt;	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt;	mso-header-margin:35.4pt;	mso-footer-margin:35.4pt;	mso-paper-source:0;}div.Section1	{page:Section1;}--&gt;&lt;/style&gt;http://kumpas.org/v3/insan-kaynaklari-yoneticilerinden-oneriler-t2060.0.html&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;meta content="text/html; charset=utf-8" http-equiv="Content-Type"&gt;&lt;/meta&gt;&lt;meta content="Word.Document" name="ProgId"&gt;&lt;/meta&gt;&lt;meta content="Microsoft Word 12" name="Generator"&gt;&lt;/meta&gt;&lt;meta content="Microsoft Word 12" name="Originator"&gt;&lt;/meta&gt;&lt;link href="file:///C:%5CDOCUME%7E1%5CCaglar%5CLOCALS%7E1%5CTemp%5Cmsohtmlclip1%5C01%5Cclip_filelist.xml" rel="File-List"&gt;&lt;/link&gt;&lt;link href="file:///C:%5CDOCUME%7E1%5CCaglar%5CLOCALS%7E1%5CTemp%5Cmsohtmlclip1%5C01%5Cclip_themedata.thmx" rel="themeData"&gt;&lt;/link&gt;&lt;link href="file:///C:%5CDOCUME%7E1%5CCaglar%5CLOCALS%7E1%5CTemp%5Cmsohtmlclip1%5C01%5Cclip_colorschememapping.xml" rel="colorSchemeMapping"&gt;&lt;/link&gt;&lt;style&gt;&lt;!-- /* Font Definitions */ @font-face	{font-family:"Cambria Math";	panose-1:2 4 5 3 5 4 6 3 2 4;	mso-font-charset:1;	mso-generic-font-family:roman;	mso-font-format:other;	mso-font-pitch:variable;	mso-font-signature:0 0 0 0 0 0;}@font-face	{font-family:Calibri;	panose-1:2 15 5 2 2 2 4 3 2 4;	mso-font-charset:162;	mso-generic-font-family:swiss;	mso-font-pitch:variable;	mso-font-signature:-1610611985 1073750139 0 0 159 0;} /* Style Definitions */ p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal	{mso-style-unhide:no;	mso-style-qformat:yes;	mso-style-parent:"";	margin-top:0cm;	margin-right:0cm;	margin-bottom:10.0pt;	margin-left:0cm;	line-height:115%;	mso-pagination:widow-orphan;	font-size:11.0pt;	font-family:"Calibri","sans-serif";	mso-ascii-font-family:Calibri;	mso-ascii-theme-font:minor-latin;	mso-fareast-font-family:Calibri;	mso-fareast-theme-font:minor-latin;	mso-hansi-font-family:Calibri;	mso-hansi-theme-font:minor-latin;	mso-bidi-font-family:"Times New Roman";	mso-bidi-theme-font:minor-bidi;	mso-fareast-language:EN-US;}.MsoChpDefault	{mso-style-type:export-only;	mso-default-props:yes;	mso-ascii-font-family:Calibri;	mso-ascii-theme-font:minor-latin;	mso-fareast-font-family:Calibri;	mso-fareast-theme-font:minor-latin;	mso-hansi-font-family:Calibri;	mso-hansi-theme-font:minor-latin;	mso-bidi-font-family:"Times New Roman";	mso-bidi-theme-font:minor-bidi;	mso-fareast-language:EN-US;}.MsoPapDefault	{mso-style-type:export-only;	margin-bottom:10.0pt;	line-height:115%;}@page Section1	{size:612.0pt 792.0pt;	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt;	mso-header-margin:35.4pt;	mso-footer-margin:35.4pt;	mso-paper-source:0;}div.Section1	{page:Section1;}--&gt;&lt;/style&gt;  &lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;PriceWaterhouseCoopers'tan İnsan Kaynakları Yöneticisi Sinem Tuncay, Pfizer'den İnsan Kaynakları Yöneticisi Hande Akyol ve Procter &amp;amp; Gamble'dan İnsan Kaynakları Yöneticisi Selçuk Eroğlu sorularımızı yanıtladı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;u&gt;Alım yaparken adayın geçmiş yıllardaki stajları önemseniyor mu? Büyük şirketlerde staj yapmış olmak bir avantaj mı?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/u&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;Hande AKYOL&lt;/b&gt;: Bizim için nerede staj yapılmış olduğu bir kriter değil. Staj yapmamış bir kişiyi almayalım diye bir düşüncemiz yok. Stajlara eleme amacıyla bakılmaz. Benim öğrencilere tavsiyem, kendiniz için staj yapın. Böylece farklı şirketler görüp kıyaslama yapabilirsiniz. Ama orada çok şey öğreneceğinizden, artık bu işi öğrenmiş olacağınızdan değil. Çünkü ne olursa olsun 1 aylık bir stajla işi çok fazla yapıyor olmayacaksınız. Sadece genel olarak konsepti öğrenip şirketi tanıyacaksınız. 2-3 ayrı şirkette staj yaparsanız şirketleri kıyaslama şansınız olacaktır. Öbür türlü sadece dışarıdan bileceksiniz, halbuki şirketin içine girmek çok farklıdır. Girip onları görmek açısından staj önemli. Sizler için önemli, bizim için sorarsanız, bu şirkette staj yapmış, o zaman alalım diye bakmıyoruz.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;Sinem TUNCAY:&lt;/b&gt; Stajları tecrübe kazanmaktan ziyade, kişinin ya da öğrencinin ne istediğini anlamak için, kendi için yaptığı bir yatırım diye düşünebilirsiniz. Aynı zamanda da iş hayatını görmüş olursunuz.En çok kişinin hangi alanı sevdiği ve hangi yönde ilerlemek istediğini görmesi açısından önemli.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;u&gt;Stajların büyük şirketlerde yapılmış olmasının önemi var mı?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/u&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;Sinem TUNCAY:&lt;/b&gt; Büyük-orta ölçekli şirketlerle küçük şirketlerin yönetim-iş yapış şekilleri birbirinden farklılık gösteriyor. Ama ilk etapta öyle bir ayrım yapılmayabilir. Önemli olan bir firmanın bünyesinde yönetimin, işleyişin nasıl olduğunu görmek. Büyüklüğün ilk etapta çok büyük bir önemi yok. Önemli olan çalışma hayatını ve iş alanlarını görmek.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;u&gt;Master yapmış adaylara öncelik tanınıyor mu?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/u&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;Hande AKYOL: &lt;/b&gt;Bizim için master, insana vizyon katan bir şey. Ama biz ilk başvurularda kişi kesinlikle master yapmış olsun diye bakmıyoruz. Benim şahsi fikrim, master özellikle biraz çalıştıktan sonra yapılırsa daha faydalı olur. Çünkü o zaman insan ne konuda master yapacağını, nelere ihtiyacı olduğunu daha iyi biliyor ve yaşadıklarını akademik bilgilerle daha iyi bağdaştırabiliyor. Örneğin eğer bir mühendislik bilimi okuduysanız, yani işletme kökenli bir dalda okumadıysanız (İşletme, Ekonomi, Endüstri Mühendisliği gibi) ve daha sonra pazarlamada, finansta yükselmek istiyorsanız bizim tercihimiz mutlaka mühendislik üzerine master yapılmasıdır. Çünkü bir işletmeciyle mühendisin aynı olaya bakış açısı biraz farklıdır. O yüzden de o zaman bir master tercih ediyoruz. Örneğin biz bir kimya şirketiyiz. Siz bir kimya mühendisi olarak Pfizer’de pazarlamaya başvurursanız, biz size önce master yapmanızı, sonra burada çalışmanızı söyleyeceğiz.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;u&gt;İngilizce mülakat yapmayı tercih ediyor musunuz?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/u&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;Hande AKYOL:&lt;/b&gt; Biz mülakatları Türkçe yapıyoruz. İngilizce mülakat gerekli gördüğümüzde yaptığımız oluyor. Ama her zaman değil. Genellikle İngilizce testi ve kompozisyon ile İngilizce bilgisini aldığımızı düşünüyoruz. Ama bazı pozisyonlar yurtdışıyla içiçe, yurtdışıyla çok konuşuluyor ve seyahat gerektiriyor. Bu pozisyonlarda kişinin konuşabilmesini görmek açısından İngilizce mülakat yaptığımız da oluyor.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;u&gt;Boğaziçi Üniversitesi mezunlarının diğer okulların mezunlarından farkı var mı?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/u&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;Sinem TUNCAY:&lt;/b&gt;Bazı firma yöneticileri tarafından Boğaziçi Üniversitesi mezunlarının diğer kişilerden daha fazla kendine güvenli olduğu konusunda olumsuz duyumlar alıyoruz. Ben de bir Boğaziçili olarak bunun ne kadar doğru olduğunu düşünüyorum. Ama kendilerine güvenleri, şirkette kalış süreleri ya da sadakat anlamında biraz negatif bir imajları oluşmuş. Ancak bir yandan da Boğaziçi mezunlarının değerlendirme aşamasında çok büyük bir avantajları olduğu gerçek. Her ne kadar birçok özel üniversite eğitime başlasa da Boğaziçi Üniversitesi ismi firmalar için çok önemli. Ama firma yöneticileri belki de biraz daha ayakları yere basan, hedefleri olan, ne istediğini bilen yeni mezunları görmek istiyor diye düşünüyorum.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;u&gt;Transcript mi daha önemli, yoksa sosyal faaliyetler mi?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/u&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;Hande AKYOL:&lt;/b&gt; Bizim için not ortalaması önemli değil. Kişi kendini ne kadar geliştiriyor, ne kadar öğrenmeye açık, Pfizer ortamına ne kadar uyabilecek bir kişi, yeniliklere ne kadar açık, iletişime ne kadar açık, bunlar çok daha önemli.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;Selçuk EROĞLU:&lt;/b&gt; Kişinin daha önce yaptıklarına bakıyoruz biz. Eğer çalışmışsa, notları yüksekse bu da iyi bir şey ama yeterli değil. Tek yönlü çalışmış, kendisini sadece derslere vermiş, diğer yönlerini geliştirmemiş kişilerdense çok yönlü, her konuda faaliyette bulunmuş kişiler bizim için daha önemlidir. Not ortalamasına çok bakmıyoruz. Ama kişinin notları yüksek olabilir, diğer taraftan da sosyal faaliyetlere girmiş, kendini geliştirmiş olabilir. Bizim için kişilik analiz kriterleri var: liderlik, takım çalışması gibi.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;Sinem TUNCAY:&lt;/b&gt; Özellikle not ortalaması kriter alınmıyor. Ama şöyle bir örnek verebilirim; teknoloji firmaları, telekomünikasyon, bilgisayar sektöründeki kimi firmalar, mühendislik alanında ve teknik bir iş için not ortalamasını dikkate alıyorlar. Ama bu spesifik bir örnek. Sosyal bilimler ya da idari bilimler için bunun çok geçerli bir kriter olduğunu düşünmüyorum. Zaten Boğaziçi Üniversitesi” ni bitirebilmek için okulun koyduğu bir not ortalaması var. Ama örneğin elektronik mühendisliği için bazı büyük firmalar not ortalamasını dikkate alabiliyorlar.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;u&gt;İş görüşmelerinde adayın dış görünüşü ve hareketleri ne kadar önemli?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/u&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;Hande AKYOL:&lt;/b&gt; Bu biraz önemli. Oradaki duruşunuz, oturuşunuz, kalkışınız o şirkete uygunluğunuzu gösteriyor. Her şirketin bir kurum kültürü vardır. O kurum kültürüne uyuşunuz yarım saat – bir saatlik görüşmede, sizinle mülakatçının arasında geçenlere bağlı olarak anlaşılmaya çalışılıyor. O yüzden eğer şirketin istediği tarzda giyinmiyorsanız, kaybediyorsunuz doğal olarak. Profesyonel bir görünüm vardır, örneğin blue-jean ile mülakata gitmezsiniz. Ama bir tekstil şirketine ya da yaratıcı bir ortama giriyorsunuzdur ve o şirketin kültürü buna müsaittir. Ama bizim gibi bir uluslararası bir şirkete başvuruyorsanız blue-jean ile gelmemenizi tavsiye ederim.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;u&gt;Mülakatlarda yapılan başlıca hatalar nelerdir?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/u&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;Hande AKYOL:&lt;/b&gt; Hata olarak söyleyebileceğim bir şey yok aslında. O kişinin o işi ne kadar istediği, o şirkete ne kadar uyabileceği ve bunu ne kadar doğru yansıttığı önemli. İki taraf açısından da bir perfect-match olması önemli. Hem kişinin o işi istediğini, o işe uyabileceğini, o işi yapabileceğini kanıtlaması, hem de şirketin o kişiye olan inancının sağlamlaşması gerekli. O kişinin o işe ya da şirkete uymayacağı düşünülebilir, bu bir hata değildir. Ayrıca bu demek değildir ki, o kişi başka bir şirkette çok başarılı olmayacak.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;u&gt;CV’lerde nelere bakıyorsunuz, CV'nin kısa olması önemli mi, neler çarpıcı?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/u&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;Hande AKYOL: &lt;/b&gt;Kısa olan bir başvuruyu okumak daha kolaydır. Ama bu demek değildir ki 2 sayfalık bir CV'nin hiç şansı yok. Biz o kadar şekilci değiliz. CV'nin kısa olması bakılabilme kolaylığı açısından daha iyi. Güzel yazılmış bir CV önemli, elle yazılmış, nereye gittiği belli olmayan, tutarsız bir CV'ye göre daha formatı düzgün bir CV önemli. Kapak yazısı, özellikle çalışmak istediğiniz bölümü belirtmek açısından önemli. Biz ona göre sizi tanıyoruz, doğru bir şekilde size dönüyoruz. Eğer siz pazarlama departmanında çalışmak istiyorsanız, finanstaki bir boşluk için sizi boşuna rahatsız etmemiş oluyoruz. Ama şirket tercihi yapıyor, ben Pfizer'li olmak istiyorum diyor olabilirsiniz. Amacınızı belirtmek açısından kapak yazısı önemli.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;Selçuk EROĞLU:&lt;/b&gt; Genelde kişinin background’una bakıyoruz. CV çok uzun, detaylı, yazı şeklinde değil de, sondan başa doğru, örneğin son iş deneyiminden başlanarak başa doğru özetlenmiş bir biçimde gelirse bizim için yeterli olur. Çok uzun yazı şeklinde değil, daha rahat okunabilir biçimde olmasında fayda var. Okul durumu, hobiler gibi özel bilgiler CV'nin içinde olmalı. Yani çok uzun olmayan ama bize gerekli bilgileri veren bir özgeçmiş olmalı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;Sinem TUNCAY:&lt;/b&gt; CV'lerin önemli olan belli temel bilgileri vermesi önemli, dolayısıyla sayfa sayısı da önemli. Her ne kadar şimdi e-mail ile ve internet ortamında da başvurular alınıyorsa da, yine de bir sayfayı geçmemesi bizim açımızdan önemli. Şöyle önemli; özellikle yeni mezunlardan bahsettiğimiz ve çok fazla iş tecrübesi olmayacağı için, eğitimin biraz detaylandırılması (dersler, kurslar, öğrencilik sırasında yapılan çalışmalar vs.) ve birtakım kişilik özelliklerinin de kısaca belirtilmesi önemli. Ayrıca üniversite öğrencileri için sosyal faaliyetler, yani okul sırasında dersler dışında yapılan ek çalışmalar da (Kulüpler buna çok iyi bir örnektir) kişinin başarılarıyla ilgili dikkate aldığımız özellikler.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;u&gt;Boğaziçililer çok sık iş değiştiriyorlar mı, kendilerine fazla mı güvenliler?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/u&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;Hande AKYOL:&lt;/b&gt; Sadece Boğaziçililer değil de, potansiyeli yüksek, iyi yetişmiş kişiler hızlı yükselmek istiyorlar. Bu genç insanların doğasında olan bir şey. O yüzden bir Boğaziçi, ODTÜ, Koç Üniversitesi mezununda yükselme isteği olması çok normal. Eğer kişi çok iyi yetiştirilmişse, potansiyeli de yüksekse, çabuk öğreniyor, işe çabuk adapte olabiliyorsa, kısa sürede yükselmek isteyecektir. Önemli olan o yeteneği elinizde tutabilmektir. Yoksa “Boğaziçili gider.” genellemesine katılmıyorum. Ben de Boğaziçi mezunuyum, burada Boğaziçi Üniversitesi mezunu çok kişi var. Bu genellemeyi doğru bulmuyorum. Genç insanlar çok dinamikler. Çok hızlı öğrenip çok hızlı ilerliyorlar. O yüzden onları elde tutmak zor. Onları elde tutabilme için bir şeyler yapmak gereli. Gelişimine destek olmak, o şirkette geliştiğini, bir lider olarak yetiştiğini hissettirmek gerekli. Ona değer verildiğini, ve yavaş yavaş işin çeşitli aspektlerini görerek bir yere gelebileceğini o kişinin hissetmesi gerekiyor.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;u&gt;Stajyer seçim kriterleri nelerdir?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/u&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;Selçuk EROĞLU:&lt;/b&gt; Stajlar için de seçim kriterleri iş başvurularıyla aynı. Formla başvuruluyor, sonra sınav var ve ardından da mülakat geliyor. Bizim amacımız kişinin stajdan full-time işe geçmesi. Kişi staja başlayınca burada kendisine bir proje veriliyor. Yaptığı proje değerlendiriliyor ve proje sonunda kişinin performansı iyi bulunursa, kendisine part-time iş olanağı sunuluyor. Ya da bir sonraki sene hiç sınava girmeden işe başlayabiliyor. Böylece hem kişi bizi tanımış oluyor, hem de biz onu tanımış oluyoruz. Daha rahat bir süreç oluyor.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Mehmet Zeki Önal&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7352109466621764710-7478838395975066789?l=cglrshn.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cglrshn.blogspot.com/feeds/7478838395975066789/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://cglrshn.blogspot.com/2010/04/muhendislik-ve-kisisel-gelisim-uzerine.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7352109466621764710/posts/default/7478838395975066789'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7352109466621764710/posts/default/7478838395975066789'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cglrshn.blogspot.com/2010/04/muhendislik-ve-kisisel-gelisim-uzerine.html' title='Mühendislik ve Kişisel Gelişim Üzerine Yazılar V1'/><author><name>Caglar S.</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06308650556968024676</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://bp1.blogger.com/_FQUYxKy26J0/R-MUZwwl73I/AAAAAAAAAAM/TxXpD6GZ0_E/S220/n552483677_196145_1563.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7352109466621764710.post-66586012180808968</id><published>2010-03-28T14:57:00.000+03:00</published><updated>2010-03-28T14:57:18.172+03:00</updated><title type='text'>Okul Girişindeki Kontrol</title><content type='html'>&lt;i&gt;Forumda yazdığım ve hoşuma giden bazı postlarımı burada paylaşmayı seviyorum. Aşağıdaki de &lt;a href="http://www.babasayfa.com/"&gt;Babasayfa&lt;/a&gt;'da "Okul Girişindeki Kontrol" başlığına karaladığım bir şeyler. Paylaşmak istedim.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saçlar jöleli. Ergenliğin verdiği gazla, karşı cinse kendimi beğendirme  sevdasındayım. Jöle de zamanın en kolay şekil değişim aracı. Büyüklerin  "çok sürme kel kalırsın" tehditlerine rağmen, jölesiz saçla okula  gittiğimde kendimi çıplak gibi hissediyorum o zamanlar. Öyle eziğim...  Neyse, yine aynı zamanlara tekabül eden bir dönemde lisede bir müdür  yardımcısı var. Facebook olsa ve  "Jöle Karşıtları Olarak Toplanıyoruz.  Hedef: 1.000.000 Hoca" diye grup açılsa, ilk üyesi bu olurdu. O derece  nefret ediyor, saçımıza sürdüğümüz bu meretten.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her Pazartesi  günü, İstiklal Marşı'nı takiben tek sıra halinde okul kapısından içeri  girerken kravatımdan yakalıyor. Saçlara elini atıyor. Zaten dik dik  saçlara gelen her hangi bir etki olduğunda rahatsız olmaya eğilimliyim,  (jöleli saçı bozana iyi gözle bakılmaz zira) adam tutup, kafamı 5 defa  elleriyle çevreliyor. Ne saç kalıyor, ne şekil doğal olarak. Bu  hengamede "hocam dur etme" diye inlerken bırakmış olduğum sakal göze  çarpıyor. Oradan ikinci darbeyi yiyorum. Sonra monttan pantolonun  dışındaki gömlek sarkıyor. Hoca, bunu da görünce yukarıda "Finish Him"  diye bir yazı çıkıyor haliyle. Ama en başarılı öğrencilerden biri  olduğum için, genelde ucuz atlatıyorum. Ne zamana kadar mı? Bir dahaki  Pazartesi'ye kadar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;table&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;     &lt;td&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;     &lt;td&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;     &lt;td&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;   &lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;     &lt;td&gt;&amp;nbsp;&lt;/td&gt;     &lt;td&gt;    &lt;img src="http://www.babasayfa.com/forum/styles/lanparty/imageset/tr/icon_post_report.gif" /&gt;  &lt;em&gt;&lt;b&gt;Not&lt;/b&gt;&lt;/em&gt; &lt;hr /&gt;Şimdi? Şimdi jöle kullanmıyorum.    &lt;/td&gt;     &lt;td&gt;&amp;nbsp;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7352109466621764710-66586012180808968?l=cglrshn.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cglrshn.blogspot.com/feeds/66586012180808968/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://cglrshn.blogspot.com/2010/03/okul-girisindeki-kontrol.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7352109466621764710/posts/default/66586012180808968'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7352109466621764710/posts/default/66586012180808968'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cglrshn.blogspot.com/2010/03/okul-girisindeki-kontrol.html' title='Okul Girişindeki Kontrol'/><author><name>Caglar S.</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06308650556968024676</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://bp1.blogger.com/_FQUYxKy26J0/R-MUZwwl73I/AAAAAAAAAAM/TxXpD6GZ0_E/S220/n552483677_196145_1563.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7352109466621764710.post-3108558719793895774</id><published>2010-03-05T11:16:00.000+02:00</published><updated>2010-03-05T11:16:24.481+02:00</updated><title type='text'>Jimmy Kimmel - Sarah Silverman Atışması</title><content type='html'>İzlediğimde gülmekten karnıma ağrılar sokan bir atışmaydı bu. Uzun zaman oldu gerçi yayınlanalı ama geçenlerde tekrar izledim ve yine ilk izlediğim zamanki kadar eğlendim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_FQUYxKy26J0/S5DI5X7dpiI/AAAAAAAAAGo/FIWLiEkavw4/s1600-h/jimmy_kimmel.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://1.bp.blogspot.com/_FQUYxKy26J0/S5DI5X7dpiI/AAAAAAAAAGo/FIWLiEkavw4/s200/jimmy_kimmel.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Olay şöyle başlıyor: Bildiğiniz gibi Sarah Silverman ve Jimmy Kimmel, Amerikalı iki komedyen. Önceleri de bir beraberlikleri olmuş, 5 yıl süren bu beraberliğin ardından da ayrılmışlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kimmel'ın şovunda oldukça bilinen bir kısım, Kimmel'ın her şovun sonunda "Üzgünüm Matt seni de çağıracaktık ama süremiz doldu" diyerek programı kapatması. Günlerden bir gün Kimmel gerçekten Matt Damon'ı çağırıyor ortaya şöyle bir şey çıkıyor:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=-PZNfOZXPJk"&gt;http://www.youtube.com/watch?v=-PZNfOZXPJk&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_FQUYxKy26J0/S5DJDYWNjII/AAAAAAAAAGw/P1CsjsEY-9s/s1600-h/sarah-silverman-picture-2.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://1.bp.blogspot.com/_FQUYxKy26J0/S5DJDYWNjII/AAAAAAAAAGw/P1CsjsEY-9s/s200/sarah-silverman-picture-2.jpg" width="153" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Sonrasında, Kimmel'ın şovunun 5. yılını kutlamak isteyen Silverman, Kimmel'a şöyle bir video gönderiyor:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=WLG3S5WzHig"&gt;http://www.youtube.com/watch?v=WLG3S5WzHig&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_FQUYxKy26J0/S5DJOzZOXuI/AAAAAAAAAG4/Dy-M9mUMMXs/s1600-h/imfckingmattdamon.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="133" src="http://4.bp.blogspot.com/_FQUYxKy26J0/S5DJOzZOXuI/AAAAAAAAAG4/Dy-M9mUMMXs/s200/imfckingmattdamon.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Milleti kırıp geçiren bu videonun ardından boş durmayan Kimmel, kendisi cevap niteliğinde bir klip çekerek, "Matt, sen benim için çok değerli bir şeyi çaldın. Ben de aynısını sana yapacağım" gibi bir cümle kurduktan sonra Matt Damon'ın en yakın arkadaşlarından biri olarak bilinen Ben Affleck'le hazırlamış olduğu klibi yayınlıyor. O klip ise şöyle bir şey:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=K63NtQDpSak"&gt;http://www.youtube.com/watch?v=K63NtQDpSak&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_FQUYxKy26J0/S5DJf6MJ0sI/AAAAAAAAAHA/HyCtUbvyOC0/s1600-h/kimmel-affleck.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="150" src="http://3.bp.blogspot.com/_FQUYxKy26J0/S5DJf6MJ0sI/AAAAAAAAAHA/HyCtUbvyOC0/s200/kimmel-affleck.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Kimmel klibinin farklı yönü ise Hollywood'da boş gezeni toplamış olması. Zira hatırı sayılır sayıda ünlü, işi gücü bırakıp Kimmel'ın klibinde oynamış. Bunların listesi ise şöyle:&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Ben Affleck - Brad Pitt - Harrison Ford - Cameron Diaz&lt;br /&gt;Joan Jett -  Macy Gray - Robin Williams&lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Don Cheadle - Pete Wentz - Perry Farrell - Benji -  Joel Madden&lt;br /&gt;Lance Bass - Huey Lewis - Josh Groban - Mclovin -  Meatloaf&lt;br /&gt;Dominic Monaghan - Christina Applegate - Rebecca Romijn&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diyecek fazla bir şey kalmıyor bu vakitten sonra. Oldukça eğlenceli bir atışma. Keşke bizim televizyonlarda da benzeri olabilse...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7352109466621764710-3108558719793895774?l=cglrshn.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cglrshn.blogspot.com/feeds/3108558719793895774/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://cglrshn.blogspot.com/2010/03/jimmy-kimmel-sarah-silverman-atsmas.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7352109466621764710/posts/default/3108558719793895774'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7352109466621764710/posts/default/3108558719793895774'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cglrshn.blogspot.com/2010/03/jimmy-kimmel-sarah-silverman-atsmas.html' title='Jimmy Kimmel - Sarah Silverman Atışması'/><author><name>Caglar S.</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06308650556968024676</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://bp1.blogger.com/_FQUYxKy26J0/R-MUZwwl73I/AAAAAAAAAAM/TxXpD6GZ0_E/S220/n552483677_196145_1563.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_FQUYxKy26J0/S5DI5X7dpiI/AAAAAAAAAGo/FIWLiEkavw4/s72-c/jimmy_kimmel.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7352109466621764710.post-4290905536871221143</id><published>2010-02-22T00:26:00.000+02:00</published><updated>2010-02-22T00:26:16.974+02:00</updated><title type='text'>Spartacus: Blood And Sand</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_FQUYxKy26J0/S4Gy8LPB9xI/AAAAAAAAAGc/OvfifpCruKc/s1600-h/89548a16image01074.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/_FQUYxKy26J0/S4Gy8LPB9xI/AAAAAAAAAGc/OvfifpCruKc/s320/89548a16image01074.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;Yanlış hatırlamıyorsam, Amerika’da kablolu TV kanalları için 1984 yılından çıkan bir kanuna göre, bazı teknik şartları sağladığı sürece her türlü fikir ve konudaki programın, bu platform üzerinde yayınlanmasına izin verilmişti. Günümüzde bu yayın özgürlüğünü oldukça tatminkar bir şekilde sunan platformlar arasında sayabileceğimiz HBO; yıllar yılı Sopranos, Rome, Carnivale gibi yüksek bütçeli ve normal kanallar için uygunsuz içerik sayılabilecek onlarca figürü içeren dizileri seyirciyle buluşturabilmişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi aynı özgürlük ilkesiyle hareket eden başka bir kanal olan Starz; Şubat 2010’dan itibaren aralarında Sam Raimi’nin de bulunduğu bir grubun desteğiyle, tarihin belki de cinsel ve şiddet dozajı en yüksek dizisini çekiyorlar. İşte bugün bu yazıyı yazmama sebep olan dizinin adı “&lt;b&gt;Spartacus: Blood And Sand&lt;/b&gt;”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dizinin konusu genel olarak daha önce çoğu kez duyduğumuz Spartacus figürü çevresinde dönüyor gibi gözükse de, aslında senaristlerin asıl oyun alanını o dönemki Roma’nın toplumsal yapısı, ilişkileri, arenası ve gladyatörler oluşturuyor. Zaten ikinci kısma bakarsanız “Blood and Sand” ifadesi, aslında dizinin hatlarını az çok belli ediyor: Arena kumlarına kanlarını akıtan, bunu yaparken de hayatta kalarak şan ve şerefe  nail olabilen kölelerin dünyası.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dizinin seveni kadar sevmeyeni de var tabi. Bazı çevreler şiddet dozajı, bazıları ise cinsel dozajdan şikayetçi olsa da bence gayet yerinde seyreden bir dizi &lt;i&gt;Spartacus: Blood And Sand&lt;/i&gt;. Zira, dizi sırf şiddet ya da cinsel öğe göstermek amacıyla ek sahne koymuyor, hali hazırda olan sahnelerde çoğu yönetmenin yapacağı şekilde kameranın konumunu değiştirmek yerine, kamerayı cesurca olması gerektiği yerde tutuyor. Böyle bir anlatımla ise dönemin ruhunu seyirciye daha güzel aşılayabiliyor. Çünkü bu dizi, sizin seyirci olarak televizyon ekranından Roma dönemini izlemenizi değil, içinde yaşamanızı istiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazı sahnelerde CGI teknolojisinin bariz bir şekilde göze çarptığı bir gerçek. Fakat bunun da dizinin epik yapısı içinde güzel bir şekilde yedirildiğini ve hatta bazı yerlerde bilinçli olarak yapıldığını düşünüyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7352109466621764710-4290905536871221143?l=cglrshn.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cglrshn.blogspot.com/feeds/4290905536871221143/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://cglrshn.blogspot.com/2010/02/spartacus-blood-and-sand.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7352109466621764710/posts/default/4290905536871221143'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7352109466621764710/posts/default/4290905536871221143'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cglrshn.blogspot.com/2010/02/spartacus-blood-and-sand.html' title='Spartacus: Blood And Sand'/><author><name>Caglar S.</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06308650556968024676</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://bp1.blogger.com/_FQUYxKy26J0/R-MUZwwl73I/AAAAAAAAAAM/TxXpD6GZ0_E/S220/n552483677_196145_1563.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_FQUYxKy26J0/S4Gy8LPB9xI/AAAAAAAAAGc/OvfifpCruKc/s72-c/89548a16image01074.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7352109466621764710.post-8547424840030776299</id><published>2010-01-02T21:32:00.002+02:00</published><updated>2010-01-02T21:35:05.109+02:00</updated><title type='text'>Coen Kardeşler'den Film Yapımı Üzerine 6 Ders (1/3)</title><content type='html'>&lt;meta content="text/html; charset=utf-8" http-equiv="Content-Type"&gt;&lt;/meta&gt;&lt;meta content="Word.Document" name="ProgId"&gt;&lt;/meta&gt;&lt;meta content="Microsoft Word 12" name="Generator"&gt;&lt;/meta&gt;&lt;meta content="Microsoft Word 12" name="Originator"&gt;&lt;/meta&gt;&lt;link href="file:///C:%5CUsers%5CCaglar%5CAppData%5CLocal%5CTemp%5Cmsohtmlclip1%5C01%5Cclip_filelist.xml" rel="File-List"&gt;&lt;/link&gt;&lt;link href="file:///C:%5CUsers%5CCaglar%5CAppData%5CLocal%5CTemp%5Cmsohtmlclip1%5C01%5Cclip_themedata.thmx" rel="themeData"&gt;&lt;/link&gt;&lt;link href="file:///C:%5CUsers%5CCaglar%5CAppData%5CLocal%5CTemp%5Cmsohtmlclip1%5C01%5Cclip_colorschememapping.xml" rel="colorSchemeMapping"&gt;&lt;/link&gt;&lt;style&gt;&lt;!-- /* Font Definitions */ @font-face	{font-family:"Cambria Math";	panose-1:2 4 5 3 5 4 6 3 2 4;	mso-font-charset:1;	mso-generic-font-family:roman;	mso-font-format:other;	mso-font-pitch:variable;	mso-font-signature:0 0 0 0 0 0;}@font-face	{font-family:Calibri;	panose-1:2 15 5 2 2 2 4 3 2 4;	mso-font-charset:162;	mso-generic-font-family:swiss;	mso-font-pitch:variable;	mso-font-signature:-520092929 1073786111 9 0 415 0;} /* Style Definitions */ p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal	{mso-style-unhide:no;	mso-style-qformat:yes;	mso-style-parent:"";	margin-top:0cm;	margin-right:0cm;	margin-bottom:10.0pt;	margin-left:0cm;	line-height:115%;	mso-pagination:widow-orphan;	font-size:11.0pt;	font-family:"Calibri","sans-serif";	mso-ascii-font-family:Calibri;	mso-ascii-theme-font:minor-latin;	mso-fareast-font-family:Calibri;	mso-fareast-theme-font:minor-latin;	mso-hansi-font-family:Calibri;	mso-hansi-theme-font:minor-latin;	mso-bidi-font-family:"Times New Roman";	mso-bidi-theme-font:minor-bidi;	mso-fareast-language:EN-US;}.MsoChpDefault	{mso-style-type:export-only;	mso-default-props:yes;	mso-ascii-font-family:Calibri;	mso-ascii-theme-font:minor-latin;	mso-fareast-font-family:Calibri;	mso-fareast-theme-font:minor-latin;	mso-hansi-font-family:Calibri;	mso-hansi-theme-font:minor-latin;	mso-bidi-font-family:"Times New Roman";	mso-bidi-theme-font:minor-bidi;	mso-fareast-language:EN-US;}.MsoPapDefault	{mso-style-type:export-only;	margin-bottom:10.0pt;	line-height:115%;}@page Section1	{size:595.3pt 841.9pt;	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt;	mso-header-margin:35.4pt;	mso-footer-margin:35.4pt;	mso-paper-source:0;}div.Section1	{page:Section1;}--&gt;&lt;/style&gt;  &lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Coen Kardeşler ve Blood Simple Yapımı&lt;br /&gt;(Stephen Lowenstein’ın röportajından)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ethan ve Joel Coen; 1984 yılında yaptıkları ilk başarılı çalışmalarından beri, beraber oldukça büyüleyici ve unutulmaz filmlere imza attılar. Geçen sene, No Country for Old Men(İhtiyarlara Yer Yok) filmi ile OSCAR alan Coen’ler, bunun öncesinde ise FARGO ve kült favori The Big Lebowski ile ünlenmişlerdi. Tabi, çektikleri her film özel olduğunu belirtmen gerekir.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Hollywood stüdyolarının DIŞINDA başarı elde etmek, Coen Kardeşler’i oldukça hayranlık uyandıran sinemacılar haline getirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Coenler, sık sık oldukça düşük bir bütçeyle kendi filmlerinin yazarlığını, yapımcılığını, yönetmenliğini yapar ve hatta kurgularlar. Bu şekilde kendilerini Hollywood’un esiri olmaktan korurlar. Bu, bir sinemacının hayalidir.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Aşağıda, My First Movie kitabında yer alan ve oldukça faydalı bilgiler barındıran, BLOOD SIMPLE filmiyle nasıl başladıklarına ilişkin yapılan bir röportajdan parçalar bulunmaktadır. (My First Movie, Stephen Lowenstein, Penguin Press)&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Film eğitimi.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Kardeşlerden yaşça büyük olanı Joel(JC) NYU Film okulunu okudu. Ethan (EC) ise filozofi alanında branş yapmaktaydı.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;EC: “Çektiği FILM, eski çağlardan kalma bir din gibi görünen Scorsese gibi diğer insanlar da vardı ve bu durum, kesinlikle, ikimizden biri için geçerli değildi.”&amp;nbsp; &lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;JC film okuluna girmenin, kolay yol seçmenin sıradan bir adımı olduğunu düşünüyor.&lt;br /&gt;JC: “Günümüzde film okulları, benim gittiğim zamana nazaran oldukça farklı. Her şeyden önce bu programa katılan bir çok kişi, filmlerle gerçekten o kadar ilgili değil.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;DERS 1: KENDİ İSTEĞİNİ TAKİP ETMEKLE BAŞLA, FİLM KARİYERİNİ DEĞİL.&lt;br /&gt;Sık sık, anlaşılması güç ve karışık bir kurguya sahip olduğu söylenen Blood Simple’ın yazımı esnasında.&lt;br /&gt;JC: “En baştan başlayıp, sonuna kadar çalıştık. Bu, sahne sahne çalışmak demekti. Bazen kendini zorlamak; her hangi bir çıkış yolu bulamamak ve her şeyi paketlemek zorunda kalmak anlamına gelse de, bazen zorlayıp bir çıkış yolu bulmak anlamına da gelebiliyor.”&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;DERS 2: YAZARLAR DİKKAFALI OLMALI.&lt;br /&gt;FİLMİ FİNANSE ETME stratejileri üzerine:&lt;br /&gt;Filmleri için bir THRILLER hazırladılar. THRILLER kan ve aksiyon demek. Kısa ama oldukça etkili –ve ucuz- bir soundtrack’i olan bu thriller’ı, yaklaşık 1 yıl boyunca insanların evlerine taşıyıp sermayelerini büyüttüler.&lt;br /&gt;Hedefleri, film için 750,000 dolara ulaşmaktı. İlk olarak 550,000 dolara ulaşıncaya kadar çekmeyi sürdürdüler. New York, Minnesapolis ve Texas’ta para biriktirdiler. Sonuçta filme yaklaşık olarak, atmış beş yatırımcı çekmişlerdi ve, sanırım, %60-70 çoğunluğu Minneapolis’tendi.&lt;br /&gt;EC: “İlgisini çekebileceğiniz birini etkilemeye çalışırken önemli olan şey, şu oldukça iyi, legal prospektüsü kullanmanızdır. Bu, basit olarak, tüm riskleri gösteren ve yatırım konusunda onları uyaran bir dökümandır.&lt;br /&gt;JC: “Birini arayıp ‘Bir filme yatırım yapma şansını sunmam için bana 10 dakikanı ayırır mısın?” diye sorarsanız, onlar da size “Hayır, ihtiyacım yok” der ve telefonu kapatırlar.&lt;br /&gt;Fakat, arayıp “Oraya gelip, 10 dakikanızı alarak size filmden bir parça izletebilir miyim?” diye sorarsanız durum biraz değişecektir. Bu durumda ayağınızı kapıya koymuşsunuz demektir.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onlara para veren insanlar? Kesinlikle profosyonel insanlar değillerdi. Kendi hallerinde, girişimci insanlardı.&lt;br /&gt;JC: “Geçmişe baktığımızda öğrendiğimiz ilginç şey, böylesi yüksek riskli bir yatırımda hiç bir kuruş kazanmasınız bile bunun çok önemli olmaması. Çünkü bu işin içinde olanlar böyle riskli bir işin ne olduğunu anlıyorlar.”&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;Fakat problem şu ki, BLOOD SIMPLE eleştrilerin favorisi haline gelip, önemli medya kuruluşlarında hakkında yazılar yazılmaya başladıkça yatırımcılar daha fazla para kazanmayı umdular. Fakat aslında filmin öyle çok fazla para getirdiği yoktu ve bazı yatırımcılar oyuna getirildiklerini ya da Hollywood’un COEN’leri oyuna getirdiğini düşündüler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Bir filmin nasıl bu kadar ilgi çekip de hala yüksek bir miktarda para getirmediğini anlamıyorlardı.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ethan, çılgın bir kumar oynadıklarını kabul ediyor. Aslında bu onlar için oldukça kolay bir şeydi çünkü o zamanlar çocukları ya da finansal sorumlulukları yoktu.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;“Reklamlardan ve videolardan çok fazla para kazanan insanlar, bizim de 1-1.5 yıl kadar incelediğimiz bir süreç, tüm kaybettikleri bütçeyi ilave ediyorlardı. Biz bunu yapmadık.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DERS 3: FİLM YAPMAK PARA KAZANMAKTAN ÇOK, PARA BİRİKTİRMEKLE İLGİLİDİR.&lt;br /&gt;FİLM YAPIMI üzerine.&lt;br /&gt;Coen’ler tüm filmi , ilk defa film çekecek bir ekip çektiler ve ekipte -aktris Frances McDormand da dahil olmak üzere- herkes gergindi. Bir kaç tanesi dışında hiç biri uzun metraj bir filmde çalışmamıştı. Bu durum çekimi 8 haftalık bir sürenin dışına uzatabilirdi fakat deneyimsiz ama yetenekli ekip daha ucuzdu. Daha sonraları MAN IN BLACK’i çekerek ünlü bir yönetmen haline gelecek olan&amp;nbsp; Barry Sonnonfield’la çalıştılar.&lt;br /&gt;JC: “Yaptığımız ilk şey bir LINE PRODUCER(Türkçe karşılığını bulamadım) işe almaktı. Böylece film, görüntülerin en genel haliyle düzenlenmiş oldu.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Coen’ler oldukça fazla yapım öncesi çalışmaya inanıyorlardı. Senaryoyu yazdıktan sonra, en düşük bütçeyle, tüm çekimlerin detaylarını içeren bir STORYBOARD hazırlattılar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;i&gt;&lt;a href="http://www.modernghana.com/movie/5694/3/6-filmmaking-lessons-from-coen-brothers.html"&gt;Bu sayfadan&lt;/a&gt; çevirdim. Cümle kurarken yapmış olduğum hatalar olabilir. Orjinal metine verdiğim linkten bakabilirsiniz. Bu sadece ilk kısmı. İkinci ve üçüncü kısmı da zaman bulduğumda çevireceğim.&amp;nbsp; (Çağlar Ş.)&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7352109466621764710-8547424840030776299?l=cglrshn.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cglrshn.blogspot.com/feeds/8547424840030776299/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://cglrshn.blogspot.com/2010/01/coen-kardeslerden-film-yapm-uzerine-6.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7352109466621764710/posts/default/8547424840030776299'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7352109466621764710/posts/default/8547424840030776299'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cglrshn.blogspot.com/2010/01/coen-kardeslerden-film-yapm-uzerine-6.html' title='Coen Kardeşler&apos;den Film Yapımı Üzerine 6 Ders (1/3)'/><author><name>Caglar S.</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06308650556968024676</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://bp1.blogger.com/_FQUYxKy26J0/R-MUZwwl73I/AAAAAAAAAAM/TxXpD6GZ0_E/S220/n552483677_196145_1563.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7352109466621764710.post-4133780498573961518</id><published>2009-12-22T20:05:00.000+02:00</published><updated>2009-12-22T20:05:01.601+02:00</updated><title type='text'>Bir Alkol Özentisine Kısa Notlar</title><content type='html'>20 tane bira içtin. Bir kasa birayı tek başına kanalizasyona gönderdin. Ama hayatında öğrenemedin biranın sınırı olmadığını. Öğrenemedin, 16 yaşında çıtır ergenlerin bile rahatça en az 5-6 bira içebildiğini.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İki büyük rakıyı tek başına bitirdin. Zamanını sorduk, "2-3 saat" diye cevap verdin. "Meze?" dedik, "yok" dedin. "Tek başına mı?" dedik, "tek başıma" dedin. "E yarrak kafası!" dedik haliyle. Şaşırdın bunu duyunca tabi. Beklemiyordun. "Helal lan" bekliyordun. Ya da “yuh oğlum” gibi bir kızgınlık kisvesi altına saklanmış, göğsünü kabartacak kelime öbeği bekliyordun dudaklarımızdan. Ama bilmiyordun ki, rakı yavaş içilir. Bilmiyordun ki, muhabbetle içilir. Mezeyle içilir. Bilmiyordun ki rakı içmeyi bilenler senin gibi adamı bırak sofralarına oturtmak, yanlarından geçirmezler. Aldandın. Ortamdaki 2-3 kıza iyi görünmek, güçlü imaj oluşturmak , belki biraz da -bizim ülkede gayet sevimsiz duran- bir serseri maskesi takmak istedin. Kızlar yedi mi bilmiyorum. Ama biz yemedik. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra votkaya göz diktin. Ortamdaki yüksek volumle dalgalanan vodka-vişne bardağıyla karıya kıza yaklaşıp seks için umutlandın uzun uzun. Veren oldu ya da olmadı, bizi ilgilendirmez. Ama sonra çıkıp votkanın en iyi içki olduğunu iddia ettin. Sırf sen meyve suyu içip sarhoş olmak istiyorsun diye tüm kaliteli içkileri bir kenara attın. Önceki hallerini bildiğimiz için laf etmedik. Baktık ve güldük sana. O sırada sen, yanımızdaki kızların istediğini söylediğimiz ama aslında kendimiz için istediğimiz içkileri getirmek için bara doğru yönelmiş, gidiyordun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yılbaşı oldu. Biz eğlenmeyi amaçladık, sen içmeyi. O yüzden biz muhabbetin en güzel yerinde daha 2. Kadehimizdeyken sen 5. Bardağı yuvarlamakla meşguldün. Neyi, nasıl içeceğini bilmediğin için, alkol ihtiva eden her şeye saldırdın, karıştırdın, gereksiz bir show uğruna hem midenin hem de karaciğerinin anasını siktin. Üstelik bunları sadece kendine zarar vererek değil, bizim içki stoklarımızı da sabote ederek gerçekleştirdin. Yaptığını sevmedik. Saçmalamanı, konuşmanın bozulmasını, kusmanı kendi grubumuza yakıştıramadık. Belki hatırlamazsın ben hatırlatayım sana: Kafan klozetin içinde kusup, öğürürken; bir yandan “normalde bana bir şey olmaz da bugün midem kötü ondan” diye saçma sapan bir cümleyi tamamlamaya çalışıyordun. Ben o dakika gittim içeri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra viskiye sardın. Tadı iyi olduğu ya da beğendiğin için değil. İçebiliyor olduğunu kanıtlamak için. Televizyon ve ana akım medya yayınlarında gördüğün ve asiliği simgediğini sandığın Jack Daniels şişesini kafana her dikişinde, yüzünün buruşması zar zor engellediğini fark ettik ama çaktırmadık. Sonra viskiyi kola gibi tuhaf şeylerle karıştırıp öyle içmeye başladın. Club’da votka içmeyi sevmenden farklı bir şey değildi yaptığın. İçkiler farklı olsa da ana amaç aynıydı. Sonraları viskiye alışma evrende, viski kadehini ağzına kadar doldurduğun gün ayrılmıştık yanından hatırlarsan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üstelik bunların hepsini yaparken yaşın 15-16 değildi. Ergen ve bilgisiz değildin. İşte bu yüzden seni aramıyor, sormuyoruz artık.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7352109466621764710-4133780498573961518?l=cglrshn.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cglrshn.blogspot.com/feeds/4133780498573961518/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://cglrshn.blogspot.com/2009/12/bir-alkol-ozentisine-ksa-notlar.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7352109466621764710/posts/default/4133780498573961518'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7352109466621764710/posts/default/4133780498573961518'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cglrshn.blogspot.com/2009/12/bir-alkol-ozentisine-ksa-notlar.html' title='Bir Alkol Özentisine Kısa Notlar'/><author><name>Caglar S.</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06308650556968024676</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://bp1.blogger.com/_FQUYxKy26J0/R-MUZwwl73I/AAAAAAAAAAM/TxXpD6GZ0_E/S220/n552483677_196145_1563.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7352109466621764710.post-2869387222751807035</id><published>2009-11-07T07:27:00.000+02:00</published><updated>2009-11-07T07:41:15.718+02:00</updated><title type='text'>Youtube Ofisi</title><content type='html'>Her ne kadar makina mühendisliği yapacak olsam da yazılım devlerinin çalışma ortamları hep ilgimi çekmiştir. Biraz önce Chip Dergisi'nin web sayfasında gördüğüm bir galeriyi burada da paylaşmak istedim. Buyrun Yotube California ofisinden fotoğraflar:&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Kaynak: &lt;a href="http://www.chip.com.tr/galeri/YouTube-iste-burada-calisiyor_1025.html"&gt;http://www.chip.com.tr/galeri/YouTube-iste-burada-calisiyor_1025.html&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_FQUYxKy26J0/SvUIHr5Oq5I/AAAAAAAAAE8/fQznSUjCymI/s1600-h/20090603222712.jpg"&gt;&lt;img style="cursor: pointer; width: 320px; height: 240px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_FQUYxKy26J0/SvUIHr5Oq5I/AAAAAAAAAE8/fQznSUjCymI/s320/20090603222712.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5401232256235645842" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_FQUYxKy26J0/SvUIHVntHfI/AAAAAAAAAE0/Qnn4ZQAwn3Q/s1600-h/20090603222654.jpg"&gt;&lt;img style="cursor: pointer; width: 320px; height: 240px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_FQUYxKy26J0/SvUIHVntHfI/AAAAAAAAAE0/Qnn4ZQAwn3Q/s320/20090603222654.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5401232250256563698" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_FQUYxKy26J0/SvUH_8urs4I/AAAAAAAAAEs/i9WgcrqejE4/s1600-h/20090603222638.jpg"&gt;&lt;img style="cursor: pointer; width: 320px; height: 240px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_FQUYxKy26J0/SvUH_8urs4I/AAAAAAAAAEs/i9WgcrqejE4/s320/20090603222638.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5401232123315860354" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_FQUYxKy26J0/SvUH_eT08XI/AAAAAAAAAEk/2Ml3HEtDJFQ/s1600-h/20090603222624.jpg"&gt;&lt;img style="cursor: pointer; width: 320px; height: 240px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_FQUYxKy26J0/SvUH_eT08XI/AAAAAAAAAEk/2Ml3HEtDJFQ/s320/20090603222624.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5401232115150156146" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_FQUYxKy26J0/SvUH_QC4jOI/AAAAAAAAAEc/uJmfjqSL-7I/s1600-h/20090603222609.jpg"&gt;&lt;img style="cursor: pointer; width: 320px; height: 240px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_FQUYxKy26J0/SvUH_QC4jOI/AAAAAAAAAEc/uJmfjqSL-7I/s320/20090603222609.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5401232111320992994" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_FQUYxKy26J0/SvUH_A_zn3I/AAAAAAAAAEU/gL8EtNJEpCw/s1600-h/20090603222550.jpg"&gt;&lt;img style="cursor: pointer; width: 320px; height: 240px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_FQUYxKy26J0/SvUH_A_zn3I/AAAAAAAAAEU/gL8EtNJEpCw/s320/20090603222550.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5401232107281555314" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_FQUYxKy26J0/SvUH-80j9uI/AAAAAAAAAEM/PnH1jJpRUvE/s1600-h/20090603222533.jpg"&gt;&lt;img style="cursor: pointer; width: 320px; height: 240px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_FQUYxKy26J0/SvUH-80j9uI/AAAAAAAAAEM/PnH1jJpRUvE/s320/20090603222533.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5401232106160649954" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_FQUYxKy26J0/SvUHo6XNiYI/AAAAAAAAAEE/2QriCQXBw9Y/s1600-h/20090603222358.jpg"&gt;&lt;img style="cursor: pointer; width: 320px; height: 240px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_FQUYxKy26J0/SvUHo6XNiYI/AAAAAAAAAEE/2QriCQXBw9Y/s320/20090603222358.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5401231727543552386" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_FQUYxKy26J0/SvUHoi6hFKI/AAAAAAAAAD8/DwAEEtAz7d0/s1600-h/20090603222415.jpg"&gt;&lt;img style="cursor: pointer; width: 320px; height: 240px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_FQUYxKy26J0/SvUHoi6hFKI/AAAAAAAAAD8/DwAEEtAz7d0/s320/20090603222415.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5401231721249182882" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_FQUYxKy26J0/SvUHolGvjgI/AAAAAAAAAD0/G9Qv8okraEE/s1600-h/20090603222432.jpg"&gt;&lt;img style="cursor: pointer; width: 320px; height: 240px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_FQUYxKy26J0/SvUHolGvjgI/AAAAAAAAAD0/G9Qv8okraEE/s320/20090603222432.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5401231721837334018" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_FQUYxKy26J0/SvUHoQgXztI/AAAAAAAAADs/sOdXHru_Cfs/s1600-h/20090603222445.jpg"&gt;&lt;img style="cursor: pointer; width: 320px; height: 240px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_FQUYxKy26J0/SvUHoQgXztI/AAAAAAAAADs/sOdXHru_Cfs/s320/20090603222445.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5401231716307685074" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_FQUYxKy26J0/SvUHobZ9dlI/AAAAAAAAADk/r-P86Y1x4Sk/s1600-h/20090603222517.jpg"&gt;&lt;img style="cursor: pointer; width: 320px; height: 240px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_FQUYxKy26J0/SvUHobZ9dlI/AAAAAAAAADk/r-P86Y1x4Sk/s320/20090603222517.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5401231719233582674" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7352109466621764710-2869387222751807035?l=cglrshn.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cglrshn.blogspot.com/feeds/2869387222751807035/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://cglrshn.blogspot.com/2009/11/youtube-ofisi.html#comment-form' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7352109466621764710/posts/default/2869387222751807035'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7352109466621764710/posts/default/2869387222751807035'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cglrshn.blogspot.com/2009/11/youtube-ofisi.html' title='Youtube Ofisi'/><author><name>Caglar S.</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06308650556968024676</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://bp1.blogger.com/_FQUYxKy26J0/R-MUZwwl73I/AAAAAAAAAAM/TxXpD6GZ0_E/S220/n552483677_196145_1563.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_FQUYxKy26J0/SvUIHr5Oq5I/AAAAAAAAAE8/fQznSUjCymI/s72-c/20090603222712.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7352109466621764710.post-6192825739190385241</id><published>2009-11-02T18:58:00.000+02:00</published><updated>2009-11-02T19:22:20.967+02:00</updated><title type='text'>Yazdım Gitti V1.0</title><content type='html'>Penis ve beyin. Kan ya alta pompalanır ya da üste. O yüzden ikisini aynı anda asla kullanamazsın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Makat ile haşır neşir olan şemsiyenin hareket fonksiyonu bir kez daha deney ve gözlem ile sabitlenmiş ve doğrulanmıştır.&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;br /&gt;(Mekanizma sınavı  öncesi ve sonrası)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Midede karışmış durumda bulunan kolombiya, sumatra ve nescafe. İşte ben buna &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;gerçek&lt;/span&gt; &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;bir sınav haftası&lt;/span&gt; derim.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;br /&gt;"Aksiyon lazım bünyelere. Anlıyorsun değil mi B.B.?"&lt;/span&gt; dedim. &lt;span style="font-style: italic;"&gt;"Thrill is gone hacı"&lt;/span&gt; diye cevap verdi üstad. Vardır bir bildiği...&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;Peki ya insanın &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;'Vista'&lt;/span&gt; tadında sevgilisinin olması?&lt;br /&gt;Çok makyajlı ömür törpüsü. Sistem kaynağı canavarı... Ayrıca en ufak sorunu bile devasa boyutlara ulaştırabilme yeteneğine sahip...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha da kötüsü &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Mac&lt;/span&gt; gibi sevgilin olması:&lt;br /&gt;Güzel, zeki, seksi, başarılı ve zengin kadın...&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;Ms. Access&lt;/span&gt; Sevgili:&lt;br /&gt;Zekidir ve pratiktir. İlişkinin başlarında gayet güzel, dinamik bir ikili oluşturduğunuzu düşündürür fakat ilerleyen zamanlarda anlamsız hatalar vermeye başlar. Negatif feedbackler ve uzun süren kopmalar yaşarsınız. Çünkü sevgiliniz ilişkiden yorulmuştur. Ne beklediğini ya da neden yorulduğunu kendi de bilmez. Belirli bir noktadan sonra (bir zamanlar bu sınır 2 Gb idi) kopma noktası yaşarsınız.&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oracle&lt;/span&gt; Sevgili:&lt;br /&gt;Access sevgiliye göre daha temkinli ve yavaştır. İlişkide ağır ilerlemeyi tercih eder. En başta yaptığınız hatayı ilişkinin 5. yılında rahatça hatırlayabilen ve ilişki süresi arttıkça daha sağlam bir sevgi doğacağına inanılan sevgilidir. Ayrıca anaçtır.&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Internet Explorer&lt;/span&gt; Sevgili:&lt;br /&gt;Siz olmasanız da, çevresinde her zaman kendisini sevecek ve el üzerinde tutacak insanların farkında olan sevgilidir. &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Çoğu ilki onunla yaşarsınız ama asla yeteri kadar iyi değildir ve ayrılık kaçınılmazdır.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Google&lt;/span&gt; Sevgili:&lt;br /&gt;Hızına uyum sağlayamazsınız ama zaman geçtikçe yeteneklerinin boyutuna hayran kalırsınız. (Oysa en başta ne kadar sade ve sıradan görünmekteydi.) &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tribal&lt;/span&gt; Sevgili:&lt;br /&gt;Gösterir... Gösterir... Gösterir... &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Vermez.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Debugger&lt;/span&gt; Sevgili:&lt;br /&gt;Kendileri için en iyiyi istedikleri gibi sizin de bu standardın üzerinde olmanızı beklerler. Davranışlarınız ya da karakterinizde ona göre yanlış gelen kısımlar hızlı bir tepki ile yüzünüze çarpılır&lt;/blockquote&gt;&lt;br /&gt;Nihayetinde insanın kendisini -tam anlamıyla- dinleyebildiği tek yerdir &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;tuvalet&lt;/span&gt;.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Termodinamik&lt;/span&gt; ne acayip lan. Bildiğin havadan sudan konuşuyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Senden sonra kalanlar mı? Büyük bir boşluk ve itiraf ederken canımı yakan cümlelerim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendi üzerime aforizma:&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;(Evet tuhaf oldu biraz)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;Hakkımda bu da dendi: "Nescafe gibi adamsın. Pozunda bile davet var."&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;font-size:85%;" &gt;(Sağolasın Kaan)&lt;/span&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7352109466621764710-6192825739190385241?l=cglrshn.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cglrshn.blogspot.com/feeds/6192825739190385241/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://cglrshn.blogspot.com/2009/11/yazdm-gitti-v10.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7352109466621764710/posts/default/6192825739190385241'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7352109466621764710/posts/default/6192825739190385241'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cglrshn.blogspot.com/2009/11/yazdm-gitti-v10.html' title='Yazdım Gitti V1.0'/><author><name>Caglar S.</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06308650556968024676</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://bp1.blogger.com/_FQUYxKy26J0/R-MUZwwl73I/AAAAAAAAAAM/TxXpD6GZ0_E/S220/n552483677_196145_1563.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7352109466621764710.post-1139155313909474386</id><published>2009-11-01T02:17:00.000+02:00</published><updated>2009-11-01T02:24:00.165+02:00</updated><title type='text'>Göt Olma Analizleri Track 1</title><content type='html'>Yakın zamanda evlenecek olan bir kız arkadaşımla konuşurken konu döndü dolaştı evlilik, eşler ve seks tagleriyle örülü bir duruma geldi. Genelde bunu söylediğim evli çiftleri kızdıran ve karşıdaki arkadaştan da benzer bir tepki beklediğim Oscar Wilde'ın ünlü sözünü paylaştım:&lt;br /&gt;&lt;blockquote style="font-style: italic;"&gt;"Evlilik, her gün süt içmek için evde inek beslemeye benzer."&lt;/blockquote&gt;&lt;br /&gt;Fakat sonra arkadaşın öküzün ineğe karşı görevini simgeleyen "E biz de evde öküz besliyoruz işte" cümlesini kurmasıyla gülüp, kalmışım.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7352109466621764710-1139155313909474386?l=cglrshn.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cglrshn.blogspot.com/feeds/1139155313909474386/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://cglrshn.blogspot.com/2009/10/got-olma-analizleri-track-1.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7352109466621764710/posts/default/1139155313909474386'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7352109466621764710/posts/default/1139155313909474386'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cglrshn.blogspot.com/2009/10/got-olma-analizleri-track-1.html' title='Göt Olma Analizleri Track 1'/><author><name>Caglar S.</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06308650556968024676</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://bp1.blogger.com/_FQUYxKy26J0/R-MUZwwl73I/AAAAAAAAAAM/TxXpD6GZ0_E/S220/n552483677_196145_1563.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7352109466621764710.post-4838239317410713362</id><published>2009-10-31T19:13:00.000+02:00</published><updated>2009-11-02T19:36:08.120+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='twitter'/><title type='text'>Twitter Kullanmak ve Kullan(a)mamak Üzerine</title><content type='html'>&lt;title&gt;&lt;/title&gt;&lt;meta name="GENERATOR" content="OpenOffice.org 2.3  (Win32)"&gt;&lt;style type="text/css"&gt; 	&lt;!-- 		@page { size: 21cm 29.7cm; margin: 2cm } 		P { margin-bottom: 0.21cm } 	--&gt;&lt;/style&gt; &lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;İlk başlarda son derece karşı olduğu Twitter'ı son birkaç aydır oldukça aktif ve sık olarak kullanıyorum. Doğal olarak, ilk baştaki düşüncelerim ile şu an ki düşüncelerim arasında bariz fark var. Şimdilerde ise bazı arkadaşlarım benim ilk başta düşmüş olduğum hataya düşüp Twitter'ı neden bu kadar sevdiğimi soruyorlar. Bu konu üzerine &lt;a href="http://www.serhanakyuz.com/"&gt;Serhan&lt;/a&gt; bir link bombardımanı yapmış. Oradan derlediklerimi buraya koyuyorum:&lt;/p&gt;&lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;/p&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;- twitter sayesinde bildigin para kazaniyorum ben. nasil? cok basarili ve kendini kanitlamis bazi yatirimcilar twitter sayfalarinda borsada alip sattiklari her hisseyi aninda yaziyorlar. biraz akilli olup kimi ne zaman takip etmeniz gerektigini ogrenirseniz ciddi ciddi kar ediyorsunuz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;- dunyanin herhangi bir yerinde herhangi bir sey oldugu zaman en hizli haberi twitter'dan aliyorsunuz genelde. ucak mi dustu, plane crash diye aratin, muhtemelen ucagin arka bahcesine dustugu bahtsiz adam twitter'da birinci elden detaylari veriyordur.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;- normalde hicbir etkilesiminizin olamayacagi insanlarla iletisim kurma sansi veriyor. ilgi alaniniz &lt;/span&gt;&lt;a style="font-style: italic;" class="gb" href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=shaquille+o%27neal"&gt;shaquille o'neal&lt;/a&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt; ise onunla konusabilirsiniz mesela. maca cikmadan once soyunma odasindan gonderdigi fotograf her ne kadar cok muhim olmasa da eglenceli ve degisik bir sey oldugunu kimse inkar edemez.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;- sahsen ben meslegimde onde gelen insanlari takip ediyorum ve her gun yeni bir sey ogreniyorum. gerektiginde onlarla fikir alisverisinde bulunabiliyorum. rakip firmanin ceo'su agzindan ne zaman beta'ya gireceklerini kacirabiliyor ve bu bizim icin onemli.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;- elbette bunlarin haricinde sevdiginiz insanlarin ne dusundugu ne yaptigini izlemek eglenceli bir sey, ama benim olayim cogu zaman o degil. sabah aksam muspet ilime katkida bulunmayan &lt;/span&gt;&lt;a style="font-style: italic;" class="gb" href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=tweet"&gt;tweet&lt;/a&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;lerde bulunanlari saygiyla takip listemden cikariyorum. siz de oyle yapin.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;bunlarin neredeyse hepsi &lt;/span&gt;&lt;a style="font-style: italic;" class="gb" href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=twitter"&gt;twitter&lt;/a&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;'a ozgu faydalar. bildigim baska hicbir platform bunlara olanak saglamiyor. oyleyse, twitter'i sevelim.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;(Ekşisözlük, &lt;a href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=dementia"&gt;dementia&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?id=16600658"&gt;http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?id=16600658&lt;/a&gt;)&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;br /&gt;------------------------------------&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;tamamen kimi takip ettiğinizle alakalı olarak bu siteden maksimum zevki ve verimi alabilir ya da genel olarak ilk tanışan herkesin doğal tepkisi olan "napacağım milletin ne yaptığını" tepkisini verip uzaklaşabilirsiniz... tamamen ilgi alanınıza göre bir takip listesi oluşturmanızla ilgili bu durum... şahsen ben de ilk üye olduğumda hiç anlamayıp ne ki bu deyip çıkmıştım... ne zaman ki uğraştığım dallardaki ya da ilgi alanlarımdaki pek çok ünlü ya da profesyonel insanın, sitenin, şirketin twitterları olduğunu öğrendim ve onları takip etmeye başladım, o zaman çılgınca bağımlısı oldum... en basitinden geçen hafta yapılmış olan &lt;/span&gt;&lt;a style="font-style: italic;" class="gb" href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=comic+con"&gt;comic con&lt;/a&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt; sırasında oradaymışım gibi her an her şeyden saniyesinde haberim oluyordu... üstelik bu tarz şeyler sadece yazıyla da değil, fotoğraflarla, videolarla da destekleniyor... hele bir de twitter aplikasyonları kullanırsanız gerçekten saniyesinde alıyorsunuz her şeyi... böyle bağlanınca da siz de bir şeyler yazmaya paylaşmaya başlıyorsunuz haliyle... &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;şu site üzerinden daha iyi fikir edinmek de olası: &lt;/span&gt;&lt;a style="font-style: italic;" rel="nofollow" class="url" target="_blank" href="http://mashable.com/category/twitter-lists/"&gt;http://mashable.com/category/twitter-lists/&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;kısacası arkadaşlarınızı takip etmek, onlarla bir şeyler paylaşmak için facebook yeterli ve belki de daha iyi olabilir, ancak twitterda sözkonusu olan genel bir paylaşım ve takip... bunun da nasıl kullanıldığı kişiden kişiye değişiyor...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;(Ekşisözlük, &lt;a href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=madcan"&gt;madcan&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?id=16600802"&gt;http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?id=16600802&lt;/a&gt;)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;---------------------------------------&lt;br /&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;/p&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;şirketlerin teknik destek, &lt;/span&gt;&lt;a style="font-style: italic;" class="gb" href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=pr"&gt;pr&lt;/a&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt; ve pazarlama bölümleri de twitter üzerinde faaliyet göstermekteler.&lt;/span&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;geçenlerde, &lt;/span&gt;&lt;a style="font-style: italic;" class="gb" href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=avaya"&gt;avaya&lt;/a&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt; hakkında bir status update yaptım. iki saat sonra, "avaya teknik destek sizi izliyor" deyu bir mesaj geldi e-posta adresime. şaşırdım.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;hemen, yeni bir status update (türkçesini bulamadım) döşedim. dedim ki, "avaya'nın aşmış abileri; altı ay önce tapi ile ilgili bir ticket açmıştım. geri dönen olmadı". hemen, twitter üzerinden özel mesajla bana ulaştılar. durumu anlattım. &lt;/span&gt;&lt;a style="font-style: italic;" class="gb" href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=t4"&gt;t4&lt;/a&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt; seviyesinde iki kontak verdiler. sorumu onlara da ilettim. bir hafta içinde çözüp döndüler.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;aynı twitter, &lt;/span&gt;&lt;a style="font-style: italic;" class="gb" href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=genesys+labs"&gt;genesys labs&lt;/a&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt; üzerinden de bana benzer bir hizmeti sağladı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;hani, "yerde ararken gökte bulduk", derler ya, biz de "tech support web sayfalarında derdimize derman arar iken, twitter yaramıza merhem oldu".&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;ha, birilerinin bizi takip etmesi, status update'lerimizi değerlendirmesi ve kullanması kıllandırmıyor mu? kıllandırıyor. ama, böyle işe yarayan durumlarda da sevindirik-ül-periferik oluyoruz (ne demekse).&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;hamiş; ayrıca, kendini bir bok zanneden "bazı" insancıkların "twitlerini" özenle koruduğu mecraymış. canım, sen twitlerini korusan ne olur, korumasan ne olur. sevsinler seni...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;(Ekşisözlük, &lt;a href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=the+last+mimzy"&gt;the last mimzy&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?id=16623540"&gt;http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?id=16623540&lt;/a&gt;)&lt;/span&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;Bonus:&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;/p&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;a href="http://twitter.com/melihgokcek"&gt;http://twitter.com/melihgokcek&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;a href="http://twitter.com/hz_muhammed"&gt;http://twitter.com/hz_muhammed&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;a href="http://twitter.com/god"&gt;http://twitter.com/god&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;Ha bir de unutmadan;&lt;/p&gt;&lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;O kadar şey yazdıktan sonra kendi twitterımı da vereyim, tam olsun:&lt;br /&gt;&lt;a style="font-weight: bold;" href="http://twitter.com/cglrshn"&gt;Cglrshn&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7352109466621764710-4838239317410713362?l=cglrshn.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cglrshn.blogspot.com/feeds/4838239317410713362/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://cglrshn.blogspot.com/2009/10/twitter-kullanmak-ve-kullanamamak.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7352109466621764710/posts/default/4838239317410713362'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7352109466621764710/posts/default/4838239317410713362'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cglrshn.blogspot.com/2009/10/twitter-kullanmak-ve-kullanamamak.html' title='Twitter Kullanmak ve Kullan(a)mamak Üzerine'/><author><name>Caglar S.</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06308650556968024676</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://bp1.blogger.com/_FQUYxKy26J0/R-MUZwwl73I/AAAAAAAAAAM/TxXpD6GZ0_E/S220/n552483677_196145_1563.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7352109466621764710.post-4752278502249591132</id><published>2009-10-31T01:56:00.000+02:00</published><updated>2009-10-31T22:27:24.763+02:00</updated><title type='text'>Makina Mühendisliği Bölümü Üzerine Aforizmalar V.1</title><content type='html'>Makinacı olmak; P=0.96 Mpa, s=0.7082 kJ/Kg-K Freon'un sıcaklığını SMS ile sorabilmektir.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;(Yakın dostum Serhan tarafından termodinamik-2 vizesi öncesi cep telefonuma gelen mesaj üzerine. 27.11.2008)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünya üzerinde koridorun bir ucundan diğer ucuna &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;"yarrağım"&lt;/span&gt; diye bağırabileceğiniz başka bir yer bulun, ben de size "aferin" diyeyim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Makina mühendisliği sevdası uğruna dış dünyadan kendini soyutlarak insanlar yerine ağaçlarla konuşmayı, dertleşmeyi seçen hocaların derslerini dinlemek ve anlamaya çalışmaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Halı saha için adam bulamamak&lt;/span&gt; sorunsalının 4 yıl süresince nihai çözümüdür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Kadın nedir?" sorusu üzerine "Senin, benim gibi amı olan canlı" şeklinde cevap veren insanların bulunduğu, toplandığı, mutlu olduğu yerdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sadece öğrencilerin değil, hocaların da küfredebildiği özgür platformdur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4 yıl sonra yollarda beraber yürüdüğünüz insanların yuvadan uçmasını izlemek ve arkalarından su dökmektir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7352109466621764710-4752278502249591132?l=cglrshn.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cglrshn.blogspot.com/feeds/4752278502249591132/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://cglrshn.blogspot.com/2009/10/makina-muhendisligi-bolumu-uzerine.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7352109466621764710/posts/default/4752278502249591132'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7352109466621764710/posts/default/4752278502249591132'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cglrshn.blogspot.com/2009/10/makina-muhendisligi-bolumu-uzerine.html' title='Makina Mühendisliği Bölümü Üzerine Aforizmalar V.1'/><author><name>Caglar S.</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06308650556968024676</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://bp1.blogger.com/_FQUYxKy26J0/R-MUZwwl73I/AAAAAAAAAAM/TxXpD6GZ0_E/S220/n552483677_196145_1563.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7352109466621764710.post-6313698814812389118</id><published>2009-10-31T01:25:00.000+02:00</published><updated>2009-10-31T01:31:34.455+02:00</updated><title type='text'>Filmlerde Mantık ve Tutarlılık</title><content type='html'>Bugün senaryo yazımı üzerine okuduğum bir derlemede, iyi bir senaryo oluşturmanın en temel kurallarından birinin senaryonun inandırıcı olması gerekliliği olduğu yazıyordu. Aslında gayet basit ve anlaşılabilir bir cümle.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Ama aslında değil!&lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;Bu yüzden insanlara neden Jumper, Wanted ya da Die Hard 4 gibi filmleri sevmediğimi anlatamıyorum. “İnandırıcı değil” dediğimde karşımdakinin genelde ilk tepkisi -aslında biraz da haklı olarak- “E abi Matrix'de de adam uçuyor. Bir şey demiyorsun.” ya da benzeri şekilde iyi filmlerin doğaüstü özelliklerini vurgulayan bir cümle oluyor. İşte bu yazıyı yazmama sebep olan tepki budur!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Olm lan!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hasta ediyorsunuz bunu deyince var ya!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir filmin inandırıcı olması ile fantastik, antik-kuntik olması arasında fark vardır. Senaryo yazarken bir evren yaratırsınız. Bu evrene karakterlerinizi koyar ve belirli bir çevre ile sınırlandırırsınız. Sonra olayların gelişimi bu kapalı çevre içindeki karakterlerin karşılıklı ya da müttefik olarak çatışması eşliğinde devam eder. Sonuç olarak her ne kadar geniş bir ufkunuz olsa da sınırınız “insan” ve “mantık”tır. Yarattığınız evrende kurguladığınız fiziki yasaları sağlayacak her hareket meşru olacak, bunun dışına taşan her şey tepki uyandıracaktır. Bunu şu şekilde özetleyebilirim: Wanted filmini örnek vermek istiyorum. Eğer bu filmi sadece görsel efekt -ki bazı efektler gerçekten yetersizdi- ya da Angelina Jolie'nin poposunu görmek için izlemediyseniz dikkatinizi çekmiştir. Eğer bir senaryoda büyücü, psişik ya da benzeri şekilde fizik kurallarına etkide bulunabilen bir karakter yaratırsanız ben de bu karakterin doğaüstü şeyler yapmasını seyirci olarak doğal karşılarım. Hatta bu tür hareketleri beklerim. Fakat tutup da kendi fiziki kurallarımızda bir insanın silah mermisine bumerang muamelesi yaptırabildiğine inanmamı isterseniz ters teper. Tam tersine seyirci olarak kendime gelir ve film izlediğimin farkına varırım. Aynı örneği John McClane'nin fizik yasalarını hiçe sayarak arabayla helikopter, tırla uçak düşürmesi gibi sahneleri olan Die Hard 4 ve Jumper için de verebilirim. Diğer taraftan Star Wars, Matrix gibi senaryosu oturmuş filmlerde karakterler önceki facialara (Die Hard 4, Wanted vs.) nazaran daha inanılmaz güçlere sahip olsalar bile filmin kendi kurgusu içinde seyirciye işin mantığını verebildikleri için yadırgamamızı engellemektedirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Senaryonun kendi içinde fiziki açıdan dengeli olması gerekliliği dışında bir de insan faktörü var. karakterlere stres anlarında gereğinden büyük cümleler ya da hareketler verince de filme güven kayboluyor. Gerçek hayatta (ister uzayda ister dünyada yaşasın) hiçbir insan evladı üzerine gelen ve kendisini öldürmeye niyetli bir yaratığı ani bir hamleyle öldürürken “cehenneme git lanet olası” diye bir cümle kurmaz. Kuramaz! Bu tür popcorn şovları seveniniz illa ki vardır fakat şahsi kanaatim, film izlerken ekrana gelen ardarda karelerin birer kurgu olduğunun bilincine vararak değil filme kilitlenmiş, özdeşleşmiş bir ruh hali içerisinde olmanın daha uygun olduğudur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt; Bu yazı Uçan Adam Sabri'ye adanmıştır.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7352109466621764710-6313698814812389118?l=cglrshn.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cglrshn.blogspot.com/feeds/6313698814812389118/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://cglrshn.blogspot.com/2009/10/filmlerde-mantk-ve-tutarllk.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7352109466621764710/posts/default/6313698814812389118'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7352109466621764710/posts/default/6313698814812389118'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cglrshn.blogspot.com/2009/10/filmlerde-mantk-ve-tutarllk.html' title='Filmlerde Mantık ve Tutarlılık'/><author><name>Caglar S.</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06308650556968024676</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://bp1.blogger.com/_FQUYxKy26J0/R-MUZwwl73I/AAAAAAAAAAM/TxXpD6GZ0_E/S220/n552483677_196145_1563.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7352109466621764710.post-8420968907077157479</id><published>2009-10-28T15:41:00.000+02:00</published><updated>2009-10-28T15:48:42.298+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hbo'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='carnivale'/><title type='text'>Zalımsın HBO</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_FQUYxKy26J0/SuhK2bnjJ2I/AAAAAAAAACM/3vIOjIBo3dI/s1600-h/carnivale.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 301px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_FQUYxKy26J0/SuhK2bnjJ2I/AAAAAAAAACM/3vIOjIBo3dI/s320/carnivale.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5397646452390569826" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğlenceyi yarıda kesmek, hevesi kursakta bırakmak...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevgili dostum, dizi danışmanım ve ortağım Damir’in “abi şahane dizi bak” şeklindeki yorumundan sonra ilk defa duymuş olduğum Carnivale’ı(Carnivàle) bir bilen imdb’ye sordum. Gördüm ki bilenler, görenler basmışlar puanı, basmışlar puanı. 9.0/10 gibi bir puan imdb için candır, canandır zira. Neyse dizyle ilgili diğer bilgilere de baktığımda ise hemen başka bir açıklamaya ihtiyaç duymadan iki sezonu olduğu gibi torrente basmama sebep olacak şeyi gördüm: Yapımcı: HBO! HBO, daha önceleri The Sopranos, Six Feet Under, Rome ve şimdilerde True Blood gibi dizileri yayınlayarak rep butonuna basmak istediğim yegane kanaldır. Neyse efendim bu gibi düşünce ve duygular içerisinde indirdim Carnivale’ı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dizi sadece 2 sezon sürüyor. Sonrasında yapımına başlanacak olan Rome için para bulamayan HBO diziyi 2 sezona sıkıştırmak zorunda kalmış. Çünkü Carnivale da oldukça yüksek bir bütçeye sahip. Dizinin konusu ve ekstralar nette mevcut. Dileyen gitsin baksın. Fakat asıl değinmek istediğim son sezonda yapılan ibneliktir! Ekşisözlük’ten birinin dediği gibi: Madem bitirecektiniz, son bölümün son 10 dakikasını neden gösterdiniz. Yok 10 dakikayı gösterip milleti ağlattınız, neden devamını çekmediniz? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İzleyici öyle göt gibi bırakılır mı lan?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayıptır yaptığın HBO!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu da dizinin bitimi üzerine girdiğim depresyonun meyvesi, Carnivale Sagusu:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Brother Justin öldi mu?&lt;br /&gt;Isiz Canaan kaldı mu?&lt;br /&gt;Hawkins öçin aldı mu?&lt;br /&gt;Emdi ürek yartılur.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7352109466621764710-8420968907077157479?l=cglrshn.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cglrshn.blogspot.com/feeds/8420968907077157479/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://cglrshn.blogspot.com/2009/10/zalmsn-hbo.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7352109466621764710/posts/default/8420968907077157479'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7352109466621764710/posts/default/8420968907077157479'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cglrshn.blogspot.com/2009/10/zalmsn-hbo.html' title='Zalımsın HBO'/><author><name>Caglar S.</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06308650556968024676</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://bp1.blogger.com/_FQUYxKy26J0/R-MUZwwl73I/AAAAAAAAAAM/TxXpD6GZ0_E/S220/n552483677_196145_1563.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_FQUYxKy26J0/SuhK2bnjJ2I/AAAAAAAAACM/3vIOjIBo3dI/s72-c/carnivale.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7352109466621764710.post-7078388216971599230</id><published>2009-06-10T21:53:00.000+03:00</published><updated>2009-06-21T22:44:37.902+03:00</updated><title type='text'>Gece, Melek ve Abazalar</title><content type='html'>&lt;meta name="ProgId" content="Word.Document"&gt;&lt;meta name="Generator" content="Microsoft Word 12"&gt;&lt;meta name="Originator" content="Microsoft Word 12"&gt;&lt;link rel="File-List" href="file:///C:%5CDOCUME%7E1%5CCAGLAR%5CLOCALS%7E1%5CTemp%5Cmsohtmlclip1%5C01%5Cclip_filelist.xml"&gt;&lt;link rel="themeData" href="file:///C:%5CDOCUME%7E1%5CCAGLAR%5CLOCALS%7E1%5CTemp%5Cmsohtmlclip1%5C01%5Cclip_themedata.thmx"&gt;&lt;link rel="colorSchemeMapping" href="file:///C:%5CDOCUME%7E1%5CCAGLAR%5CLOCALS%7E1%5CTemp%5Cmsohtmlclip1%5C01%5Cclip_colorschememapping.xml"&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:trackmoves/&gt;   &lt;w:trackformatting/&gt;   &lt;w:hyphenationzone&gt;21&lt;/w:HyphenationZone&gt;   &lt;w:punctuationkerning/&gt;   &lt;w:validateagainstschemas/&gt;   &lt;w:saveifxmlinvalid&gt;false&lt;/w:SaveIfXMLInvalid&gt;   &lt;w:ignoremixedcontent&gt;false&lt;/w:IgnoreMixedContent&gt;   &lt;w:alwaysshowplaceholdertext&gt;false&lt;/w:AlwaysShowPlaceholderText&gt;   &lt;w:donotpromoteqf/&gt;   &lt;w:lidthemeother&gt;TR&lt;/w:LidThemeOther&gt;   &lt;w:lidthemeasian&gt;X-NONE&lt;/w:LidThemeAsian&gt;   &lt;w:lidthemecomplexscript&gt;X-NONE&lt;/w:LidThemeComplexScript&gt;   &lt;w:compatibility&gt;    &lt;w:breakwrappedtables/&gt;    &lt;w:snaptogridincell/&gt;    &lt;w:wraptextwithpunct/&gt;    &lt;w:useasianbreakrules/&gt;    &lt;w:dontgrowautofit/&gt;    &lt;w:splitpgbreakandparamark/&gt;    &lt;w:dontvertaligncellwithsp/&gt;    &lt;w:dontbreakconstrainedforcedtables/&gt;    &lt;w:dontvertalignintxbx/&gt;    &lt;w:word11kerningpairs/&gt;    &lt;w:cachedcolbalance/&gt;   &lt;/w:Compatibility&gt;   &lt;w:browserlevel&gt;MicrosoftInternetExplorer4&lt;/w:BrowserLevel&gt;   &lt;m:mathpr&gt;    &lt;m:mathfont val="Cambria Math"&gt;    &lt;m:brkbin val="before"&gt;    &lt;m:brkbinsub val="&amp;#45;-"&gt;    &lt;m:smallfrac val="off"&gt;    &lt;m:dispdef/&gt;    &lt;m:lmargin val="0"&gt;    &lt;m:rmargin val="0"&gt;    &lt;m:defjc val="centerGroup"&gt;    &lt;m:wrapindent val="1440"&gt;    &lt;m:intlim val="subSup"&gt;    &lt;m:narylim val="undOvr"&gt;   &lt;/m:mathPr&gt;&lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:latentstyles deflockedstate="false" defunhidewhenused="true" defsemihidden="true" defqformat="false" defpriority="99" latentstylecount="267"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="0" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Normal"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="heading 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 7"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 8"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 9"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 7"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 8"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 9"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="35" qformat="true" name="caption"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="10" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Title"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="1" name="Default Paragraph Font"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="11" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Subtitle"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="22" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Strong"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="20" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Emphasis"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="59" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Table Grid"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" unhidewhenused="false" name="Placeholder Text"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="1" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="No Spacing"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" unhidewhenused="false" name="Revision"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="34" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="List Paragraph"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="29" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Quote"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="30" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Intense Quote"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="19" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Subtle Emphasis"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="21" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Intense Emphasis"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="31" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Subtle Reference"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="32" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Intense Reference"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="33" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Book Title"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="37" name="Bibliography"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" qformat="true" name="TOC Heading"&gt;  &lt;/w:LatentStyles&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Font Definitions */  @font-face 	{font-family:"Cambria Math"; 	panose-1:2 4 5 3 5 4 6 3 2 4; 	mso-font-charset:1; 	mso-generic-font-family:roman; 	mso-font-format:other; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:0 0 0 0 0 0;} @font-face 	{font-family:Calibri; 	panose-1:2 15 5 2 2 2 4 3 2 4; 	mso-font-charset:162; 	mso-generic-font-family:swiss; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:-1610611985 1073750139 0 0 159 0;}  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-unhide:no; 	mso-style-qformat:yes; 	mso-style-parent:""; 	margin-top:0cm; 	margin-right:0cm; 	margin-bottom:10.0pt; 	margin-left:0cm; 	line-height:115%; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:11.0pt; 	font-family:"Calibri","sans-serif"; 	mso-ascii-font-family:Calibri; 	mso-ascii-theme-font:minor-latin; 	mso-fareast-font-family:Calibri; 	mso-fareast-theme-font:minor-latin; 	mso-hansi-font-family:Calibri; 	mso-hansi-theme-font:minor-latin; 	mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; 	mso-bidi-theme-font:minor-bidi; 	mso-fareast-language:EN-US;} .MsoChpDefault 	{mso-style-type:export-only; 	mso-default-props:yes; 	mso-ascii-font-family:Calibri; 	mso-ascii-theme-font:minor-latin; 	mso-fareast-font-family:Calibri; 	mso-fareast-theme-font:minor-latin; 	mso-hansi-font-family:Calibri; 	mso-hansi-theme-font:minor-latin; 	mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; 	mso-bidi-theme-font:minor-bidi; 	mso-fareast-language:EN-US;} .MsoPapDefault 	{mso-style-type:export-only; 	margin-bottom:10.0pt; 	line-height:115%;} @page Section1 	{size:595.3pt 841.9pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;!--[if gte mso 10]&gt; &lt;style&gt;  /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable 	{mso-style-name:"Table Normal"; 	mso-tstyle-rowband-size:0; 	mso-tstyle-colband-size:0; 	mso-style-noshow:yes; 	mso-style-priority:99; 	mso-style-qformat:yes; 	mso-style-parent:""; 	mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; 	mso-para-margin-top:0cm; 	mso-para-margin-right:0cm; 	mso-para-margin-bottom:10.0pt; 	mso-para-margin-left:0cm; 	line-height:115%; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:11.0pt; 	font-family:"Calibri","sans-serif"; 	mso-ascii-font-family:Calibri; 	mso-ascii-theme-font:minor-latin; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-theme-font:minor-fareast; 	mso-hansi-font-family:Calibri; 	mso-hansi-theme-font:minor-latin;} &lt;/style&gt; &lt;![endif]--&gt;    &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;i style=""&gt;Bu yazıyı oluşturmamda emeği geçen 26 DXX XX plakalı mavi Doğan görünümlü (olduğunu düşündüğüm) Şahin ve içindeki birbirinden değerli 4 homo erectusa teşekkürlerimi sunmak isterim.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/i&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;Böyle bir yazıyı yazmama sebep her bira almaya çıktığımda(haftanın Pazartesi, Perşembe, Cuma, Cumartesi, Pazar günleri &lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;saat 20:00-24:00 arası. Arayın içelim. Neyse.) karşılaştığım, gençlerimizin cinsellik ve karşı cinsin ilgisini çekme konusunda ne kadar beceriksiz olduğunu sergileyen bazı tutum/davranışlar oldu. &lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;Dikkat ediyorum ne zaman bir kız apartının/yurdunun önünden geçmeye çalışsam, trafiğin kız yurdu önündeki daracık yolda hız denemesi yapan, &lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;genel olarak ticari veya doğan/şahin jenerasyonu araçlardan oluşan bir motor sporları tutkunu güruh tarafından engellendiğine şahit oluyorum. Gençlerin motor sporlarına ilgi duymalarını kınayacak, kötüleyecek bir kişi değilim. Fakat bunu yaparken isterim ki hormonları ile değil içlerindeki spor aşkıyla tutsunlar direksiyonlarını. İsterim ki yanımdan geçen, kapısında falanca Ticaret yazılı bir ticari aracın ışık hızına ulaşma çabaları yüzünden ben –ve diğer yayalar- kaldırımın en ücra köşesine kaçışmak zorunda kalmayalım. Kovalanmış köpek gibi hissediyorum kendimi şerefsizim. Ayrıca bugüne kadar tanıdığım bayanlar arasında sırf motor sesi yüksek ya da arabasını 1. Viteste 7000 devire çıkarabiliyor diye bir erkeğe verenini duymadım. Bu oldukça genel bir şey de ben bilmiyorsam benim öküzlüğüm bu durum tabi. Araba sesinin afrodizyak etkisi olsaydı F1 denen meret izleyici ve sürücülerin uygunsuz davranışları yüzünden +18 etiketiyle geceleri yayınlanırdı zaten. &lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;Bir diğer dikkatimi çeken şey de yine bu yurdum insanlarının arabalar hakkındaki bilgi yetersizlikleri oldu. Şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki; bir araba sırf yüksek devirde seyrediyor ya da egzosunda egzosun çalışma sistemini sikip atan kasıtlı bir ufacık delik var diye motor gücü ya da motor hacmi yükseldiğine şahit olmadım. Bilmediğim bir şey varsa söyleyin mühendisler olarak inceleyelim, bir şey bulursak biz de yapalım aynısını.&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;Son olarak şunu söylemek istiyorum:&lt;br /&gt;Altınızdaki meretin tekerlek sayısı, motor hacmi ya da ne kadar ses çıkardığı önemli değil. Önemli olan iniş takımlarınızı ne kadar iyi kullanabildiğinizdir hormonlu canlarım benim.&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;Sevgilerimle.&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;Çağlar Abiniz.&lt;/p&gt;  &lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7352109466621764710-7078388216971599230?l=cglrshn.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cglrshn.blogspot.com/feeds/7078388216971599230/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://cglrshn.blogspot.com/2009/06/gece-melek-ve-abazalar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7352109466621764710/posts/default/7078388216971599230'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7352109466621764710/posts/default/7078388216971599230'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cglrshn.blogspot.com/2009/06/gece-melek-ve-abazalar.html' title='Gece, Melek ve Abazalar'/><author><name>Caglar S.</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06308650556968024676</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://bp1.blogger.com/_FQUYxKy26J0/R-MUZwwl73I/AAAAAAAAAAM/TxXpD6GZ0_E/S220/n552483677_196145_1563.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7352109466621764710.post-8752127654048491634</id><published>2008-06-25T11:54:00.000+03:00</published><updated>2008-06-25T11:56:37.095+03:00</updated><title type='text'>İlk İş Görüşmem</title><content type='html'>Geçtiğimiz günlerde hayatımın ilk iş görüşmesini yaşadım. Öğrenci hayatımdan çıkarıp, gerçek dünyaya adım atmamı sağlayacak önemli bir olay olduğunu düşündüğüm görüşmenin yıllarca hatırlayacağım bir "ilk" olmasını istedim. Fakat olmadı, olamadı. Onun yerine şöyle bir şey oldu:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“İyi günler” diyerek başladım söze. Özgüvenimin ‘top’ çektiğini hissederek bir rock star edasıyla devam ettim. “Ben Çağlar Şahin. İş görüşmesi için Ahmet Bey’in tavsiyesi üzerine aramıştım”. Hissettiğim özgüvene karşılık olarak bir ezilme, bir seste incelme, en azından benim egomu tatmin edecek bir argüman beklerken telefonun diğer ucundan anlamsız birkaç “khhkkh” sesi geldi. Sonra da iş görüşmesi için aramış olduğum Muarem Bey’in bezgin sesi geldi. “Ha! Anlamadım, kimi aramıştınız?”. Tek bir cümle bir insanın özgüvenini nasıl da bitirebiliyor. Beklemediğim bu cevap ile sesim incelmiş, telefonda konuşurken de –neden olduğunu anlamadan- eğilip bükülmeye başlamıştım. İlk başlarda bir ‘Çetin Tekindor’ olan ses tonumun, inleyen bir ‘Sarp Apak’ sesine dönüşmesi sadece 3 saniye almıştı. Ben telefonda Ahmet Bey’in yakını olduğum, onun referansıyla aradığım, kendi alanımda iyi, çalışkan ve uyumlu bir insan olduğum gibi önemli ayrıntıları, her bir ayrıntı için dört defa kekeleyerek anlatmaya çalışırken, sağ olsun, bu işkenceyi bitirecek sihirli cümleyi kurdu sayın müstakbel patronum Muammer Bey:&lt;br /&gt;            -İş mi istiyon?&lt;br /&gt;            Muammer Bey’in kaybolduğu andı bu da.&lt;br /&gt;            -E.. Evet abi, dedim. Muammer Bey’in de Muammer Abi’ye dönüşmesi sadece 15 saniye almıştı.&lt;br /&gt;            -Tamam bakarız, dedi.&lt;br /&gt;            Ben sonraki uzunca bir süreyi teşekkür konuşması ve zaman ayırdığı için ne kadar müteşekkir olduğumu anlatmaya çalışmakla harcarken, ilk teşekkürümden sonra telefonun kapanmış olduğunu ve benim diğer sayısız teşekkürümün boşlukta amaçsızca yayıldığını idrak ettim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7352109466621764710-8752127654048491634?l=cglrshn.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cglrshn.blogspot.com/feeds/8752127654048491634/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://cglrshn.blogspot.com/2008/06/ilk-i-grmem.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7352109466621764710/posts/default/8752127654048491634'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7352109466621764710/posts/default/8752127654048491634'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cglrshn.blogspot.com/2008/06/ilk-i-grmem.html' title='İlk İş Görüşmem'/><author><name>Caglar S.</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06308650556968024676</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://bp1.blogger.com/_FQUYxKy26J0/R-MUZwwl73I/AAAAAAAAAAM/TxXpD6GZ0_E/S220/n552483677_196145_1563.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7352109466621764710.post-1177428484927137447</id><published>2008-04-09T06:44:00.001+03:00</published><updated>2008-04-09T06:48:21.514+03:00</updated><title type='text'>Ben Mutluyum Böyle</title><content type='html'>Oldukça uzun bir süredir yaşamak istediğim bir süreci, nihayet şimdilerde rutin bir forma sokabildim. Tamam kabul ediyorum, özdisiplin ve çalışkanlık konularında emsal teşkil edebilecek biri değilim fakat yine de sabah kalkmak konusunda bir şekilde biraz fedakarlık edebilmeyi öğrendim sanırım:) Zira, şu aralar güneşin doğuşuna tanıklık edip, kendime ayırdığım bir 20 dk içinde kahvemi içerken dışarıyı izlemek son derece zevk veriyor. Umalım da devamını getirebileyim. Ne saçma bir yazı oldu değil mi:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Olsun, ne yapayım, mutluyum böyle :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7352109466621764710-1177428484927137447?l=cglrshn.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cglrshn.blogspot.com/feeds/1177428484927137447/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://cglrshn.blogspot.com/2008/04/ben-mutluyum-byle.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7352109466621764710/posts/default/1177428484927137447'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7352109466621764710/posts/default/1177428484927137447'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cglrshn.blogspot.com/2008/04/ben-mutluyum-byle.html' title='Ben Mutluyum Böyle'/><author><name>Caglar S.</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06308650556968024676</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://bp1.blogger.com/_FQUYxKy26J0/R-MUZwwl73I/AAAAAAAAAAM/TxXpD6GZ0_E/S220/n552483677_196145_1563.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7352109466621764710.post-8371766799512754386</id><published>2008-03-21T03:55:00.000+02:00</published><updated>2008-03-22T02:14:05.186+02:00</updated><title type='text'>Bizim Ev Yaşıyor</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:+0;"&gt;&lt;/span&gt;Nasıl oluyor diye sormayın inanın ki ben de bilmiyorum. Duyumsadığım şaşkınlık ve üzüntüyü size anlatmanın imkanı var mı bilmiyorum. Biraz önce yazdığım gibi, şaşkınım çünkü yaşadığım ev ‘canlı’, üzgünüm çünkü ev arkadaşım Mehmet geçen sene yazın sonlarına doğru evde farklı durumlar oluşmaya başladığını gözlemlediğini ve kendisini ziyarete gelenler olduğunu söylediğinde onu pek de ciddiye almamıştım. Nereden bilebilirdim zamanın beni haksız, onu haklı çıkaracağını… &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:+0;"&gt;&lt;/span&gt;Şu an ben bunları yazarken ev arkamda dikiliyor, ekrandan yazdıklarımı okuyor. “Ben sana dedim o kadar” diyor. Ekliyor sonra da: “Böyle evi bu kadar ucuza buldun diye nasıl da sevindin değil mi çakal”. Bu evin götü kalkık biraz. Ev insanın yuvası olur, insan kendini rahat hisseder evin içinde. Sığınacak bir liman, atlayacak bir kucaktır ev. Kalabalıktan ve hayatın yoğun temposundan kaçıştır. En azından bir ‘ev’den beklenen budur. Yoksa ne yapayım ben öyle evi. İsterse saray olsun, isterse uzay üssü. Huzur alamıyorsam ne anlamı kaldı orada yaşamanın? Bizim ev geldiğimde “abi birer bira alalım, laflarız biraz” diye karşılıyor beni. “Ulan” diyor, “Ne yapacaksın bomboş evi, çık dışarıya para harca biraz, gönüller şen, kafalar rahat olsun.” Gece oluyor, uyuyayım diyorum, ona da müsaade etmiyor. Başlıyor kalorifer boruları çınçın ötmeye. Tüm mimariyi, inşaatı kendine benzetti eşşoğleşşek. “Ne uyuyorsun be!” diye tepki veriyor. Bu ani çıkış karşısında tırsıyorum biraz ama çatırmıyorum tabi, bir eve ses çıkaramadı demesinler arkamdan. Ev devam ediyor konuşmasına: “Bak Doors’da parti başlamak üzere. Al yanına iki kişi akın, eğlenin” diyor. Bir olur, iki olur… E biz de insanız, üçüncüsünde dayanamıyorum artık. “Yeter ulan, gidiyorum. Bir daha mı geleceğim dünyaya!” diye haykırıyorum. “Helal abime” diye veriyor gazı gönderiyor.&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:+0;"&gt;&lt;/span&gt;Bugün fark ettim ki ev eşyaları da buna benzemiş iyice. Televizyon yavşak olmuş iyice. Salona çakmak almaya gitsem, görmesiyle “diskovriyi açayım mı abi” diye tutturması bir oluyor. Aptal kutusu diye diye cidden aptal ettik çocuğu. Kablolu bağlattık “diji”yim diye geziyor, tuhaf tuhaf espriler yapıyor etrafta. Ev içinde zor durumda kalıyoruz. Çamaşır makinesi ayrı bir cins. Tam bir hayta. Adam edemedik. Çalışmak yok, didinmek yok. Varsa yoksa tembellik, varsa yoksa keyif. Bir işi de tam yap çamaşır makinesi, yok. Ya tamamen bozul ya da doğru çalış çamaşır makinesi, yok. E o zaman “çek git banyodan boşuna yer kaplama çamaşır makinesi”. Başlıyor ağlamaya. Zıplıyor da zıplıyor. Tüketici yüreği işte, atamıyorum da. Ne yapacağım bilmem ki. &lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:+0;"&gt;&lt;/span&gt;Her şeyi geçtim de, buzdolabı bir bozuk bu aralar. Ne zaman mutfağa girsem kesiyor çalışmayı. Birkaç kere derdini sordum, farkında olmadan bir ayıp mı ettim diye dilini arıyorum biraz. “yok abi kendimle ilgili” dedi kestirip atıyor. “O zaman neden sadece bana triplisin oğlum” diyorum “yanlış anlamışsın abi sen” diye çeviriyor. Bizim diğer ev ahalisine bir yamuğu yok ki, canavar gibi soğutuyor, donduruyor, gerekirse kokteyl için çeşit çeşit buz hazırlıyor. Ben gelince “buzzmmmdıtt” diyor susuyor alet. Bu da bir tuhaf. Böyle değildi bunlar. &lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="TEXT-INDENT: 35.4pt"&gt;Ev yüzünden hep. Beyaz eşyaya yüz vermeyeceksin arkadaş, bunu bilir bunu söylerim. Aman dikkat. Siz siz olun, evle beyaz eşyayla televizyonla falan fazla muhatap olmayın. Tepenize çıkıverirler.&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="TEXT-INDENT: 35.4pt"&gt;Saygılarımla efendim...&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7352109466621764710-8371766799512754386?l=cglrshn.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cglrshn.blogspot.com/feeds/8371766799512754386/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://cglrshn.blogspot.com/2008/03/bizim-ev-yayor.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7352109466621764710/posts/default/8371766799512754386'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7352109466621764710/posts/default/8371766799512754386'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cglrshn.blogspot.com/2008/03/bizim-ev-yayor.html' title='Bizim Ev Yaşıyor'/><author><name>Caglar S.</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06308650556968024676</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://bp1.blogger.com/_FQUYxKy26J0/R-MUZwwl73I/AAAAAAAAAAM/TxXpD6GZ0_E/S220/n552483677_196145_1563.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7352109466621764710.post-9128576112149541530</id><published>2008-03-21T03:52:00.000+02:00</published><updated>2008-03-21T03:53:55.726+02:00</updated><title type='text'>Siftah</title><content type='html'>Bu da ayrı bir sorunsal. İlk başlık, ilk yazı. Sanki çok özelmiş, her gelen sadece bunu okuyacakmış gibi. Oysaki çoğu kişi varlığından bile habersiz olacak. Her neyse...&lt;br /&gt;Ben, kendim...&lt;br /&gt;Hoşgeldim :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7352109466621764710-9128576112149541530?l=cglrshn.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cglrshn.blogspot.com/feeds/9128576112149541530/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://cglrshn.blogspot.com/2008/03/siftah.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7352109466621764710/posts/default/9128576112149541530'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7352109466621764710/posts/default/9128576112149541530'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cglrshn.blogspot.com/2008/03/siftah.html' title='Siftah'/><author><name>Caglar S.</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06308650556968024676</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://bp1.blogger.com/_FQUYxKy26J0/R-MUZwwl73I/AAAAAAAAAAM/TxXpD6GZ0_E/S220/n552483677_196145_1563.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
